Değerli okurlar,
Biz depremzedelerde, 2023 depremlerinin açtığı yaralar kapanmaz zihinlerimizde…
İsmet Özel'den mülhem bir cümleyle başlayalım tezkire-i arz-ı hâle:
Mevsim kış, aylardan Şubat, kar en şiddetli kendini hissettirdiği ve lapa lapa yağdığı günün gece yarısı uykunun en derin ve tatlı yerinde yapıştı yakamıza yüzyılın afeti deprem, öylesine sarstı ki, yüzelli yıllık kadim şehir merkezi yerle bir oldu.
Şehirde mutat işlemekte olan gündelik hayatın akışı birdenbire durdu.
Enkaza dönen şehirde aylarca enkaz kaldırma çilesi çekildi, aradan üç tam yıl geçti ve dördüncü yıla yaklaşırken halâ yıkılmayı bekleyen ağır hasarlı binalar var.
Aylarca fırınlarımız çalışmadı, başta Elazığ olmak üzere çevre illerden ekmek ve gıda yardımlarıyla ayakta durmaya çalıştık.
Aylarca toplu ulaşım araçlarımız hizmet veremedi, aylarca musluklarımızdan çamurlu sular aktı.
Sözün kısacası, ölenler öldü kalan sağlar korkunç bir çaresizliğin içinde kışın dondurucu soğuklar, barınak ve açlık, yazın ise kavurucu sıcaklar ve bitmek tükenmek bilmeyen geçim dertleriyle baş etmeye çalıştı, savaşım verdi. Halâ da verilen acımasız savaşım bitmiş değil.
Bu Fakire Gelince
Oturduğum muhitin topoğrafik durumu tıpkı devenin hörgücü gibi engebeli eğimli bir arazi üzerine kurulmuş bir mahalle.
Yüzde otuz yürüme engelli oluşumdan ötürü bu ortamda dışarı çıkıp yürüyüş yapmam imkânsız, o halde gün boyu evde oturmaya mahkûmum.
Hâl böyle olunca dört yıllık hareketsiz bir yaşamın sonucunda, üstüne üstlük bir de benim savruk ve özensiz beslenme ihmalim hareketsiz yaşamımla birleşince sağlık sorunlarım imdat sinyalleri vermeye başladı.
Öylesine ilerledi ki halsiz ve mecalsiz kalışım, on adım atamaz hâle gelmiştim.
Malatya iş dünyasının kadim şahsiyetlerinden olan Ata Demir'in Yöneticisi değerli iş adamı Fuat Tokaç'a durumumu anlatınca Fuat Bey derhal üniversite yıllarından sınıf arkadaşı olan Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçeği arayarak bana İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nden bir muayene randevusu aldırdı.
Hastaneye beni, randevu saatinin tam vaktinde, sanayi sitesi esnaflarından oto tamirci ustası sağolsun Ekrem Usta götürdü.
Muayeneye gittiğim gün randevu aldığımız Başhekim Yardımcısı Genel Cerrahi Hekimi Değerli Prof.Dr. Fatih Sümer hoca beni görür görmez birkaç soru neticesinde derhal hastaneye yatırdı ve yoğun bakıma aldırdı.
Beş gün yoğun bakımda tedavi aldıktan sonra Geriatri Servisinde tedavime devam ettiler. Her iki serviste de empati noksanlığı hat safhadaydı... Haliyle hem üzülmüş hem de anlamakta hayli zorlanmıştım. İnsanlar kendilerini ne zannediyorlardı? Nihayetinde ben hastaydım ve kendileri de bizlerin hastalığını tedavi etmekle görevlendirilmiş çalışanlar idiler, kimse meccanen kendilerinden birşey istemiyordu.
Hastaneye yatarken yüzde doksanbeş hareket kabiliyetimi yitirmiştim, Geriatri servisinden taburcu olurken sağlık sorunlarımın yüzde yetmişi halâ üzerimdeydi. Yani sizin anlayacağınız yarım yamalak taburcu olmuştum.
Yaklaşık onbeş günlük Turgut Özal Tıp Merkezi'nde almış olduğum tedavim tamamlandı tamamlanmasına ama sağlık sorunlarımın devam ettiğini gören Geriatri Servisi doktoru Ece hanım benin acilen Nefroloji uzmanından randevu alarak muayene ve tedavi olmam gerektiğini ihtar etti.
Şifa Arayışım Devam Ediyor
Bu kez Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden değerli insan Uzm Dr. Mehmet Fatih Uzanulu'dan randevu aldık.
Muayene günü hastaneye gittiğimde durumumu gören Mehmet Fatih hoca durumumun vehameti gereği beni acilen Acil Servisinde görevli Uzm Dr. Buğra Hoca'ya yönlendirdi. Bu yönlendirmenin sebebi derhal yoğun bakımda hem diyaliz hem de tedavinin acilen başlatılması içindi.
Ve Buğra hoca beni yoğun bakıma aldırarak yaklaşık beş gün boyunca hayatımda unutamayacağım insani bir sıcaklıkla yoğun bakım ünitesinde tedavi oldum. Doktorların, Hemşirelerin ve Sağlık Çalışanlarının güler yüzlü olmaları hastalığımı unutturuyordu dersem zerre kadar abartmış olmam.
