Nevzat Kaya

Boykot: Bir Alışveriş Tercihi Değil, İman ve Namus Meselesidir!

Nevzat Kaya

Bugün insanlık tarihin en karanlık, en vahşi ve en aşağılık soykırımlarından birine şahitlik ediyor. Karşımızda sadece siyasi bir güç değil, çocukları katletmekten zevk alan, kadınların iffetine göz diken, masumların kanıyla beslenen barbar bir Siyonist zihniyet var. İşte tam bu noktada sormak mecburiyetindeyiz. Sizin evinizi basıp ailenizi katleden, iffetinize el uzatan, evlatlarınızı bombalarla parçalayan bir caninin marketinden gidip alışveriş yapar mısınız? Ona mermi, ona bomba, ona lojistik destek sağlayacak tek bir kuruşu kendi elinizle teslim eder misiniz? Asla! O halde Siyonizm’e fon sağlayan markalara uzatılan her kuruş, Gazzeli bir bebeğin göğsüne saplanan kurşundur. Bu yüzden boykot, sıradan bir ekonomik tercih veya geçici bir protesto değildir. Boykot, tam manasıyla bir namus meselesidir.

Mücadeleyi doğru yere nişan almak ve karşımızdaki Siyonist odakların en büyük ilahının dünya malı ve sömürge çarkları olduğunu bilmek zorundayız. Kur'an-ı Kerim, onların bu dünyaya ve maddeye olan hastalıklı bağlılıklarını Bakara Suresi 96. ayette apaçık ortaya koymuştur: "Yemin olsun ki, sen onları insanların yaşama en düşkünü olarak bulursun..." Onlar için dünya malı canlarından bile kıymetlidir. Öyleyse onlarla savaşmanın en etkili yollarından biri, taptıkları o dünya malını ellerinden almak, ticaretlerini baltalamaktır. Çünkü onların ticaretinin gerilemesi, doğrudan canlarından can koparılması demektir. Tarih bunun en büyük şahididir. Asr-ı Saadet’te, İslam’a ve Müslümanlara ihanet eden Beni Kurayza ve Beni Nadir Yahudileri, can korkusundan önce mal korkusuna düşmüşlerdi. Haşr Suresi'nde de zikredildiği üzere, onların kalelerini sarsan ve teslim olmalarını sağlayan hamlelerden biri, lojistik ve ekonomik güçleri olan hurma ağaçlarının kesilmesi ve mallarının zarar görmesi olmuştu. Dünyalıkları ellerinden gidince tüm dengeleri, normalleri bozuldu ve zillet içinde boyun eğdiler. Bugün de Siyonist çete, küresel boykot dalgası karşısında aynı korkuyu ve zilleti yaşamaktadır. Müslümanlar ve insanlığını yitirmemiş tüm vicdan sahipleri boykota çelikten bir iradeyle sarıldığında, bu Siyonist şebekenin nasıl geri adım atacağını, nasıl diz çökeceğini hep birlikte göreceğiz.

Cephede tanka karşı taşla, bombaya karşı göğsüyle direnen mücahitlerin arkasındaki lojistik cephe biziz. Boykot, evlerimizde, mutfaklarımızda, ceplerimizde başlattığımız amansız bir cihaddır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: "Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin." (Ebu Davud) Bugün malımızla cihad etmenin en somut, en net yolu, düşmanın malını boykot etmek ve kendi yerli, helal iktisadi nizamımızı kurmaktır. Mümin, her alışverişinde safını belirleyen bir İslam devrimcisidir. Aldığı her ürünle ya zalimin zulmüne ya da mazlumun direnişine ortak olur.

Bunca feryada, gözümüzün önünde parçalanan bebek bedenlerine ve yapılan tüm boykot çağrılarına rağmen hala kayıtsız kalanlara ise ne demeli? Üç kuruşluk bir fiyat indirimine, bir market kampanyasına tav olup katillerin markalarına koşanlar, nasıl bir gafletin içindedir? Açık konuşmak gerekirse, İslam coğrafyası kan ağlarken, Siyonizm’in markalarını umursamazca tüketmeye devam etmek, katillere bile isteye arka çıkmaktır. Bu umursamazlık ve dünya menfaatine yenik düşme hali, münafıklık alametinden başka bir şey değildir. Münafık, ümmetin dertleriyle dertlenmeyen, menfaati neredeyse safını oraya kıran kişidir. Daha da ötesi, Siyonist İsrail’in insanlık dışı soykırımını bile isteye finanse eden, "bana ne" diyerek zalimin çarkına su taşıyan ve bu haysiyetsiz duruşu savunanlar, üzerinde küfür alametleri taşıyan birer manevi bozguncudur. Kim zalimin safını güzeller ve onun ekonomisini beslerse o zalimle haşrolacaktır.

Bu mücadele, son Siyonist barbar yeryüzünden temizlenene kadar sürecek olan bir izzet ve zillet savaşıdır. Boykotu gevşetmek, cepheyi terk etmektir. Bir Müslüman, düşmanına kurşun parası ödeyecek kadar alçalamaz, namusunu pazarlık konusu yapamaz. Boykotu bir yaşam biçimi, bir cihad şuuru haline getirmek zorundayız. Rehavete kapılma, "Benim almamla ne değişir" deme! Safını belli et, iradeni ortaya koy ve bu küresel zulüm çarkını imanın, boykotun darbesiyle yerle bir et! Unutma, boykot imandır, boykot cihaddır, boykot namustur!

Yorumlar 1
Berrin 19 Haziran 2026 07:46

Yazı elbette güzel hazırlanmış emek verilmiş ve kesinliklede katılıyorum. Zira T.C hükümeti niçin boykot etmiyor? Onlarla alışveriş yapıyor en büyük sorun bu değil mi?

Yazarın Diğer Yazıları