Yenikapı'da Malatya özlemi
Abdullah Ergün
Malatya dışında yaşayan Malatyalıların doğduğu topraklara olan özlemlerin ne kadar önemli olduğunu biliyordum.
Yenikapı’da düzenlenen Malatya günlerinin protokol konuşmalarında yaşananların çadıra taşınması bile Malatyalıların özlemlerini aşağıya çekemedi.
Malatya Valisi Hulusi Sayın’ın yapılan konuşmalar sonrasında ortaya çıkan gergin ortamı Devlet tecrübesi ve ağırlığıyla makul bir seviyeye taşırken, yapmış olduğu açıklamalar, etkinliğin konuşulacak konu başlıklarının ilk bölümünü oluşturdu.
Çadır dışında yaşananlardan sonra etkinliğin ana temasına uygun olan Malatyalıların birlikteliği ve özlemlerinin ortaya çıkardığı görüntüler, ilk gün yaşanan olumsuzluğun kısmen unutulmasını sağladı.
Malatya Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi ve Yeşilyurt Belediyelerinin yanı sıra ilçe Belediyelerinin açmış olduğu stantlara gösterilen ilginin karşılığını Belediyeler fazlasıyla karşılık verdiler.
Lütfü Acıbucu, Yusuf Acıbucu, İbrahim Işık, Erdal Gürpınar ve Mutlu Apaydın’dan oluşan Malatya Fasıl Heyeti’nin okudukları Malatya türküleri duygusal anları da beraberinde getirdi.
Malatya Büyükşehir Belediyesi stadında Malatya Fasıl Heyeti’nin okuduğu Malatya türküsünü dinleyen teyzemizin Malatya türküsüne sadece eliyle değil, yüreğiyle eşlik ettiği anlarda gözlerinden yaşların gelmesi Malatya özleminden kaynaklanıyordu.
Lütfü Acıbucu’nun Topal Bedo’nun “Gitme Sema “adlı türküsünü okuduğu anda etrafına bakınıp kimselerin kendisini ağlarken görmemesi için verdiği mücadele, ağırbaşlılığı ve tek kişilik Malatya sevgisinin sadece kendisinde olmasını ister gibiydi.
İstanbul’un farklı yerlerinden gelen binlerce Malatyalının stantları gezerken tanıdık yüzlerle karşılaşmalarında yapılan sohbetler özlem ile başlayıp mutlulukla bitiyordu.
Büyükşehir Belediyesi standının önünde Lütfü Acıbucu’nun kayısı ve kayısı döneri ikramında yanında olduğum anlarda uzun yıllar görmediğim arkadaşları görmenin yanı sıra Lütfü Acıbucu’nun etkinlik tecrübesinin ne kadar önemli olmasının yanında yaptığı espriler yaşanan duygulu ortamı farklı noktalara taşıdı.
Cumartesi günün etkinlik alanının daha çok ziyaretçiyi ağırlayacağı bekleniyordu.
Öylede oldu.
Erken saatlerde yöresel ürünlerin olduğu çadırla birlikte oluşan kalabalık Malatya türküleriyle tavan yaptı.
İlçe Belediyelerinin olduğu stantları gezen Malatyalıların yıllardır görmedikleri arkadaşlarını gördükleri anlarda ortaya çıkan samimi ortam gözlerden kaçmadı.
Malatya dışında yaşayan Malatyalıların Malatya’ya olan özlemlerinin her geçen yıl daha da artığını gördüm.
İlk iki gün İstanbul’da yaşanan soğuk hava ve yağmura rağmen Malatyaların koşar adımlarla etkinlik alanına gelmeleri Malatya’dan gelenleri de duygulandırdı.
İlk gün etkinlik alanının protokol bölümünde yaşanan moral bozukluğu yerini Malatya’nın doğasında her zaman olan sevgi ve özleme bıraktı.
İstanbul’da yaşayan hemşerilerimizden bazılarıyla konuşma şansını da yakaladım. Herkesin ortak düşüncesi;
“ Yenikapı bizim Malatya’mız oldu” söylemi yazmak istediğim bütün konuların özetliyordu.
Malatya’nın yöresel ürünlerine sahip olmanın yanında dinledikleri müziklerle İstanbul’da Malatya’yı kısa sürede olsa yaşadılar.