Vahdettin Yiğitcan

Yüzüncü Yıl Parkı

Vahdettin Yiğitcan

Değerli okurlar,

Bugün Pazar, yani dün, anlatacaklarım benden size taptaze haber, gözlem ve değerlendirmeler olacaktır.

Yaklaşık iki aydır çok yoğun sağlık sorunlarımla baş etmeye çalışıyorum. Sağlık sorunlarımın sorumlusu ise benden başkası değil...

Tek çarem,  Allah eksikliğini vermesin şifa ocağımız hastaneye sığınışım.

Hâlim hâl değil, bir yandan bacaklarımda balon gibi ödem, diğer yanda bitmiş, tükenmiş bir halsizlik, bulantı, afedersiniz kusma nöbetleri...  

Acil servislerinin yönlendirmesiyle iki ayrı hastanenin yoğun bakım bölümlerinde toplam onbeş gün sıkı bir tedavinin ardından nihayetinde kronik böbrek yetmezliği teşhisi ile haftada üç gün dörder saat diyaliz tedavisi almam gerektiği sonucuna varıldı.

Kırkbeş - elli gün civarında iki ayrı hastanemizde tedavi gördüm. Her iki hastanede de farklı uzmanlıkları ilgilendiren rahatsızlıklarıma şifa arandı.  

Başta doktorlar olmak üzere tüm sağlık çalışanları sağolsunlar ellerinden gelenin fazlasını esirgemeden gerekli ihtimamı gösterdiler; şikayet ve rahatsızlıklarıma isabetli müdahalede bulundular.

Hastaneye ilk yatış öncesi hareket kabiliyetimin hemen hemen yüzde doksanını kaybetmiştim. Sağımdan soluma dönemeyecek haldeydim, adım atışlarımsa büyük bir denge sorununun yanı sıra adeta santim santim ilerleyebiliyordum. Her on metre yürüdüğümde dinlenmek gereği duyacak kadar halsizlik içerisindeydim.

Hamdolsun taburcu olduğumda adeta dünyaya yeniden gelmiş gibi hissettim kendimi...

Hiç kolay değil diyaliz bağımlısı kronik böbrek yetmezliği hastalığına düçar olmak; beterin beterini düşünerek bana bulunduğum bu durumuma hamdetmek düşüyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, yazının başlığı " Yüzüncü Yıl Parkı " sen kalkmış hastalığını anlatıyorsun.

Yüzüncü Yıl Parkı

Yürümek Zorundayım

Efendim ben de şimdi tam oraya geldim. Oturduğum muhit Merkez Beydağı Mahallesi. Anlayacağınız dağ başı. Ne yürüyebilirsiniz ne de koşabilirsiniz. Ya altmış derece yokuş yukarı çıkacaksınız çıkabilirseniz, ya altmış derece yokuş aşağı yuvarlanma riskiyle karşı karşıyasınız.

Diyaliz bağımlısı kronik böbrek hastası iseniz tedaviyi destekler bir hayat tarzını sürdürmek zorundasınız demektir.

Benim haftada en az üç gün otuzar dakika yürümem gerekiyor ki, metabolizmam kısmen de olsa çalışsın; böbreklerin yükünü hafifletsin. Yanımızda yöremizde benim rahatlıkla yürüyebileceğim bir zemin yok, etrafımız dağ bayır...

Çok değerli arkadaşım, Malatya'nın Kadim Ailelerinden Alacahanlı Ailesine mensup Fuat Tokaç vaktiyle bir sohbetimiz sırasında söz etmişti Yüzüncü Yıl Parkında yaptıkları sportif yürüyüşlerinden, aklımda kalmış. Hiç gitmemişim bilmiyorun parkın yerini, ama dert değil, Malatya merkezde bulunan MOTAŞ Danışmadan öğrenirim diyerek sabah kalkar kalkmaz 8 D hat numaralı otobüsümüzün saat 7 seferine yetiştim.

11 B hat numaralı otobüsle de Yüzüncü Yıl Parkına vâsıl olduğumda saat 7.50'yi gösteriyordu.

Park, Malatya koşullarında ve geleneksel alışkanlıkları göz önünde bulundurulduğunda hem yüzölçümü açısından hem de açgözlü yağmacı, istilacı esnaf taifesine peşkeş çekilmemesi açısından huzur adası gibi görkemli görünüyordu.

Yüzüncü Yıl Parkı

Ana giriş yoluna girdiğimde geniş ve uzun bir yol önümde yürümem için sanki beni bekliyordu. Pazar günü olduğundan ortam hem oldukça sakin ve kimsecikler yoktu. Yürüdüğüm esnada Parkımızın yapılış hikâyesini Ankara'daki Gençlik Parkına benzettim. 1936 Yılında yapılan Gençlik Parkı bugün Ankaralıların şehrin ortasında nefes alacakları bir vaha gibi huzur bahçesi. Yarın, Yüzüncü Yıl Parkı da Malatya için aynı işlevi görecek; yeşillikler içinde muhteşem bir hizmet olarak ziyaretçilerine kültürel ve sosyal alanlarda ufuk açıcı bakış açıları kazandıracaktır. Teşekkürler Selahattin Gürkan.

