Abdullah Ergün

Suçlu bulundu!

Abdullah Ergün

Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Hasan Özer’in takımın içinde bulunduğu ortamı anlatan açıklaması büyük yankı uyandırdı. 

Ligde puan olarak sıkıntı yaşayan takımın mücadele anlamında ilk ateşi yakan isim Cihar Arslan olmuştu. Bu takımı zor şartlarda lige hazırlayan ve takımın artık maç kazanma aşamasına getirende yine kendisi oldu.

Ülkemizde futbolun güzergah yolculuğunda her şeyin saha sonuçlarına bağlı olduğu gerçeği bu sezonda devreye girdi.

Yeni Malatyaspor’un kısıtlı kadrosu saha içinde beklenen skorları alamamasına rağmen mücadelesiyle adından söz ettiren takım haline geldi.

Transfer tahtası kapalı olan ve küme düşen takımın önemli oyuncularının takımdan ayrılmasından sonra alt yapıda kendi kategorilerinde dahi forma giymeden A takıma gelen genç futbolcuları kendi tesislerinde lige hazırlayan Cihat Arslan, Hasan Özer’in yaptığı açıklamalardan uzak konuyu farklı yönlere taşıyordu.

Görevden ayrılmadan önce tesislerde basın mensuplarla yaptığı sohbet toplantısında taktik masasının önünde 3 farklı kadro ile yola çıkılması halinde sezon sonunda takımın geleceği yeri anlatan konuşmasının gerçekleştiği görülüyor.

Küme düşen takımın geleceğine dair hiçbir gelişme yaşanmazken, yaşanan mali ve arkasından genel kongreler sonrasında takımın geleceğine dair hiçbir ışık görülmeden takım kaderine bırakılmıştı.

Böyle bir tablo karşında ülkemizdeki teknik direktörlerin takım seçme gibi bir alışkanlığı artan teknik direktör sayısından dolayı bir kenara bırakmalarına rağmen, Yeni Malatyaspor tercihinden uzak durmaları tablonun ne kadar kötü olduğunu gösteriyordu.

Cihat Arslan, takımın içinde bulunduğu ortamın sağlıklı hale gelmesi için değişik yol haritası belirleyerek yöneticilerin işini kolay hale getirmek istiyordu.

Genç futbolcuların saha içindeki mücadelelerini kenardan futboldan anlayan herkes gibi kendiside gururla takip ediyordu.

***

Dünya kupasının oynadığı bugünlerde turnuvaya katılan ülkelerin liglerinde yaşanmayanlar bizim ligimizde yaşanıyor.

Futbolun endüstri bölümünü daha yukarıya taşımak için mücadele ederlerken, ülkemizde büyük kulüplerin maçlarından önce ve sonrasında yaşananlarla futbolumuz geriye gidiyor.

Sıkıntılı kulüp sayısı her sezon daha da artıyor. Transferleri teknik direktörlere bırakmayıp kendileri yapan başkanlarla bu işlerin olmayacağı bilinmesine rağmen aynı hatalar tekrarlanıyor.

Bugün UEFA’da problemli dosya sayısında ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor.

Yabancı futbolcu hayranlığının geldiği son noktada İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan UEFA’nın kapısında yetkililerle konuşmak için bekleyen kulüp yetkilileri ve görevlendirdikleri Avukatlar bulunuyor.

Hasan Özer’in yaptığı açıklamaların içini doldurma adına bu yazıyı yazmak istedim.

Takımın sıkıntılı sürecinin sorumluluk hanesinde futbolcuların ve teknik heyetin suçu yok.

Türk futbolunu yönetenlerin, ülke futbolunun marka değerini yukarıya taşımak için yurt dışından hakem getirme girişimlerine başlayacağını basından öğrendik.

Futbolumuzun geldiği sıkıntılı ortamın suçlusu da böylece belli oldu.

Büyük kulüplerin kendi aralarında yaptıkları maçlarda, sahadaki futboldan çok maçın hakeminin günlerce konuşmasının yabancı hakemler sayesinde ortadan kalkacağını düşünenler, ilk maç sonunda ortalığın yangın haline geleceğini de unutmasınlar.

Yazarın Diğer Yazıları