Lige Ezbere Başlamak
Abdullah Ergün
Kulüplerin içinde bulunduğu ortamın ana temasını sadece para oluşturmuyor.
Futbol kulüplerinin geleceğe sağlıklı adımlarla ilerleyebilmesi için olması gereken oluşumların başında kurumsallaşma geliyor. Ancak ülkemizde bunu gerçek anlamda hayata geçirebilen kulüp sayısı ne yazık ki oldukça az.
Büyük kulüpler de dahil olmak üzere tablo çok farklı değil.
Holding sahibi yöneticilerin bile futbola girerken kurumsal bir yapı, sürdürülebilir bir yönetim anlayışı ve uzun vadeli futbol aklı oluşturmak yerine, çoğu zaman günü kurtarmaya odaklandığı bir ortamda yaşananların sonuçlarına şaşırmamak gerekiyor.
Bir yönetimin görev süresi tamamlanıyor.
Ardından olağan ya da olağanüstü kongre yapılıyor. Faaliyet raporu okunuyor, ardından klasik soru geliyor:
“Kabul edenler? Etmeyenler?”
Salonda kalkan eller, aslında kulübün geleceğine bırakılan mirasın da bir anlamda onaylandığını gösteriyor.
Daha açık söylemek gerekirse; geçmiş yönetimin ortaya koyduğu tablo ibra edildiğinde, kulübün içine bırakılmış sorunların ve mali yüklerin de yeni yönetimin kucağına bırakılması tescillenmiş oluyor.
Malatyaspor gerçeği
Şehrimizin en eski profesyonel takımı olan Malatyaspor ile başlayan ve yakın zamanda Yeni Malatyaspor'un da eklenmesiyle daha ağır bir hale gelen kırmızı çizginin bugün geldiği nokta ortada.
Buradaki en büyük yanlışlardan biri de hiç kuşkusuz yönetim bütçelerinin sorgulanmadan ibra edilmesi.
İbra, yalnızca bir yönetimin görev süresini tamamlaması anlamına gelmemeli.
Bir kulübün gelirleri nereden geldi?
Nereye harcandı?
Hangi borçlar oluştu?
Hangi kararlar kulübün geleceğini etkiledi?
Alınan sportif ve mali kararların kulübe faturası ne oldu?
Bunların tamamı masaya yatırılmadan kaldırılan eller, aslında yarının sorunlarını bugünden kabul etmek anlamına geliyor.
Ve sonra yeni yönetim göreve geldiğinde herkes aynı soruyu soruyor:
“Bu borçlar nasıl oluştu?”
Oysa cevap, çoğu zaman yıllar önce yapılan kongre salonlarında verilmiş oluyor.
Lige hazırlanmak yetiyor mu?
Buraya kadar anlatmak istediğim asıl konu ise bugün lige hazırlanan takımların içinde bulundukları ortamla ilgili.
Sezon öncesinde herkesin konuştuğu şey belli:
Transferler…
Yeni futbolcular…
Teknik direktör…
Kamp programı…
Hazırlık maçları…
Hedefler…
Ancak lig başladıktan sonra kulüplerin önüne çıkacak sorunlar sadece saha içerisinde olmayacak.
Ligin başlamasıyla birlikte her takım farklı bir evreye girecek.
Kazanılan maçlar yönetimlerin üzerindeki baskıyı azaltacak, kaybedilen maçlar ise yönetimlerin sorgulanmasına neden olacak. Transferlerin performansı tartışılacak, ekonomik şartlar yeniden gündeme gelecek ve tribünlerin beklentisi artacak.
İşte tam da bu noktada kurumsal yapı ve futbol aklı devreye girmek zorunda.
Çünkü bir kulübü sadece iyi futbolcu transfer ederek ayakta tutamazsınız.
Kulübün geleceğini planlamadan, mali yapısını sağlamlaştırmadan, altyapısını güçlendirmeden ve yönetimsel devamlılığı sağlayamadan lige başlamak, aslında lige değil, belirsizliğe başlamaktır.
Bugün birçok kulüp sezonu futbolcularıyla kazanmaya çalışıyor.
Oysa futbol sadece sahada kazanılmıyor.
Kulüpler önce masada, yönetimde ve kurumsal yapıda kazanmak zorunda.
Aksi halde sezon başında kurulan hayaller, birkaç ay sonra yeni bir kongrenin gündemine dönüşebilir.
Malatya'nın artık ezbere değil, planlı ve akıllı bir futbol anlayışıyla hareket etmesi gerekiyor.
Çünkü geçmişte yapılan hataların bedelini bugün ödüyorsak, aynı hataları yeniden yapmanın hiçbir açıklaması olamaz.
Lige başlamak kolay.
Asıl mesele, ligi nasıl bitireceğini bilerek lige başlayabilmek.