Abdullah Ergün

Tozun İçinde Dayanışma

Abdullah Ergün

Şehir merkezinden geçen herkesin son zamanlarda ortak bir manzarayla karşılaştığı kesin: toz, toprak ve çamur. Çarşıya yolu düşenler için bu görüntü artık neredeyse günlük hayatın bir parçasına dönüşmüş durumda. Fakat bayram yaklaştıkça şehir merkezindeki çalışmaların temposu da belirgin biçimde artmış görünüyor.

Şehrin hafızasında önemli bir yer tutan bazı binalar artık son günlerini yaşıyor. Can Sineması’nın bulunduğu alan ve Büyük Baharatçı’nın olduğu yer bunların başında geliyor. Aynı şekilde Kışla Caddesi’nin bir bölümünün de benzer bir dönüşüm sürecine girmesi bekleniyor.

Bu binalar sadece beton ve tuğladan ibaret değildi. Özellikle orta yaş ve üzeri kuşak için Can Sineması ve Büyük Baharatçı’nın bulunduğu alan, şehrin sosyal hayatının önemli duraklarından biriydi. Kovboy filmlerinden Yeşilçam melodramlarına kadar birçok anının biriktiği bu mekânlar bugün sosyal medyada sık sık paylaşılan nostaljik hatıraların da merkezinde yer alıyor.

Öte yandan çarşıda yürütülen çalışmalar sadece yıkımla sınırlı değil. Kışla Caddesi’nden başlayıp Fuzuli Caddesi’ne kadar uzanan bölgede adeta bir hareketlilik yaşanıyor. Dar alanlarda çalışan iş makineleri, sürekli değişen trafik akışı ve çevredeki esnaf ile vatandaşlar derken şehir merkezinde oldukça yoğun bir tablo ortaya çıkıyor.

Ancak bu tablonun en dikkat çekici tarafı, sahada yalnızca görevlilerin bulunmaması. Kapalı Çarşı çevresinde gönüllü yapı denetim ekipleri ve TOKİ gönüllüleri de çalışmalara destek veriyor. Kimi zaman bir iş makinesine geri manevrada yardımcı oluyorlar, kimi zaman sürücülere yön gösteriyorlar, kimi zaman da küçük bir trafik düzeni sağlamaya çalışıyorlar.

Ortaya çıkan görüntüler ise ister istemez biraz “trajikomik” bir hava taşıyor. Bir kepçenin geri geri ilerlediği dar bir sokakta el işaretleriyle yön veren bir gönüllü, sıkışan araçlar, olan biteni merakla izleyen vatandaşlar… Zaman zaman şehir merkezinde adeta küçük bir açık hava sahnesi kurulmuş gibi oluyor.

Aslında bu gönüllüler bu sahnelere yabancı değil. Daha önce alt geçit çalışmalarında da benzer şekilde sahada yer almış, işlerin daha düzenli ilerlemesi için ciddi bir fedakârlık göstermişlerdi. Bugün de aynı anlayışla, herhangi bir karşılık beklemeden şehrin düzenine katkı sunmaya çalışıyorlar.

Elbette şehir merkezinde hâlâ toz da var, gürültü de. Bu durum zaman zaman sabır da zorluyor. Ancak bütün bu karmaşanın içinde gözden kaçmaması gereken başka bir gerçek daha var: Bu şehirde ihtiyaç olduğunda insanlar sadece izleyen taraf olmuyor.

Belki ortaya çıkan görüntüler zaman zaman biraz trajikomik. Ama o görüntülerin içinde bir şey daha var: dayanışma.

Çünkü şehir dediğimiz yer sadece binalardan ibaret değildir. Şehri ayakta tutan, o şehre sahip çıkan insanlardır. Bugün Malatya’da gördüğümüz şey de tam olarak budur.

Yazarın Diğer Yazıları