Kuru Söylemler
Nesibe Aldemir
Sözlerin tükendiği zaman dilimlerinde söz söylemek kalemi ve kelamı hayli zorluyor. Hainlerin hainliği sergilediği İstiklâl Caddesi kana boyandı. Ertesi gün şanlı bayrağımızla süslendi Aziz İstanbul. Zalime, haine ve düşmana verilecek en güzel cevap yıkılmadan, yok olmadan ve yeniden dirilerek yolumuza devam etmektir elbette.
Yaşadığımız topraklarda barış ve huzur içinde insanca yaşamak istiyoruz ve dualarımızı da bu yönde yapıyoruz. Terör belası yıllardır ülkemizin kanayan yarası. Bu yara yeri geliyor günahsız Ecrinlerin canına kıyıyor yeri geliyor eli kınalı Mehmetçiği hedef alıyor. Bağrında evlat acısıyla vuslata gün sayarak yaşayan şehit anneleri, anne karnında yetim kalan şehit çocukları ve gencecik yaşta yârinden ayrı düşen şehit hanımları... Haince yapılan bir patlamada evladıyla ölüme sessizce yürüyenler... Hayaller, hüzünler, sevinçler... Bir sonbahar günü ç/alınan umut dolu hayatlar... Ne akıl kesiyor ne de yürek tartıyor insanın bu denli zalimleşmesini. Ne yere ne de göğe sığıyor yüreklere sığmayan bu tarifsiz acı.
Karıncayı incitmekten sakınan yürek ise bu zalimliği yapan, destekleyen veya sempati duyan da nedir? Bir et parçası evet. Nefesi bir başka nefeslere bağlı, zalim ellerde büyümüş, kahrolası zihinlerin akıttığı zehirlerle beslenmiş ve en nihayetinde iyi oynayan bir kukla olmuş. Sonra üzerine koca bir ülkenin laneti yağmış bir hain. Fotoğraflardaki ifadesiz yüzünde insanlıktan zerre kalmamış. Ve tüm ülke yüreğini soğukturcasına her yerde fotoğrafını paylaşıp yayınlıyor lanetle.
Bitiyor mu terör, lanetlerimiz artıkça? Geçiyor mu Ecrin'nin annesinin yanan yüreğinin sızısı? Söyleyin şimdi canlar, patlamada hayatını kaybeden canlar için kaç fatiha okuduk. Durumlarımıza koyduğumuz 24 saatlik zaman dilimi kadar yüreğimizde taze tutabiliyor muyuz bu acıyı, hüznü, gözyaşını, hainlere ve haine olan öfkemizi...
Dağıldık azizim. Ve büyük bir uykudayız 'bireysel hayatlarımızda." Üzerimizi örten de yok. O yüzden üşüyor ruhumuz, kalbimiz. Bizi biz yapan değerlerden koptuk. Uzağız en yakınımıza bile. Ve ayrışmak için teyakkuzda bekliyor nefsimiz. Sosyal medyaları bayraklarla donattığımız kadar gönlümüzü vatan aşkıyla donatamıyoruz. Her birimizin derdi biraz daha birbirimizden ç/almak. Arkamızı dönüyoruz daha bir adım atmadan eksiklerimiz, yanlışlarımız veya yanlış anlaşılmalarımız ok misali üzerimize üzerimize atılıyor. Bir kuruş daha fazla kazanmak uğruna insanlığını, onurunu ve izzetini yere sermek için hazır kıta bekliyor birçoğumuz. Olmadık zamları yapanlar, olmadık bedelleri ödetmekten çekinmeyenler sizler de vatanseverdiniz doğru ya. Ne alakası var demeyin kıymetli dostlarım. Konumuz vatanı sevmekse canla başla sevmeli insan. Dilimizden kalbimize işlemeyen bir sevgi göstermeliktir.
Gelin bir ayna tutalım gerçeklerimize. Bağrımıza dirisini basmadığımız her çocuk göz göre göre terörün yemi oluyor. Öyle ya ailesi tarafından tutulmayan her can, denizde boğulmamak adına önüne çıkan ilk oltaya atılıyor. Sözde hepimizde büyük bir vatan sevgisi var ya. Öze dönünce bir başkalaşım geçiyoruz. Birbirinin ayağını kaydırmak için pusuda bekleyen mi dersin, ne kadar yükseğe satarsam o kadar kârda olduğunu sanan mı dersin? Akraba ilişkilerinde yıkıcı davranan, evdeki kızına gelinine hayatı zindan eden büyükler, kayınvalideleri bir illet hastalık gibi gören gelinler/güveyler, sözüm ona bizi çok seven tayfa, daha ilk düşmemizle içini huzur kaplayan kirli kalpler, siyaseti kullanarak her türlü yolsuzluğu hayat felsefesi yapan kravatlı, takım elbiseli adamlar, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yerken rahatsızlık duymayanlar... Sorsan hepimiz bir vatan aşığız. Hepimiz terörü lanetliyoruz. Sahi dilimiz kalbimizin sesinden haberdar mı? Bir türlü uymuyor besteler. Nağmeler bu yüzden lezzet vermiyor kulağa. Hadi sende at bir tweet parmaklarının vicdanı rahatlasın! Ya da dostlar bizi sosyal medyada görsün hesabı.
Söylemim farklı anlaşılmasın dostlar. Hainlerin karşında sesimiz de sözümüz de elbette ki gür çıkacak. Ve safımızı her alanda belli etmeliyiz. Fakat başımıza gelen olayları iyi okuyalım, doğru yorumlayalım ve çıkarımlarda bulunalım. Aksi halde kuru kuruya yaptığımız lanetler işe yaramayacak vesselâm.