Lafı fazla uzatmadan söyleyeyim, Nefroloji hekiminin tedavisi yaklaşık on iki gün devam etti ve çok aksi bir günde hastalığım hakkında tam bilgi edinmeden, diyetisyen ile görüştürülmeden eczanelerin kapalı olduğu bir Cumartesi günü taburcu edildim.
Bu taburcu ediliş tarzı hiç içime sinmemişti ve benim hastalığım hakkında tatmin edici bilgiye sahip değildim.
Çarnaçar taburcu olduktan sonra değerli insan kıymetli dost Fuat Tokaç hem reçete edilen ilaçların teminini sağladı hem de özel bir diyaliz merkezi ile Mustafa Hoca'nın tavassutuyla temasa geçti.
Kronik Böbrek Yetmezliği hastalığım nedeniyle haftada üç gün dörder saat diyaliz almam gerekiyordu.
Şaşkınlık İçindeyim Haksız da Değilim
Özel Diyaliz Merkezinde tedaviye başladık, başlamasına ama burada da içime sinmeyen bir işleyiş söz konusu...
Diyaliz esnasında hastalara yemek veriliyor, yemekler hem tuzlu hem salçalı hem de gayet özensiz pişirilmiş; anlayacağınız böbrek hastasının yememesi evsafta yemekler. İlk iki gün acemiliğimden yemiş bulundum. Daha sonra asla yemeklerini yemedim.
Diyaliz merkezinde başlarken bir sürü kağıt imzalattırldı, daha sonra bu imzaladığım belgeleri okurken gördüm ki, ne hekim tarafından ne diyetisyen tarafından hiçbir bilgilendirme yapılmadı tarafıma. Oysa ben bilgilendirildim diye imza atmışım!... Çelişkiye bakar mısınız?
Ayrıca bu özel diyaliz merkezinde 10 seans diyalize girmişsem üç defasında adeta komalık oldum. Aşırı sıvı alımı nedeniyle tansiyonum beklenmedik ölçüde düştü, Bir defasında terden yatağım sırılsıklam olmuştu.
Özel diyaliz merkezinin özensiz tedavisini sonlandırdım.
Nihayet Rahat Bir Nefes Aldım
Ve bu kez hastalığımın kesin teşhisi ve kronik böbrek yetmezliği hakkında tam bilgilenmem amacıyla değeri insan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin eski Basın Sorumlusu İbrahim Hayta'nın teşebbüsleriyle Nefroloji Polikliniği hekimi Prof.Dr.İrem Dikilitaş'tan randevu aldık.
Prof. Dr. İrem hocanın yönetiminde olan Nefroloji Servisinde bambaşka bir güven, saygı ve tebessüm havası hakimdi. Doktorlar, hemşireler, sağlık görevlileri hepsi ayrı ayrı övgüye layık bir biçimde ciddiyet ve saygıyla görevlerini icra ediyorlardı. Hasta olarak memnuniyetimi ifade edecek kudrette kelime bulamıyorum; herşey çok mükemmeldi.
İrem hocanın kontrolünde üç hafta civarında tedavi gördükten sonra taburcu oldum.
Bu kez sağolsun İrem hocanın yönetiminde olan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Diyaliz Merkezinde diyaliz tedavim devam ediyor.
Sağlık sorunlarıma şifa arayışıma başladığım ilk günden bu güne kadar her aşamada emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.
--------------------------------------------------------------------------------
TEŞEKKÜR
İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Abdulkadir Baharçişçek'e
Turgut Özal Tıp Merkezi' Başhekim Yardımcısı
Genel Cerrahi Hekimi
Prof. Dr. Fatih Sümer'e
Fatih Hocanın Asistanı
Dr. Ece Hanım'a
TÖTM Yoğun Bakım ve Geriatri Servisi Hemşire ve görevlilerine
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi
Prof. Dr. Fatih Gönültaş'a
Prof. Dr. İrem Dikilitaş'a
Uzm. Dr. Mehmet Fatih Uzanulu'ya
Uzm. Dr. Buğra hocaya
Kalp Damar Cerrahı
Abdurrahman Hocaya
Bana hastane ortamında aile sıcaklığını aratmayan Nefroloji Servisi çalışanlarından
Dr. Şifa Nur Coşar'a, Dr. Nazlı Gül Yılmaz'a
Hemşire Buket Derin'e, Şemsi Nur Kekeç'e, Abdulkadir Geylani Yiğit'e
ve sayısız sağlık görevlilerine selam saygı ve sonsuz teşekkürlerimle
AYRICA
İlk günden son güne kadar karındaşlıktan daha ilerde bir hassasiyet ve samimiyetle
hakkını ödeyemeyeceğim bir alicenaplıkla her an elini üzerimde hissettiğim değerli dost
Fuat Tokaç'a
Ata Demir Ticaret Şirketinden Fuat beyin ortağı Bülent beye
Bizzat hastaneye ziyaretimize gelerek geçmiş olsun dileklerini ileten dostlardan
Bülent Korkmaz'a, Mikail Usta'ya, Kültür Camiasının yakından tanıdığı sayın Ali Cengiz'e
Ablam Aysel ve kızı yeğenim Mesude Kayacan'a
Yakın akrabalarımdan
Sıtkı ve eşi Hatice Gürcü'ye, Zübeyir ve eşi Nadime Karaman'a
Sonsuz teşekkürlerimi sunarım.