Değerli okurlar,
Geçtiğimiz günlerde Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi ( BİLSAM ) tarafından ilgili kişi ve kurumların katılımıyla gerçekleştirilen 'Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri' raporu kamuoyuna açıklandı.
Malatya'nın en önemli tarımsal ürünü olan Kayısı meyvesinin bugünden yarına uzanan taşıdığı ekonomik değerinin geleceğine dair çok geniş katılımla gerçekleştirilen kapsamlı raporu, bilim insanlarının, üreticiler ve ilgili kişilerin görüş ve deneyimlerinden doğan bilgi sentezinden oluştu. Dileriz rapordan çıkarılması gereken uyarıları, başta resmi kurumlar olmak üzere üretici çiftçiler ve ilgili diğer kişi ve tüzel yapılar harfiyen dikkate alırlar.
Rapordan sosyal yaklaşımlar:
"Malatya ve yöresinde her yıl 80–100 bin ton kuru kayısı üretilerek ihraç edilmekte ve bundan yaklaşık 350- 400 milyon dolar döviz girdisi sağlanmaktadır. Malatya’da 50 civarındaki kayısı işleme tesisinde yaklaşık 5.000 kişi çalışmaktadır. Ayrıca, 300 kadar esnaf ve tüccar ile 50’yi aşkın ihracatçı da kayısı işletmeciliği ile uğraşmaktadır.
Yine ilimizde 10’u aşkın firma kayısı makineleri imalatı yapmaktadır. Bunun yanı sıra çiftçi kayıt sistemi (ÇKS) verilerine göre ilimizde yaklaşık 30.000 aile kayısı tarımıyla uğraşmakta ve doğrudan ya da dolaylı olarak yaklaşık 200.000 kişi geçimini bu sektörden temin etmektedir. İlimizdeki meyve alanlarının %80’ini kayısı bahçeleri oluşturmaktadır. Bu durum aynı zamanda tek boyutlu (monokültür) bir meyve üretimine işaret etmektedir.
Malatya Kayısısı, yerel ve bölgesel ekonomi açısından yüksek katma değer potansiyeline sahip bir ürün olmasına rağmen, mevcut değer zinciri yapısı bu potansiyelin adil ve sürdürülebilir biçimde paylaşılmasını sınırlamaktadır. Üretimden nihai tüketime kadar uzanan süreçte katma değerin önemli bir bölümü, üretim aşaması dışındaki halkalarda yoğunlaşmakta; üreticinin gelir payı ise iklimsel ve piyasa risklerine açık kalmaktadır. Kayısının pazarlanması ve tüketimiyle ilgili temel hedef; kayısıyı üreticinin, aracının, ihracatçının, ithalatçının ve perakendecinin makul düzeyde kar elde edebildiği, tüketicinin ise makul fiyata tüketebildiği bir ürüne dönüştürmek olmalıdır."
Kayısının gıda olarak ve sair işlevselliği:
"Kayısı, taze olarak tüketilmenin yanı sıra başka birçok kullanım alanına sahiptir. İşlenmiş kayısı, dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, kayısı pulpu, kayısı nektarı, kayısılı içecekler, kayısılı pulp konservesi, kayısı reçeli, kayısı marmelatı, kayısı jöle ve kreması, kuru kayısı, toz kayısı, kıyılmış kayısı, küp doğranmış kuru kayısı, ekstrüzyon kayısı mamülleri (pestil vb.), kayısı şekerlemeleri, kayısı ekstraktı ve esansı, kayısı likörü, kayısı jelatin mamulleri, kayısı brendi, kayısılı pasta, kek, bar vb. mamuller bunlardan bazılarıdır.
Kayısının iç çekirdeği (badem) ise badem yağı, benzaldehit, furfural, aktif karbon, aroma esansı, amigdalin ve hidrosiyanik asit yapımında kullanılmaktadır. Kayısı çekirdeği çerez olarak da tüketilmektedir. Kayısı ağacının gövde ve dalları ile kayısı çekirdeği kabuğu yakacak olarak kullanılırken, yaprakları hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir. Kayısı ağaçlarının dal ve yaprakları makinelerle doğranarak ve hayvan gübresiyle zenginleştirilerek organik madde olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca İngiltere Newcastle Üniversitesinde tarafından yapılan bir çalışmada kayısı çekirdeği kabuklarının biyoyakıt ve biyogaz üretiminde kullanılmıştır."
