Değerli okurlar,
Baş döndürücü bir hızla değişen ve gelişen dünyamızda millet olarak değerlerimizi koruyarak tarih sahnesinde yerimizi sağlam ve kaim tutabilmemiz kimliğimize ne kadar sahip çıktığımızla açıklanabilecek bir denklemdir.
Çok değil otuz yıl öncesinin dünyasıyla günümüz dünyasının arasında akıl almaz bir değişim ve gelişim farkı yaşandı; yaşanıyor...
Eskiden uzunca bir zaman alan gelişmeler, şimdilerde haftalar içerisinde gerçekleşiyor.
İnternet imkânı ile otuz yıl öncesinde hayal edilemeyecek adımlar atıldı gelişmeler yaşanır oldu.
Bu gelişmelerin iki veçhesi var birincisi doğru bilgi kaynaklarından bilgi aktarımı ile faydalı veçhesi. , diğeri ise manipülasyon amaçlı yanıltıcı, yönlendirici etki ajanlığı ile zararlı veçhesi.
Erişkin insanların da dikkat etmeleri son derece önemliyken çocukların zararlı içeriklerden uzak tutulması gerekmektedir.
Çocukların mümkün mertebe zararlı içeriklerden uzak tutulması, devlet politikası olarak yasal sınırlar koymak şeklinde, ilaveten anne ve babaların şefkatle çocuklarını sıkı takip altına almakla sağlanabilir.
Gerek bilgiye erişim gerekse de iletişim alanında internet sayesinde dünyanın en ücra yerleri arasındaki mesafeler saniyelerle birbirlerine yakın hale getirildi. Haberleşmede ve sair amaçlarla yararlanılan sosyal medya milyonlarca takipçinin gözleri önünde günün yirmidört saatinde yayınlanıyor. Sizin anlayacağınız sapla saman iç içe girmiş durumda. Son derece dikkat kesilmesi gereken bir tabloyla karşı karşıya internet kullanıcıları.
Burada önemli olan internet imkânını faydaya yönelik ister görsel isterse de yazılı bilgi kaynaklarına erişerek en verimli bir şekilde kullanmak.
Koskoca bir dünya internet sayesinde parmağınızın ucunda bir tıkla karşınızda...
-----------------------------------------------------------------
Zihni açık ve ne aradığını bilen bir insan için internette sınırsız bir biçimde ve yine sınırsız çeşitlilikte her seviyede bilgiye erişmek ve kendini yetiştirmek mümkün. Sözün kısacası internet üniversitesi parmaklarınızın ucunda, yeter ki, azim, istek ve kararlılık olsun.
Bütün bu gelişmelerin yanı sıra üzerinde yaşadığımız toprakların, coğrafyamızın, mevsimlerimizin, kişiliğimize sinen karakteristik özelliklerini ve bizi biz yapan dilimiz başta olmak üzere tüm değerlerimizin kültürel hazinemiz olan zenginliğimizi korumamız gerekmektedir.
Her ne kadar gelenek ve göreneklerimizin, hasılı tüm kültürel değerlerimizin muhafazası için üzerinde kafayorsak da tüm gelişmeler bütün bu özelliklerimizin teker teker elimizden kayıp, akıp gittiğini gösteriyor.
Tüm kademelerdeki yöneticilerimizin ufuk anlayışlarının sınırlı oluşu nedeniyle hemen hemen bütün şehirlerimiz tarûmar oldu diyebiliriz.
Büyük ailelerin yaşadığı, dedeli, babaanneli, konulu komşulu evlerimiz yok oldu.
Sonra yatay mimari esaslı mahallelerimiz elimizden alındı.
Dikey mimari denilen çok katlı apartmanlara bir mahalle yerleştirildi ancak kapı komşu olan insanlar arası selâmlaşma inkıtaya uğradı.
İki kişilik çekirdek aileler apartman dairelerinde tek başlarına bırakıldı.
Mevsimler boyu oluşan meyve ve sebzelerden devşirilen zengin mutfak kültürü yok olmaya makûm edildi.
Organik beslenmenin yerini hazır gıdalar ve abur cubur denilen sağlıksız ürünler aldı.
Günümüzde çağımızın vebası olarak nitelenen diyabet hastalığı ve obezite inanılmaz derecede arttı.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen aklı başında olan her sağlıklı düşünen vatandaş durup dinlenmeksizin bu yanlış gidişatla mücadele etmekle mükelleftir.


