Mahmut Orhan

Küllerinden Doğan Şehir: Geleceğin Malatya'sına…

Mahmut Orhan

Şehirlere hayat veren insan, insanı yeniden ayağa kaldıran ise sarsılmaz şehir hafızasıdır.

Bugünlerde sokaklarımızda geçmişin izleri yer yer silinmiş gibi görünse de bu yazı umutsuzluğa bir başkaldırıdır.

Bu yazı, yarın bir gün kimliğini arayan, "Biz nasıl bir şehirdik?" diye soracak olan geleceğin Malatya’sına bırakılmış bir güç ve direnç vesikasıdır.

Ey Beydağı’nın gölgesinde uzanan şehir.
Bizler, Malatyalı olma kimliğini gururla taşıyan bir kuşağız. 
Çünkü biliriz ki bu kimliğin harcında sadece taş ve toprak değil;
Kernek sularının serinlikleri
Kanalboyu’nun ışıkları, 
Şire Pazarı’nın o hayat dolu keşmekeşi vardır.

Ruhumuz; Akpınar’ın kalabalığından, 
Bakırcılar Çarşısı’nın ritminden, 
Kapalıçarşı’nın serinliğinden 
Ve Orduzu’nun göletinden beslenmiştir.

Teze Cami’nin ihtişamı da bizimdir, 
Yeşilyurt’un serin akşamları da;
Derme Çayı’nın kenarında içilen o sıcacık umut çayları da...

Sıtmapınarı’nın o neşeli Ramazan gecelerini de unutmadık, 
Arguvan türkülerindeki o birleştirici ezgiyi de.

Aslantepe’nin binlerce yıllık taş duvarları durur
Ulu Cami’nin heybetli taş mimarisi yanında

Ve Beşkonaklar’ın zarif ahşap işçiliği, bu şehrin karakterine atılmış silinmez birer imzadır.

Dünyaya kayısıyı öğreten ama kendi içinde ona aşkla "mişmiş" diyen bu kadim halk, neyi kaybettiğini de neyi yeniden kuracağını da çok iyi biliyor elbette.

Evet, belki çok zor günlerden geçtik. Söylemeye dilimizin varmadığı, yüreğimizi yakan büyük kayıplar verdik; eski simgelerimiz, eski sokaklarımız yaralandı. Ancak bu bir son değil, yeni ve daha güçlü bir başlangıcın habercisidir.

Bakın, kayısı ağaçları her şeye rağmen hâlâ inatla meyve vermeye, çiçek açmaya devam ediyor! Toprağın altındaki o muazzam yaşam enerjisi, bize yarınlara dair en büyük sözü veriyor.

Şehrin asıl cevheri ne binalarında ne de yollarındadır; o cevher, Malatya insanının genlerinde, havasında ve birbirine kenetlenen ruhunda saklıdır.

“Gadan alam” deyişinde saklıdır
“Mişmişinde”, “çirinde” saklıdır.

Sevgili Malatya; küllerinden yeniden doğarken kim olduğunu asla unutma. Birileri bu şehrin ruhunu unutturmaya çalışacak olursa, geçmişinden gelen bu büyük asalet ve dirençle ayağa kalk.

Biz buradayız, hafızamız taze ve geleceğe inancımız tam. Malatya, dün olduğu gibi yine bölgenin parlayan yıldızı olmayı hak ediyor elbette.

Ve hak ettiğin yere geleceksin inanıyorum.

Unutma ki; bu şehrin dilini konuşan, havasını teneffüs eden ve Malatya’yı her şeye rağmen omuzlarında yukarı taşıyan ve taşıyacak olan binlerce sarsılmaz sakinin var.

(Not: Birkaç hafta önce Malatya için yazdığım yazıyı beğenip de umut yok mu diyenlere... Umut her zaman vardır.) 

Yazarın Diğer Yazıları