Dünya piyasasındaki pastanın ortakları artıyor; kıran kırana rekabet şart:
"Dünya kuru kayısı üretimi tarihsel olarak Türkiye merkezlidir ve Türkiye tek başına küresel üretimin yarısından fazlasını karşılamaktadır. Bu üretimin büyük bölümü Malatya ve çevresinde yoğunlaşmıştır. Ancak son yıllarda Orta Asya ülkeleri başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin üretim ve ihracat kapasitelerini artırmaları, küresel ticaret dengesinde kademeli bir değişime işaret etmektedir. Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan gibi ülkeler uygun iklim koşulları ve düşük üretim maliyetleri sayesinde küresel pazarlarda daha görünür hale gelmektedir. Bu ülkelerin ihracat hacimleri Türkiye ile kıyaslandığında halen sınırlı olmakla birlikte, büyüme hızları ve devlet destekli üretim politikaları dikkate alındığında orta vadede rekabet baskısının artacağı öngörülmektedir "
Coğrafi İşaret Belgesi ve Oluşturduğu Kültür
Hukuki ve ticari güvence:
"Ulusal ve uluslararası düzeyde alınan coğrafi işaret belgesi, Malatya kayısısında ürünün kalite özellikleri ile birlikte üretici ve tüketici haklarının korunması açısından önemli bir hukuki ve ticari güvence belgesidir. Ancak coğrafi işaretin sağladığı bu avantaj, henüz tam anlamıyla ekonomik değere dönüştürülebilmiş değildir.
Malatya kayısısı, yalnızca tarımsal bir ürün değil; aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğinin bir parçasıdır. Yüzyıllara dayanan üretim kültürü, yerel bilgi birikimi ve toplumsal hafıza, bu ürünü kolay taklit edilemez kılmaktadır. Bu kültürel sermaye, doğru bir marka stratejisi ile birleştiğinde Malatya Kayısısını küresel pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir konuma taşıyabilir. Sonuç olarak Malatya Kayısısının sahip olduğu stratejik üstünlükler, doğal ve tarihsel avantajların ötesinde; doğru yönetişim, kalite güvencesi ve pazarlama stratejileriyle desteklenmesi gereken bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu üstünlüklerin sürdürülebilirliği, yalnızca üretimin devamlılığı ile değil; bu üretimin nasıl, hangi standartlarda ve hangi hedeflerle yapıldığıyla doğrudan ilişkilidir."
Ekonomik ve Sosyal Riskler: Üreticinin Sektörden Çekilmesi
2035 Perspektifinde dikkatle ele alınması gereken bir diğer risk alanı, üreticilerin sektörden çekilme eğilimidir. Tekrarlayan don olayları, gelir belirsizliği ve artan girdi maliyetleri özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler için kayısı tarımını ekonomik açıdan sürdürülemez hale getirebilir. Bu durum, üretim alanlarının daralmasına ve kırsal istihdamın azalmasına yol açabilir. Üreticilerin sektörden çekilmesi, yalnızca ekonomik değil; sosyal ve demografik sonuçlar da doğuracaktır. Kırsal alanlarda yaşlanan nüfus, tarımsal bilginin kuşaklar arası aktarımını zorlaştıracak; bu da üretim kapasitesinin uzun vadede daha da zayıflamasına neden olacaktır.
Sözün Özü:
"Malatya Kayısısının geleceği, geçmişte elde edilen başarılara dayalı bir üretim anlayışıyla değil; bilim temelli, iklim duyarlı ve katma değer odaklı bir stratejiyle güvence altına alınabilir.
Kapsamlı bir dönüşüm için gerekli adımlar atılmadığı takdirde, bugünün riskleri yarının kalıcı kayıplarına dönüşecektir.
Buna karşılık önerilen stratejik yol haritasının kararlılıkla uygulanması; Malatya Kayısısını iklim değişikliği koşullarında dahi güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir bir konuma taşıyacaktır.
Kısacası bu rapor, karar vericilere açık ve net bir çağrı niteliğindedir: Malatya Kayısısının mevcut üretim ve yönetim modeli, bu koşullar altında sürdürülebilir değildir.
Sektörün; bilim temelli, iklim duyarlı ve katma değer odaklı bir stratejik dönüşüme ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaç ertelenemez.
Bu ihtiyacı ertelemeye kalkışanlar tarih, toplum ve vicdanlarına karşı sorumlu olacaklardır"

