Malatya'da Son Tango
Abdullah Ergün
Malatya’da futbol adına bir sezonun daha sonuna geliyoruz. Geride kalan süreçte liglerde yer alan temsilcilerimizin sık sık gelgitler yaşadığı bu sezonda, Malatyaspor’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Her sezon olduğu gibi iddialı bir kadro oluşturarak lige başlayan, ancak yine bilinen hatalar sonrasında takımdan ayrılan önemli oyuncuların ardından beklenen sona endeksli tablo bir kez daha hayata geçti.
Bölgesel Amatör Lig’de kendi evinde son kez sahaya çıkan Malatyaspor’un, Kayseri temsilcisi Kocasinan Şimşekspor karşısında ortaya koyduğu görüntü; maç öncesi ve maç esnasında yaşananlarla adeta “benden bu kadar” mesajı verdi. Bu karşılaşma, yıllardır süren yanlışların, ihmallerin ve sorumsuzlukların sahaya yansıyan en çıplak haliydi.
Maç öncesinde rakip takım sahaya çıkmış, ısınmasını yapmış, profesyonel bir ciddiyetle görevini yerine getiriyordu. O sırada Malatyaspor’un maça çıkıp çıkmayacağı bile belirsizdi. Bir kulüp düşünün ki, kendi sahasında oynayacağı maç öncesi sahaya çıkıp çıkmayacağı tartışılıyor. Bu, sadece sportif bir zafiyet değil; kurumsal bir çöküşün açık ilanıdır.
Ve sonra…
Maçın başlamasına dakikalar kala futbolcuların ısınmadan bir anda sahaya çıkması.
Bu görüntü, bir plansızlığın, bir başıboşluğun ve en önemlisi bir yönetim zaafının fotoğrafıydı. Bir zamanlar Türkiye’nin saygı duyduğu, Süper Lig’de mücadele eden, Avrupa kupalarında boy gösteren Malatyaspor’un bugün geldiği nokta tam olarak budur: Hazırlıksız, belirsiz ve sahipsiz.
Burada artık kimse kaderden, şanssızlıktan ya da imkânsızlıklardan söz etmemeli. Çünkü mesele yokluk değil, yönetememektir. Mesele para değil, vizyonsuzluktur. Mesele futbolcular değil, kulübü bu hale getiren anlayıştır.
Malatya futbolu yıllardır ağır ağır geriye gidiyor. Tribünler boşalıyor, altyapı zayıflıyor, güven kayboluyor. Ama en acısı, kimsenin gerçek anlamda sorumluluk almamasıdır. Herkes konuşuyor, herkes izliyor; fakat kimse hesap vermiyor.
Bu şehir futbolu hak ediyor.
Bu taraftar ciddiyeti hak ediyor.
Malatyaspor’un taşıdığı arma ise sahipsizliği değil, onuru hak ediyor.
Artık sorulması gereken soru şudur:
Malatyaspor’u bu noktaya kim getirdi ve bu gidişin hesabını kim verecek?
Çünkü görünen o ki, sahada oynanan sadece bir maç değil; Malatyaspor’un mücadele ettiği lige bir vedasıdır. Bundan sonraki süreçte ise asıl merak edilen konu şudur:
Malatyaspor’un yöneticileri gelinen son noktada ortaya çıkan tablodan sonra nasıl bir yol haritası çizecek?