Abdullah Ergün

Malatya Futbolu Aynı Hataları Tekrarlar mı?

Abdullah Ergün

Son yıllarda Malatya futbolunda yaşanan olumsuzlukları anlatan onlarca yazı kaleme aldım. Her yazının sonunda da aynı temennide bulundum: "İnşallah bu uyarılar gerçekleşmez."

Bugün dönüp geriye baktığımızda görüyoruz ki, yıllardır elde edilen geçici başarılar aslında sadece günü kurtarmış. Kalıcı bir futbol düzeni kurulmadığı gibi, sorunların üzeri de kısa süreli başarılarla örtülmüş.

Toplum olarak anlık heyecanları seviyoruz. Bir galibiyetle her şeyi unutuyor, bir mağlubiyetle de her şeyi yıkıyoruz. Futbolu da maalesef bu duygularla yönetmeye çalışıyoruz. Oysa futbol; plan, sabır ve kurumsal akıl isteyen uzun soluklu bir süreçtir.

Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor bunun en somut örnekleri oldu. Teknik direktörlük kariyerine bu kulüplerde başlayan birçok ismin, yıllar sonra hatıralarını yazarken Malatya'yı ayrı bir başlık altında anlatacaklarına inanıyorum. Çünkü burada yaşananlar, Türk futbolunda ders olarak okutulabilecek nitelikte.

Yıllarca İstanbul merkezli yönetimlerin transfer politikalarıyla, dışarıdan kurulan kadrolarla bu şehrin futbol kültürünün ayakta kalamayacağını söyleyenler oldu. Ancak o uyarılar ya duyulmadı ya da duyulmak istenmedi.

Bugün ise tablo ortada...

Malatyaspor adeta kaderine terk edilmiş durumda. Yeni Malatyaspor ise aldığı rekor puan silme cezalarının ardından bir alt lige düştü. Bir zamanlar Süper Lig'de Avrupa kupalarında mücadele eden iki kulübün bugün geldiği nokta, yalnızca sportif bir başarısızlık değil; kötü yönetimin, plansızlığın ve vizyonsuzluğun sonucudur.

Dün Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü tarafından yapılan açıklamayla Yeni Malatyaspor'un lige katılmama kararının kamuoyuna duyurulması, son günlerde yapılan birçok tartışmanın da ne kadar anlamsız olduğunu ortaya koydu.

Peki şimdi ne olacak?

Daha düne kadar Yeşilyurt Spor Kulübü'nün kullandığı tesislerin Yeni Malatyaspor'a verilmesini hararetle savunanlar bugün sessiz. Ne bir açıklama var ne de ortaya konulan bir çözüm önerisi. Maalesef bu sessizlik de Malatya futbolunun alışık olduğu tablolardan biri.

***

Liglerin başlamasına günler kalmış olmasına rağmen Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün beklenen profesyonel bir yapıya kavuşamamış olması ciddi bir risk taşıyor. Gerekli kurumsal adımlar atılmazsa, bugün Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor'un yaşadığı sıkıntıları yarın Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü'nün yaşaması kimse için sürpriz olmayacaktır.

İşin bir başka boyutu ise yerel yönetimlerin futbola bakışıdır. Belediye başkanlarının sezon maliyetleri konusundaki görüşmelerinde telaffuz edilen rakamlar karşısında yaşadığı şaşkınlığı anlamak mümkün. Çünkü profesyonel futbol, dışarıdan göründüğü kadar basit bir alan değildir. Plansız yapılan her harcama, gelecekte çok daha ağır faturalar olarak kulüplerin önüne çıkar.

Transfer döneminin en hareketli günlerinin yaşandığı bu süreçte izlenen politikanın son derece dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Takıma katılacak futbolcuların, Teknik Direktör Mehmet Ak'ın raporu ve talepleri doğrultusunda transfer edilmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde, sadece isim yapmak adına gerçekleştirilecek transferler sezon içerisinde telafisi zor sorunları beraberinde getirebilir.

Bununla birlikte kulübün mali disiplinini koruması ve kurumsallaşma sürecini eş zamanlı olarak hayata geçirmesi en az transferler kadar önemlidir. Sağlam bir mali yapı oluşturulmadan, yetki ve sorumlulukların net şekilde belirlenmediği kurumsal bir yönetim anlayışı benimsenmeden elde edilecek başarılar kalıcı olmayacaktır.

Malatya futbolunun bugün ihtiyacı olan şey yeni bir kahraman değil, yeni bir anlayıştır.

Liglerin başlamasıyla birlikte saha içinde işler istenildiği gibi gitmezse, tribünlerden yükselecek tepkilerin bugünden öngörülmesi zor değil. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan Malatya futbolu, böylesi bir baskı ortamında yeniden bir geriye gidiş sarmalına sürüklenebilir. Bunun örneklerini daha önce hem Malatyaspor'da hem de Yeni Malatyaspor'da acı şekilde yaşadık.

Ne yazık ki futbolun sadece başarıdan beslenmesini isteyenler kadar, kaostan beslenenler de vardır. Kriz ortamını fırsata çevirmeye çalışan, her olumsuzluğu yeni bir hesaplaşmanın zemini haline getiren bu anlayış, Türk futbolunun değişmeyen gerçeklerinden biridir. Eğer akıl, sağduyu ve ortak sorumluluk duygusu devreye girmezse, yarın tribünlerde başlayacak bir tepkinin kısa sürede kulübün geleceğini tehdit eden yeni bir krize dönüşmesi hiç kimseyi şaşırtmamalıdır.

Çünkü futbol; günü kurtaranların değil, geleceği planlayanların oyunudur.

Aksi halde bu şehir, her sezon aynı hayal kırıklıklarını yaşamaya ve "Nerede hata yaptık?" sorusunu sormaya devam edecektir.

Yazarın Diğer Yazıları