Gece ve Gündüz
Abdullah Ergün
Asrin felaketi olarak tanımlanan depremin üzerinden bir ay geçmesine rağmen halkımızın yaşadığı artçı travmalar devem ediyor.
Güneşin batmasından sonra şehrin karanlığı bürünmesi yaşanan sıkıntının boyutunu farklı noktalara taşıyor.
İnsanlık tarihinin yaşadığı en büyük savaşlardan sonra oluşan bazı görüntülerin yer aldığı Malatya’da enkaz yığınlarının arasında oğlu ve kızıyla geçmişe dair materyal arayan annenin gözlerinden akan yaşlar yaşanan tablonun en kadar acı olduğunu gösteriyor.
Akşam karanlığı çöktükten sonra her enkazın başında görev yapan görevlilerin yaktıkları ateşin sıcaklığı bekledikleri enkazın altında kalan anılara sadece eşlik ediyor.
Hayatımın büyük bölümünü doya doya yaşadığım ve hayata dair bazı konu başlıklarında bana büyük katkı sunan Sıtmapınarı’na hergün giderek, enkazlarda ben ve arkadaşlarımızın yaşadığı unutulmaz anıları yaşlı gözlerle canlandırdıktan sonra tekrar şehre dönüyorum. Malatya’nın en hareketli yerlerinden olan Sıtmapınarı yerini terk edilmiş hayalet kasabasına bırakmış.
Depremin ilk günlerinde Zapcıoğlu caddesinde yıkılan bir binanın görünen bir bölümünde;
“Sesimi duyan var mı?” derken kendimi avutuyordum.
Binadan bir ses gelmeyeceğini enkazın başındaki görevli bana hatırlattıktan sonra bitkin, yorgun ve gözlerim yaşlı bir şekilde oradan uzaklaşıyorum.
Şimdilerde gece karanlığından sonra karanlığa bürünen Malatya’da gündüzleri biraz da olsa hareketlilik başladı.
Deprem sonrasında Malatya’yı yaşlı gözlerle terk eden Malatyalıların, geride bıraktıkları anıların kendileri için yaşam kaynağı olacağını biliyoruz.
Yüreklerindeki Malatya sevgisinin dönüş serüvenin gerçekleşeceği zaman dilimlerinde daha da olgunlaşmış ve gözyaşı pınarlarının o anı yaşamaya hazır hale geldikleri yılı özlemle bekliyorlar.
Onlar Malatya’dan ayrılırken, doğdukları yerlere daha güçlü geleceklerini ve yeni Malatya’nın
Şimdilerde yapılacak ilk iş, şehrin gece karanlığını ışıklarla aydınlatmak olmalı.
Kamu, kurum ve kuruluşlarının ışıklarını yakarak hayalet şehir haline gelen Malatya’yı ışıklarla “ Biz buradayız” mesajını vermeleri gerekiyor.