Vahdettin Yiğitcan

Gürkan'ın Yanlışını Erdoğan Düzeltti!

Vahdettin Yiğitcan

Değerli okurlar, Malatya'ya geldiğim yaklaşık altı yıldır duyduğum ancak asla aşinalık kesbetmediğim ve de her duyduğumda acı acı öfkelendiğim bir söz yumağı var "İnsanlık Medeniyetinin Başladığı Yer, Malatya" Kim yumurtlamış bu hükmü bilmiyorum. 

Bu hükmü verenin ne insanlıktan ne de medeniyetten nasipdar olmadığı aşikâr.

İnsanlık ailesi: yeryüzüne öbek öbek dağılmış ve kendi aralarında anlaşabilsinler diye ayrı ayrı dilleri olan farklı yaşama kültürleri olan, hayat algıları kendilerine özgü rengârenk insan topluluklarının ortak adıdır "İnsanlık Ailesi"

Medeniyet diye tanımladığımız kavram ise, toplu yaşama kurallarının belirlendiği maddi ve manevi anlamda sürekli gelişme gösteren doğaya, topluma ve insanların kendi kendilerine karşı saygı temelli davranış ilkelerinin içselleştirilmiş halin adıdır "Medeniyet"

İnsanın dışındaki canlı ve cansız tüm varlıklar için medeniyet kavramından söz edilemez. O halde ne demek "İnsanlık Medeniyeti". Medeniyet diye adlandırdığımız gelişmişlik düzeyi, insanlığın inkişafını gösteren durumun adıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Malatya'ya geldi. 

Başkan Erdoğan'ın doğal olarak Malatyalılara hitap ederken yerel değerleri öne çıkaran özelliklere değinmesi gerektiğinden Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından gönderildiği anlaşılan "Malatya'yı anlatan tanıtım metni"ni esas alan bir konuşma yaptı.

Yaklaşan Genel Seçimler nedeniyle düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada Başkan Erdoğan yıllardır Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın diline pelesenk ettiği "İnsanlık Medeniyetinin Başladığı Yer Malatya" ifadesindeki yanlış tanımlamasını kullanmayarak doğrusu olan " Malatya, insanlığın kadim medeniyetlerinin yuvası" olduğu ifadesini kullandı.

Gelelim Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi'ne gönderildiği anlaşılan tanıtım metni iddiamızın ispatına... 

Tüm Malatya halkı, kamu kurum yöneticileri ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri şahittir, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan yıllardır her konuşmasına şu kalıp cümlelerle başlamaz mı:

Erdoğan da tıpkı Gürkan gibi, konuşmasına şu tanıdık sözlerle başlıyor:

 "Anadolu'yu ebedi yurdumuz haline getiren büyük destanı yazdığımız şehirlerden biridir Malatya. Tarihe ismini 'Dar-ül Rifat' yani seçkin insanların, 'Zat-ül Himmet' yani himmetli zatların diyarı diye yazdırmış Malatya, bugün de bütün parıltısı ile yoluna devam ediyor. 'Güneşin altın yumurtası' denen, kayısının başkenti olan Malatya. Battal Gazi'nin, Hüseyin Gazi'nin, Hasan Gazi'nin destanlarıyla büyümüş, Mevlana'nın, Sadrettin Konevi'nin, Somuncu Baba'nın, Niyaz-ı Mısri'nin ilim irfanıyla beslenmiş Malatyalı kardeşlerim..." 

Dilerim sayın Gürkan bundan böyle, İnsanlık Medeniyetinin Başladığı Yer Malatya tanımlaması yerine " Malatya, insanlığın kadim medeniyetlerinin yuvası" ifadesini kullanır.

Erdoğan'a Yanlış Bilgi Verilmiş 

Sayın Cumhurbaşkanına Malatya'nın turizmiyle alakalı aktarılan bilgide büyük yanlışlık olduğu kanaatindeyim. 

Şöyle ki, Malatya Arslantepe Höyüğü Dünya Kültür Varlıkları Kalıcı Miras UNESCO Listesine girmiş insanlığın ortak değeri bir arkeolojik hazine.

