Mahmut Orhan

Geçmiş Bir Zaman Değil, Bir Hatıradır

Mahmut Orhan

Eski bir mektup zarfını açar gibi hatırlıyorum o günleri
Dünyanın henüz bu kadar gürültülü ve bu kadar telaşlı olmadığı zamanlarda;
Zamanın daha yavaş aktığı, kalplerin ise daha hızlı çarptığı günlerde
Her şeyin çok daha güzel olduğu eski zamanlarda;

Hırsızlığın ve yalan söylemenin günah olduğu,
Herkesin Allah’tan korktuğu, kuldan utandığı;
Cehenneme girmekten korktuğumuz çok uzak zamanlarda;
Hızıra, devlere, gecenin şerrine ve Kaf dağına inandığımız;
Nikâhta keramet olduğundan, peri kızının varlığından ve devlerin olduğundan emin olduğumuz;
Hayatımıza bankacıların, cep telefonunun, sosyal medyanın, enflasyonun ve kredi kartlarının girmediği;
Mektuplaşarak haberleştiğimiz zamanlarda.

Sarı saman kağıtlarına şiirler yazdığımız ve aşkların ölünceye kadar sürdüğü devirde;
Öğretmenlerimizin her şeyi bildiği;
Dervişlere güvendiğimiz;
Yaşlılara saygı duyduğumuz;
Kitapların ve ekmeğin kutsal kabul edildiği yıllarda;

Çocukken; 
Yani iyilerin hep kazanıp, kötülerin hep kaybedeceğine hiç şüphe duymadığımız yıllarda;
Yani eskiden;
Büyüklerden dinlediğimiz masalların büyüsünün olduğu, 
Hayatımızın büyük bir kısmının geçtiği sokaklarda, komşularımızla iç içe yaşadığımız;
Sevincimizin paylaştıkça çoğaldığı, üzüntümüzün paylaştıkça azaldığı;
Hiç kötü bir şeyin olmasını beklemediğimiz zamanlarda.

Gökyüzünün sonsuzluk hissi, toprağın bereket, havanın özgürlük ve suyun coşku verdiği zamanlarda;
Meğer en büyük zenginliğimiz, o zamanlar çocukça bir masalın içinde yaşıyor oluşumuzmuş.
Eskiden; 
Biz çocukken,
Galiba her şey çok daha güzeldi.
Çünkü biz büyüdükçe dünya küçüldü; o güzel zamanlar ise sadece hafızamızın en korunaklı köşelerinde kaldı.
Bugün ne kadar hayıflansak da; 
İçimizdeki o çocuk hâlâ o sokaklarda koşmaya devam ediyor olsa da
Kabul etmekte zorlanıyoruz ama,
Galiba o masalın kapıları bir daha hiç açılmayacak şekilde kapandı…

Yazarın Diğer Yazıları