Abdullah Ergün

Hüznün Bayramı

Abdullah Ergün

Asrın depreminin ardından ikinci bayramda hüzünlü geçiyor.

“Nerede o eski bayramlar “yakıştırmasının farklı bir versiyonunun hakım olduğu bu bayramda, ağır hasarlı evlerinden uzakta konteyner ağırlıklı yaşam alanlarında yapılan buruk bayramlaşmanın ana teması olan hüzün ve gözyaşı asla unutulmayacak. Bayramdan önce şehir merkezinde yaşanan bayram yoğunluğunun ortaya çıkardığı mutluluk bayram sabahı yaşanan görüntülerle sona erdi.

Bloklar halinde sıralanan konteynerlerde yaşanan komşuluk ilişkileri bayram öncesinden daha sıkı bir hale geldi.

Elindeki ekmeği komşusuyla paylaşmanın yanı sıra her türlü dayanışmanın ortaya çıkardığı görüntüler beraberinde unutulmaz dostluklar ve arkadaşlıkları çıkarttı.

Bulunduğum konteyner kentte çocukların yaşanan felaketin düşüncelerde yarattığı yıkımın yaralarını sarmak kolay olmayacak.

“Anne evimize ne zaman gideceğiz?” sorusu karşısında ne anne nede orda bulunanlar sağlıklı bir cevap veremiyor.

Küçük bedenlerde yaşayan yıpranmanın büyükler kadar olmasa da aynı kaderi paylaşmanın acısı yürekleri parçalıyor.

Benim jenerasyon için dini bayramlar büyük anlam ifade ediyordu.

Kendimizi yetiştirmek adına mahallede aldığımız kültürün okul hayatına taşınmasıyla birlikte hayata daha rahat bağlanmak adına büyük avantaj sağlamıştık.

Konunun eğlence kısmında ise sinema ve gezmek ilk sırada yer alıyordu.

Tarkan, Karamurat ve Battalgazi gibi milliyetçilik değerlerinin ön plana çıktığı filmleri izlemek ve günlerce senaryoya bağlı kalarak yapılan anlatımları unutmadık. Bayramlık elbiselerimizle Ordusu Pınarbaşı seyahati il dışı ziyaretleri gibiydi.

Güncel sanatçıların popüler melodilerini teyplerde dinlemek ve geleceğe dönük Programları yapmak Pınarbaşı gezilerimizin konuları arasındaydı.

Bugünlerde yaşadığımız sıkıntıları o yıllarda hiç aklımıza getirmemiştik.

Futbol, Sinema ve Müzik üçlemesiyle hayatımızın kalan bölümlerine sıkıntılı bölümleri eklememiştik.

Şimdilerde konteynerde yaşadıklarımın ışığında nasıl bir gelecek bizleri bekliyor? sorusuna takılmış durumdayız.

Hüzün ve bayramı yaşamaya devam ediyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları