Onlar oynuyor biz seyrediyoruz
Abdullah Ergün
Salı günü Şampiyonlar Ligi’nde Manchester City ile Real Madrid maçı oynandı. Süper ligimize takılan ve takıp edenlerin maç izledikten sonra “Adamlar bu işi biliyorlar” açıklaması aslında ülkemiz futbol kalitesinin ne kadar gerilerde kaldığını gösteriyordu.
Avrupa’nın elit takımlarının bir araya geldiği grup maçlarında süper ligimizi ilk sırada tamamlayan şampiyonumuzda yer alıyor.
Grup aşamasında bırakın puan almayı gol atmada dahi zorlandığımız gerçeği artık Avrupa’da da tescillenmiş durumda.
Grup maçlarında bizde olduğu gibi transfer hovardalığı yaşamayan ülkelerin şampiyonları sürpriz sonuçlara imza a attığı zaman TV ekranlarında süper ligimizi yorumlayanlar konuya farklı bir açıdan bakıp tekrar süper! Ligimize dönüş yapıyorlar.
Manchester City- Real Madrid maçının gollü ve çekişmeli geçeceği bekleniyordu.
İki takım ortaya öyle bir futbol koydular ki herkes mutlu oldu.
Maçın hakemi maçın kalitesine etki yapan isim olurken, maç süresince sahaya sağlıkçının girmesine neden olacak ortam olmadığı gibi topun oyunda kalma süresi bizim liglerimizde yaşanmayan konu başlıkları arasında yer alıyor.
***
Futbolun seyir ve fanatizmim yönü bakımından Akdeniz insanları ilk sırada yer alıyor.
Bizimle birlikte Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz bizim gibi futbol ile yatıp futbol ile kalkan ülkeler olarak biliniyor.
İngilizler, yıllar önce bu konuda çok daha iyi konumdayken, saha dışında yaşanan bazı olaylardan sonra UEFA’nın verdiği cezalar sonrasında sil baştan yeniden yapılanmaya gitmişlerdi.
Son yıllarda Premier ligde ortaya çıkan futbol kalitesi kendilerine dünyanın en değerli ligi ve en çok takıp edilen ligi unvanları getirirken, futbolseverler premier ligin tatile girmesiyle üzüntü yaşıyorlar.
Fanatizmi yıllar önce rafa kaldıran Premier Lig, büyük bütçesi ve futbol kalitesiyle diğer ülkeleri kıskandırıyor
Manchester City ile Liverpool arasında yaşanan şampiyonluk heyecanı sadece iki kulüp taraftarlarını değil, dünyada milyonlarca futbolseveri de yakından ilgilendiriyor.
Bizde yaşana derbi heyecanı ve sahaya yansıyan futbol kalitesin ne halde olduğunu yazmak bile istemiyorum.
Yanı bazı konularda olduğu gibi bu konuları da abartmada üstümüze yok.
Futbol dünyada en çok takip edilen spor dalı.
Bu işin keyfini abartmadan çıkaranlar bizim gibi ülkelere göre daha şanslılar.
UEFA’ın kulüplerimize uyguladığı yaptırımları görmeyerek gönül verdikleri kulüplerin en iyi futbolcuları transfer etmelerini beklemek gibi fanatik ve futbolun gerçeğinden uzak taraftarlarla ülke futbolunun öne çıkacağını düşünmüyorum ve beklemiyorum.
Ülkenin futbol direktörü alınan sonuçlara göre yüz mimikleri değişkenlik gösterdiği gibi ülkemiz insanları da tuttukları takımların aldığı sonuçlara göre şekil alıyorlar.
Doğru dürüst statlarda maç izlemekte dahi sıkıntılar yaşanıyor
Bu ülkede 70’li yıllarda taraftarlar tribünlerde hep birlikte maç izlerlerdi.
Şimdilerde iki takım taraftarlarının bir arada olmamasına rağmen maç önceleri ve sonrasında yaşananlar Avrupa’da haber konusu oluyor.
Bu işin parasal anlamda getirisini alan futbolcular olurken sefayı ve cefayı fanatikler çekiyor.
Bu iş nasıl değişecek?
Bu konuda eğitimin etkili olmasını düşünenler maçlarda olay çıkartanların arasında hali vaktı yerinde olan eğitimli kişilerin olması kafaları karıştırıyor.
Peki, bu iş nasıl çözülecek?
TV ekranlarında saatlerce süren spor programlarının bu olaylara çanak tuttuğunu düşünenler arasına kendimi de koyuyorum.
Futbol Federasyonu ve Kulüplerin, Manchester City ve Real Madrid maçı, kendi aralarında alacakları her karar öncesi tekrar izlemeleri yeterli olacaktır.