İş bu hazinemizin insanlığın bilgisine ve ziyaretine sunulması anlamında Arslantepe'de ziyaretçileri bilgilendirme ve dinlendirme anlamında "Karşılama Merkezi ve Sosyal Tesisler" yapımı konusunda Valilik ve Büyükşehir başta olmak üzere ne Battalgazi ne de Yeşilyurt Belediyelerimiz kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yarın bu hazinemiz bölgede var olan ilkel koşullar nedeniyle UNESCO listesinden çıkarılırsa bunun vebali bugünkü il yönetimlerinin üzerinde olacaktır.

Sayın Erdoğan’ın şu sözleri Malatya'daki turizim gerçeğini yansıtmamaktadır. NOKTA.

"Malatya, tarımın yanında sanayisi ve ticaretiyle son dönemde gelişen turizmiyle de bölgesine ilham veren bir şehir haline geldi."

Erdoğan'ın düşüncesinin aksine Malatya bölgesine ilham veren il olmak bir yana bölgesinden mesela Şanlıurfa’dan, Gaziantep'ten ilham alan bir il olabilirse ne mutlu Malatya'ya... 

Mehmet Çınar'ın Tutmadığı Sözü

Söz üzerine sayısız söz söylenmiş ve yazılmış olduğunu hepimiz az çok bilir ve söyleriz. Bilhassa siyasi kişilerin verdikleri sözler kamuoyu indinde haklı olarak beklentilere yol açar. Verilen sözlerin yerine getirilmesi ya da getirilmemesi ise  toplumda güven duygusunu temelden etkiler.  

Gençlik yıllarımda İstanbul'da yaşıyoruz ve ben Ankara'da öğrencilik yapıyorum. Her hafta sonu Ankara İstanbul arasında Mavi Trenle iki şehir arasında mekik dokuyorum, yıl 1976. O dönemde sosyal ve düşünce içerikli bir dergi çıkarıyoruz, derginin tanıtımı için halka Ankara Hacıbayram Cami önünde Bayram Namazı çıkışında bildiri dağıtacağız. Ben bayram akşamı İstanbul'dan otobüsle yola çıkarak bayram sabahı Ankara'da Hacıbayram Camisi önünde arkadaşlarla buluşmaya gidiyorum. Otobüsümüzün mola yerlerinde zaman kaybetmemek için aynı Gazanfer Bilge firmasının daha erken kalkan bir diğer otobüsüne binerek yolculuğumu hızlandırıyorum. 

Sabah Ankara Hacıbayram Camii'ne gittiğimde ise cemaat dağılmaya başlamış ve ben 10 dakika geç kalmıştım. Bu 10 dakikalık gecikmem üzerine arkadaşım bana o gün öyle bir söz söyledi ki, o gün bugündür hiç aklımdan çıkmamak üzere bilinç altıma kurşun gibi yerleşti. Arkadaşımın bana söylediği, Mevlana'ya atfen "Öl de söz verme, öl de sözünde bulun" sözüydu. O günden beri bu sözün gereğini yerine getirmeyi şiar edinmişim dersem abartmış olmam. 

Günümüzde gerek halk arasında gerekse de siyasilerce sarf edilen sözlerin ciddiyet yoğunluğu öylesine seyreltildi ki halk bu seyrelmiş sözlere "duy da inanma" demeye başlamıştır. 

Bizim medeniyet tasavvur ve anlayışımızda sözün önemi "Söz Namustur" ilkesiyle ifadesini bulmuştur. 

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar yaptığı yol hizmetleri dolayısıyla “İlçe genelindeki tüm mahalle ve ara sokaklarda sıcak asfalt serimi, sathi kaplama çalışmalarını sürdürüyoruz. Yapılan planlama doğrultusunda asfaltsız yol bırakmamakta kararlıyız” diyordu oysa Dilek Mahallesinin Göl Pınar, Mahmutlu, Samanköy, Başpınar ve Küllü Mağara yolları ciddi anlamda ilgi bekliyorlar.

Özellikle Gölpınar ve Mahmutlu yolu delik deşik ve daracık, karşılıklı iki araç geçemeyecek darlıkta. İşin tuhaf tarafı bu yörelere Toplu Ulaşım Şirketi MOTAŞ'ın düzenli otobüs seferleri var. Ne MOTAŞ belediyeye talepte bulunuyor ne de Dilek Muhtarı bu yol sorunu için Belediyeden yardım istiyor. Sizin anlayacağınız bölge halkı ve MOTAŞ'ın otobüslerinin yol sıkıntısının giderilmesi bir başka baharı bekleyecek gibi görünüyor...

Yazarın Diğer Yazıları