Yerli oyuncu kontenjanı
Abdullah Ergün
Süper ligde yer alan kulüplerin, transfer döneminde izledikleri yol haritası yıldız futbolcular üzerine kurulmuş gözüküyor. Yerli oyuncu bakımından yapılacak olan tercihler saha içindeki görüntüyü farklı noktalara taşıyacak bir sezon futbolseverleri bekliyor. Alt yapıya önem veren kulüplerin, yetenekli ve kaliteli oyuncu yetiştirerek ilk zamanlarda kendi kulüplerinde daha sonra Arda Güler örneğinde olduğu gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerine satma düşüncesi alt yapı manifestonun ilk sırasında yer alıyor.
Gelişim liglerinde yer alan genç futbolcularımız, Avrupa’daki yaşıtlarından farklı bir ortamda futbolcu olmak için mücadele diyorlar.
Avrupalı yaşıtları gibi sekiz veya dokuz çim sahanının yan yana olduğu, birden fazla doktorun görev yaptığı eğitim ve aile konularında kulüplerin yaptıklarının uzağında futbolcu olma hayallerini gerçekleştirmek istiyorlar.
Günümüzde futbolcu bonservisleri ve futbolculara ödenen rakamlara baktığımız zaman alt yapının kulüpler için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.
Bizim alt yapı futbolcular ile Avrupa’daki alt yapılarda görev yapan futbolcular arasında en büyük fark Türk futbolcularının Avrupalı futbolculara daha göre daha yetenekli olması.
Almanya’da görev yapan bir alt yapı antrenörünün “ Alt yapıdaki Türk futbolcuların daha yetenekli olmaları hem bizim için hemde kendileri için büyük avantaj “ olduğunu belirtmesi benim için sürpriz olmadı. Gerçekten Türk futbolcuları doğuştan yetenekli, fakat çalışma ortamı ve bu yetenekleri daha da geliştirecek ortamın olmaması büyük dezavantaj.
Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerinde Türk asıllı liglerde mücadele ediyorlar. Bu futbolcuların doğuştan yetenekleri ve sonrasında kendilerine sağlanan imkanlarla geldikleri nokta gazete sayfalarında sıkça yazılıyor. Son yıllarda ulusal takımımızın alt yapıları dahil her kategoride Avrupa’da futbol yaşantılarına devam futbolcular forma giymeye devam ediyorlar. Bu isimlerden bazıları futbola başladıkları ülkenin ulusal formasını giymek için kendilerine yapılan baskılar sonucu Ulusal takımımızın formasını giymekten vazgeçiyorlar. Yakın bir gelecekte Avrupa’nın üst seviyedeki liglerinde Avrupa’da futbol serüvenine başlayan Türk futbolcuların sayı olarak fazla olduğu günleri de göreceğiz.
Ülkemizde de Avrupa’daki alt yapı modellerine uygun ortamın sağlanması halinde ulusal anlamda daha başarılı yerlere gelebiliriz.
Genç bir nüfusa sahibiz. Bu nüfusun büyük çoğunluğu futbolu çok seviyor. Böylesine büyük bir avantaja da sahibiz.
Futbol Federasyonu’nun her sezon “yap-boz” haline getirdiği yabancı oyuncu sayısı konusundaki tutarsızlık yerli oyunculara olan ilgiyi her sezon daha da önemli hale getiriyor.