Bayram Muhabbetleri
Abdullah Ergün
Son yıllarda en çok göç alan illerin başında gelen Malatya'da artık tanıdıklara rastlamak zorlaşıyor. Bizden önceki jenerasyonun günümüze kadar gelen temsilcileriyle yapıtımız sohbetlerde Malatya'nın en güzel yıllarını kendilerinin yaşadığını söylüyorlar.
Bizde birazcık kıyısından ve köşesinden o yılları yaşadık. Bizim için en geçerli olan ise futbol ve arkadaşlık ortamıydı. Masum mutlulukların herkesi kucakladığı yılların getirisini günümüze sindire sindire yaşayarak getirmeyi başardık.
Z kuşağı olarak adlandırılan ve siyası partilerin oylarına gözünü diktikleri günümüz gençlerinin bir döneme gerek yaşam şekilleri gerekse bilgi ve beceri bakımından yanlarına yaklaşma şansları dahi bulunmuyor.
Onlar, aileden gelen terbiyeyin sokağa taşınmasıyla birlikte hem okul ortamı hemde yıllar boyu sürecek olan arkadaşlığında sağlam temellerini almışlardı.
Son yıllarda kuşaklar arasında yaşanan sıkıntıların ana temasını iki farklı jenerasyon arasında yaşanan ve olumlu değişimlerin yıllar önceki kuşakların lehine değiştiği
Kurban bayramına artık sayılı günler kaldı. Bayram hazırlıklarının esnaflar üzerindeki yoğunluğun bayrama iki gün kala daha da yoğun hale gelme geleneği bu bayramda da devam edecek.
Çocukların bayram hazırlıkları ise bilgisayar ve cep telefonlarının oyun bölümlerine odaklı olacaktır. Konunun nostalji bölümünde ilk harçlıkların alınmasıyla birlikte Renkli, Can ve Büyük Sinemalarının yolunun tutulduğu anlar ve sinema önlerinde karlı dondurma, ciğer kavurma ve cicili -bicili yemenin Battalgazi, Tarkan ve Karaoğlan gibi kült olarak adlandırılan tarihi filmlerle süslenmesi ilk konu başlığı olacaktır.
Mahalle komşularının sırayla bayramlaşma takvimine alınması, sonrasında ana spor dalımız olan futbolun süresel uzunluğunun akşam namazına kadar devam ettiği yıllarda tabi ki konuşulacaktır.
Şimdiki jenerasyon ise aile bayramlaşmasının kısık bölge alanında gerçekleşmesinden sonra belki aynı mahallede belki yakın yerleşim alanında olan akrabalarını ziyaret etme yerine cep telefonuyla mesaj atarak bayramlarını kutlama geleneği artık kronik hale geldi.
Elimizde sayı olarak fazla olmayan geleneklerin en önemlisi olan dini bayramların artık tatil modu olarak değerlendirilmesini bizleri çok üzüyor.
Manevi değerlerin sosyal yaşam üzerindeki etkilerinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.
Son yıllarda yaşanan manevi tembellikler arasında yer alan dışarıdan yemek siparişi verme alışkanlığı beraberinde ailenin bir arada yemek yeme kültürünü de ortadan kaldırdı.
Çok odalı modern ev kavramının getir-görür sisteme bağlı olarak her aile bireyinin kapıdan yemeğini alıp, odasına çekilme alışkanlığı ailenin bir arada olmanın manevi duygularını da kaybettiler.
Buraya kadar yazılanların ışığında bizden önceki nesil ve bizlerin son yıllarda artık kabullenmekte zorlandığımız bazı konu başlıklarında ortaya çıkan tabloyu görünce "iyi ki o yılları yaşamışım" diyenlerin özlemle beklediği kurban bayramı sevinçlerine saygı gösterilmesi gerekiyor.