Bizim derbi sınıfta kaldı!
Abdullah Ergün
Geçtiğimiz hafta Premier Ligde sonucu merakla beklenen Manchester derbisi oynandı. Aynı hafta içinde günler öncesinden derbi ateşini yakan medyanın yere göğe sığdırmadıkları Beşiktaş-Fenerbahçe maçı da sahne aldı.
Manchester City-Manchester United maçında futbol adına her şeyin yaşandığı ve atılan dokuz golün yanında pozisyon anlamında ortaya çıkan güzellikler futbol dünyasında büyük etki yarattı.
Hemen arkasında sezonun ilk derbi maçı olan Beşiktaş-Fenerbahçe maçında ise bir buçuk pozisyon yaşandı. İki takımın teknik direktörünün maçı kaybetmeme adına uyguladıkları taktiksel maç istedikleri şekilde tamamlandı.
Manchester derbisini izledikten sonra süper ligde bir sezon maç izlenmemesi gerekiyor. İki takımın futbol istatistiklerini alt üst eden maçta, ortaya koydukları futbol resitali futbolun seyir keyfini yaşayanları mutlu etti.
Premier lige ve Şampiyonlar ligine iyi bir başlangıç yapan Manchester City’nin gol makinesi Edling Haaland’la beraber İngilizlerin altın çocuğu unvanını alan Poden’in üçer golle yıldızlaştığı maçta, Pep Guardilana’nın Barselona’da uygulamaya koyduğu pas futbolunun Bayern Münih’de olgunlaşma devresinden son uyarlanma noktası olan Manchester City’deki görselliği Manchester derbisinde tavan yaptı.
Topun oyunda kalma süresi bizim süper ligimizdeki dört maçın tamamına eşit hale geldiği maçta, City’nin Türk Asıllı Futbolcusu İlkay Gündoğan ve premier ligin asist kralı Kevin De Bruyne’nin futbolun basit yönünü oynarken keyif aldıkları anlar uzun süre hafızalardan silinmeyecek.
City’nin attığı her golden sonra Manchester Unidet kulübesinde yedekler arasında bulunan Ronaldo’nun yüzündeki ifade bir devrin artık sona doğru geldiğini anlatıyordu.
Yıllar öncesinin sadece fiziğe dayalı İngiliz futbolu, günümüzde büyük bir değişim sonrasında futbolseverlerin her anını takip ettikleri lig haline geldi.
Kendi futbol kültürlerini sürekli olarak yukarıya taşıyan ülke sayısında hızlı bir artış yaşanırken, ülkemizde ise tam tersi yaşanıyor.
Her sezon olduğu gibi medyanın üç büyük takımın kendi aralarında yapacakları maçlardan önce sanki süper bir futbol yaşanacakmış gibi gaz verdikleri futbolumuz Avrupa en az ilgi gören ligler arasında yer alıyor.
Beşiktaş-Fenerbahçe maçını takip ederken, bir taraftan bilgisayardan tadı damağımızda kalan Manchester derbisinin tekrarını izliyordum..
İki maç arasındaki farkı bizler her hafta görmemize rağmen, futbolumuzu idare edenler ve sabahın erken saatlerinde maçın oynanacağı stattan canlı yayın yaparak sanki güzel bir futbol olacakmış gibi yayın yapan medyamızın da görmesi gerekiyor.
Üzerinden beş gün geçmesine rağmen, futbol muhabbetlerinin yapıldığı ortamlarda Manchester derbisi konuşuyor.
Beşiktaş-Fenerbahçe maçı ise sadece iki takımın fanatik derecesindeki taraftarlarının galibiyeti biz kaçırdık muhabbetiyle devam ediyor. Bunların arasında Genç Derviş’te yer alıyor. Sanki bizler başka bir maç izlemiş gibi “Beşiktaş’ın galibiyeti kaçırdığını” söylemesiyle futbolun seyir keyfini izledikleri maçta yaşananları bile farklı noktalara gelmesine neden olanlar Genç Derviş gibi binlerce futbolseverin Manchester derbisini izlemelerine dahi imkan tanımadılar.
Genç Derviş’ten “ Manchester City-Manchester Unidet maçını izledikten sonra” Bizimkilerde futbol mu oynuyor? Gerçeğini ortaya koymasını beklerdim.
Galibiyeti iki takımın kaçırıp kaçırmama konusunda daha öncesi büyük paralarla transfer edilen yabancı futbolcuların ortaya koydukları performansı kimseler konuşmuyor.
Biz kendi aramızdaki derbilerle sadece futbolun sinir kat sayısını yukarıya taşırken,
İngiliz kulüpleri yaptıkları harcamaların karşılığını her açından fazlasıyla almaya devam ediyorlar.
Onların derbi maçlarıyla bizim derbiler arasındaki farkı siyah ile beyaz hale getirenler eserinizle gurur duyabilirsiniz.
Manchester City-Manchester Unidet maçında futbol adına yaşanan bütün güzellikleri üzerinden beş gün geçmesine rağmen yaşamaya devam ederken, Beşiktaş-Fenerbahçe maçında ortaya konan futbolla keyfimi bozmak istemiyorum.