İki yanlış bir doğru etmez
Mehmet Zeki Dinçarslan
Malatya şehrinin inşa faaliyetlerinin hızından ve bilgilendirme eksikliklerinden şikayetçiyiz ya, ortada henüz etkilerini net olarak görmediğimizi için farkında olmadığımız daha kritik bir sorun var: Şehrin planı bozuk. Bu bozuk planın üzerine ne inşa edersek edelim iyi olmayacak, güzel neticelenmeyecek.
Öncelikle kabul etmemiz gereken şey, Malatya şehrinin bir hat üzerinde kurulmuş ve bu hat üzerinde gelişmiş olması. Bir şehir düşünün ki sadece A noktasından B noktasına gidiyor ve bu iki nokta arasında bir tane merkez kuruyor her şeyi bu merkezin etrafında şekillendiriyorsunuz. Alt merkezleriniz yok ve A-B hattı dışında başka bir hattınız da yok. Mühendislik bilimi açısından bakalım mesela. Şehir bir yerleşim yeri değil de bir makine olsun, bir mekanizma olsun. Sadece A-B aksında çalışan bir su sistemi olsun. Eninden sonunda büyük sorunlara gebe olacaktır. Alternatifsiz bir yerleşim yeri ne tarafından bakarsanız bakın sorunlar getirir. Ekonomi bilimi açısından bakarsak o hattın etrafında olan arazi parçaları, evler, işyerleri astronomik rakamlara ulaşacak, alım gücü sınırlarını zorlayacaktır. Örnekleri çoğaltıp kafanızı şişirmek istemiyorum. Nihayetinde İkizce-Üniversite arasında kalmış bir şehir ve sadece Çarşı dediğimiz alanın merkez olduğu bir yapı var. Bu sağlıksız yapının üzerine ne bina ederseniz edin ileride sorun olacaktır. Bugün yeniden inşa edilen bu şehrin yine aynı aks üzerinde olması ve yine aynı hatanın yapılması bu şehirde yarın yaşayacaklar için sorunları da beraberinde getirecektir.
Tekrara düştüğümün farkındayım fakat daha önce bu konuyu farklı bir pencereden size göstermeye çalışmıştım bugün başka bir pencere açmaya çalışıyorum. Şehrin genel planında birden fazla alt merkezin oluşturulması ve birden fazla hattın olması gerekiyor. Şehir A noktasından B noktasına gidilen düz bir hat değil birbirine paralel en az 5-6 tane ana hat ve bunları kesen daha fazla sayıdaki bağlantı yollarından oluşmalı. Buraların alt yapıları artık hiçbir şeyin yapılmasının mümkün olmayacağı bir zaman ertelenmek yerine önümüzdeki elli yılın, yüz yılın planına göre yapılmaya başlanmalı ya da programlanmalı. Bu şekilde bir strateji ile hem gelecek nesillerin daha huzurlu bir ortamda yaşayacak olmaları teminat altına alınmış olur hem de şehir bir çekim merkezi haline gelir. Sanayici fabrika yapacak alan bulamıyor, bulsa yerleşim yerlerine uzak olduğu için eleman temininde zorluk çekiyor. Ulaşım çok zor ve yer yer trafik kilitleniyor. Esnaf, dar alanlara yüksek kiralar vermek zorunda kalıyor ve ister istemez maliyeti son tüketiciye yansıtıyor. Bu ve bunun gibi onlarca olumsuzluğun sebebi dar bir alana sıkışmış bir şehirde yaşıyor oluşumuz.
Şehrin genişleyecek yeri var. Verimsiz ve zemini sağlam bir Sivas yolu var örneğin ya da güneye giderseniz zemini sağlam yerlerle karşılaşabilirsiniz. Sivas yolu yeni bir alt merkez olabilir bugün çalışılmaya başlanırsa. Çözümsüzlük çözüm değil, sadece iyi niyetle çalışmaya başlamak gerekiyor. Yerel yönetimlerin amacı birilerinin gayrimenkulüne değer kazandırmak, birilerininkinin değerinin düşmesine engel olmak, birilerinin inşaattan daha fazla kazanmasına yardımcı olmaksa tabi ki aynı aksın üzerinde devam etmek gerekiyor. Gelecek yüz yılın planını yapmak ve bizden sonraki kuşaklara daha yaşanabilir, daha müreffeh bir Malatya bırakmak isteyenlerin işi daha zor ve meşakkatli. Kuvvetli bir irade ile yapılan yanlışlardan vazgeçmek, doğru planlama ve uygulamalarla geleceği inşa etmek için yapılan yanlıştan vazgeçmek ve doğru adımları atmaya derhal başlamak gerekiyor.