Mehmet Zeki Dinçarslan

Ne Haber AHBAP!

Mehmet Zeki Dinçarslan

Güvenme ihtiyacının hedefini şaşma durumları her gün farklı bir faciaya sebep oluyor. İnsanımızın sebep-sonuç ilişkisi kurma hususunda büyük sıkıntıları var. Ekranlarda çok fazla gördüğü yüzleri içselleştirip kendine yakın görmek de doğru sebep-sonuç ilişkisi kuramamanın bir neticesi. Çok fazla ekrana maruz kalmak çok fazla simayı insanların iç dünyasına sokuyor. Doğru düşünememek bu insanların güvenilecek, sığınılacak, inanılacak kimseler olduğu algısını zihinlere yerleştiriyor. Halbuki durum çok farklı. Öyle ekranda görülen her tip göründüğü gibi değil. Hatta bana sorarsanız hiçbiri değil. Varlık sebepleri sizi eğlendirmek olan kimseleri abartmanın anlamı yok. İnsanları eğlendirme işlevi gören şarkıcı, türkücü, oyuncu gibi kimselerin iyilik elçilerine dönüşmesi inandırıcı değil. Kişi neye alışmışsa onu sürdürür. Rol yapmaya alışmış kimse rol yapmayı sürdürür. Gerçek kimliğini de çok rahat gizler sizden. Bu maskeli baloda kimsenin gerçek yüzünü göremeyiz. Bunu herkesin kafasına sokması gerekiyor.

Haluk Levent su yüzüne çıkmış bir örnek fakat insanların bu eğilimleri bu konuda sürekli aldatıldıklarının ve aldatılacaklarının işareti. Bir zamanlar sokak hayvanlarına mama almak gibi faaliyetleri ile duyduğumuz Haluk Levent'in ahbap derneği zaman içerisinde çapını büyüttü, depremle birlikte büyük miktarda paraları yönetmeye başladı. Haluk Levent bir şarkıcı olarak insanları eğlendiriyorken bir de baktık ki anketlerde "en güvenilir kişi" listelerine zirveden girmiş. Adam şarkıcı. Bir kanaat önderi değil, bir bilim insanı değil, bir düşünür değil. Sadece bir şarkıcı. Kendisi bile şaşırdı bu kadar abartıldığına. Haluk Levent bu olayda suçlu olabilir fakat kabahatin hepsi de bu şarkıcıya ait değil. İnsanların güvenilecek kimse seçerken uyguladıkları kriterler kendileri ile ilgili tehlikeli bir eğilimi de ele veriyor. Karakteri nereye koyacağını şaşırmış ergenler gibi, güven duygusunu nereye yönlendireceklerini şaşırıyorlar.

Gelin, kime güvenip kime güvenmeyeceğimiz konusunu bir netleştirelim. Televizyonlarda çıkan şarkıcıların sesine, yorumuna, şarkısına hayran olmanızda bir beis yok fakat kişiliklerine itibar etmenin bir anlamı yok. Aralarında iyi kalpliler de olabilir kötü niyetliler de. Kimse sahnelerde kötü yüzünü göstermez. Dolayısı ile şarkıcıya güvenmenin anlamı yok. Oyuncular zaten ekmek paraları için rol yapan kişiler. Bir oyuncu bir filmde nur yüzlü bir hocayı oynarken başka bir filmde cani bir katili oynayabilir. Bizim insanımız hoca rolünde gördüğü kişinin peşine düşüp mürit olmaya hevesleniyor. Halbuki adam oyuncu. Ekmeği için hoca kılığına da girer şeytan kılığına da. Kanaat önderi gömleğini oyunculara giydirmenin alemi yok. Televizyonlarda sık sık boy gösteren bazı medya maymunları da hayran kitlesi topluyor, güvenilirlik listelerine giriyor. Para için maymun gibi takla atan tiplere itibar etmenin ne anlamı var? Soytarılık altın çağını yaşıyor diye soytarıları tepemize çıkarmayalım artık lütfen.

Sosyal medyada bir anda ünlenen tipler, ekranlarda sürekli gördüğünüz sanatçılar-siyasetçiler filan var ya. Hepsi size en iyi yüzlerini gösteriyorlar. Sonra bir skandal çıkınca da apışıp kalıyorsunuz. "Senden bunu beklemezdim" diyorsunuz. O adam ailenizden birisi ya da en yakın dostunu değil ki hayal kırıklığına uğrayasınız. Adamın hiçbir özelliğini bilmiyorsunuz. Sadece size gösterdiği kadarına vakıfsınız. Neden bu kadar güvenesiniz ki? Bir de çıkmış ekranlara "sanatçı topluma örnek olmalıdır" diyenler var. Sizin sanatçı dediğiniz tipler aile hayatlarıyla olsun, yaşam biçimleriyle olsun topluma örnek olmak şöyle dursun, çocuklarımız bunlara benzemesin diye dua edeceğiniz tipler. Ne hadlerineymiş ki topluma örnek olsunlar.

Futbolcusu, oyuncusu, şarkıcısı, program sunucusu, sosyal medya içerik üreticisi... Adı ne olursa olsun bunların her birisi sizi eğlendirmek için var olan insanlar. Temel amaçları sizi eğlendirerek para kazanmak. Bu cümleyi büyük harfle yazıp gözlerinizi yormak istemiyorum fakat tekrar edebilirim: Bunların temel amacı sizi eğlendirmek. Yani, temel amacı sizi eğlendirmek olan kişilere karşı güven duygusu beslemeniz anlamsız. Sizi eğlendirip cebinizden para çıkarmanızı bekleyen kişilerin karakterleri yüzlerindeki maskelerden okunmaz. O yüzden aklınızda-aklımızda bulunsun: Birisine güvenmeniz gerekiyorsa o kişiyle önce bir tanışın. Çocuklara nasıl davranıyor, eşine nasıl davranıyor, yanında çalışan varsa nasıl davranıyor, çevresine karşı saygılı mı, iki farklı ortamda farklı davranıyor mu, rol mü yapıyor, halı sahada maç yaparken kişiliği değişiyor mu, ortak bir yemekte başkasının önünden yiyor mu... Bunun gibi yüzlerce soruya cevap verebilmeniz lazım güvenecekseniz. Yoksa, sadece ekranlara bakarak kimseye boş yere güvenmeyin sonra skandalları çıkar, üzülürsünüz.

Yorumlar 1
MUSTAFA 21 Temmuz 2026 09:04

Çok güzel bir tespit, umarım toplum olarak bilinçlenir , temel amaçları insanları eğlendirmek olan kişilere anlamsız yere aşırı bir değer verip tekrardan duvara toslamayız.

Yazarın Diğer Yazıları