Yüz Karası Çirkinlikler

Yürüyüş amacıyla gittiğim parkın güzellik ve en önemli sosyal ihtiyaç büyüsünün altındayken ben, gördüğüm güzelim çimlerin, çiçeklerin üzerine atılmış sigara paketlerini, kola şişelerini, sigara izmaritleri ve kabuklu çekirdek atıkları beni şoka soktu.

Bu vandallığı yapanlar kesinlikle insan olamazlar.

Yüzüncü Yıl Parkı

Behey hayvan herif, senin o parkta ne işin var, sen git çöp döküm mahallerinde dilediğince sigaranı zıkkımlan, dilediğince pislik içinde yaşama özlemini tatmin et.

Seni şehrin medeni kuralları bağlamıyorsa, senin şehirde yaşaman, havasını soluman suyunu kullanman israftan başka birşey değil.  

Bu hususta Belediyeye çok iş düşüyor.

Sivil görevlilerce bu vandallar suçüstü tespit edilerek "Çevreyi Kirletme Cezası" ile cezalandırılmalıdırlar.

Yorumlar 9
Fuat 28 Temmuz 2026 14:47

Malatya nın heryeri pislik içinde Bu memleket çok göç almış gelenlerde maalesef en alt tabaka Sokakta yürürken tiksiniyor insan Ucubeler basmış memleketi

Sade Vatandaş 28 Temmuz 2026 13:40

Burada anlatılan olayın küçük bir kısmı maalesef. Yüzüncü Yıl Parkıyla ilgili bir yazı yapılacaksa bu sorun aşağılara düşer. Sizden ricam bu konuyu daha iyi araştırıp daha detaylı bir yazı yazarsanız çok daha faydalı olur. Teşekkürler Selahattin Gürkan 'da olmamış onu da biraz araştırırsanız sileceğinizi düşünüyorum. Şimdilik fazla birşey yazmayalım. Saygılarımla...

Murat 28 Temmuz 2026 10:47

Heryer aynı.Malatyada 4 yıldır kanunsuzluk ve kuralsızlık başladı.Bu da malatyayı yönetenlerin sayesinde oldu.Mülki idare kamu kurumları,kimseye karışmayın olursa böyle bişey çıkar ortaya.Gercek malatyalı varmı acaba ortada kalmış Malatya yabancılaşmış.Daha bu iyi günlerimiz.ileriki zamanlarda kapıya çıkarmayacağız.Mulki idare görev yapmazsa her şey serbest olursa bu durumlar ortaya çıkar.Yeter artık bu toplumu şimarttığınız.

Serkan 28 Temmuz 2026 09:59

Mevcut noktalara kamera lazım tespit edilip ceza kesilirse bir daha yapmaz hayvanlar

Nesibe 28 Temmuz 2026 09:20

Hocam Rabbim acil şifalar versin, eski sağlığınıza tez zamanda kavuştursun. İnsanlarımız parkları ne yazık ki hoyratça kullanıyor. Çöplüğe çevirdikleri ortamları sadece bir kez kullanacakmış gibi tüketiyorlar. Oturma yerlerini, parkları çok sürmez harabeye çevirirler. Bunun önüne geçecek tek uygulama ise sizin de belirttiğiniz üzere cezai yaptırımlar

Murat 27 Temmuz 2026 21:44

Teşekkürler.ben de uyardım bu insan dışı varlıkları.Seni ilgilendirmez diye bakış attılar.Lütfen para cazası olsun.Yetkililer bu konuyu boş geçmesin.

Mehmet 27 Temmuz 2026 13:03

Çok anlamlı bir konuya değimilmiş.

Mehmet 27 Temmuz 2026 13:02

Gerçekten toplumun en nüyük diyorum kanayan yarası çevre temizliliğine duyarsızlıkTeşekkür ederiz bu yazı için ,bu çöpü yere atanlara en ağır Ceza verilmeli.Mutlaka bunlar tespit edilmeli(Lütfen hayvanlara hakaret etmiyelim insan olduğunu sanan bu insan müsveddeleri...)Vahdettin bey bir kaç kere şikayet etmemize rağmen kesinlikle herhangi bir işlem yapılmıyor saygılarımla.

Veli 27 Temmuz 2026 06:47

Vahdettin bey çok güzel bir konuya deginmissiniz burada belediyeye çok iş düşüyor. Ancak maalesef belediyeler öyle bir baştan savma yönetiyorlar ki sosyal alanlar kaderine terk edilmiş.

Yazarın Diğer Yazıları