Malatya'da Kültür ve Üniversite Gerçeği
Abdullah Ergün
Malatya’da gündem çoğu zaman yaşam, siyaset ve spor üçgeninde şekilleniyor. Oysa şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren bazı konular var ki, yeterince konuşulmuyor. Bunlardan biri de kültürel altyapı ve üniversitenin şehir hayatına yaptığı katkıdır.
Son yıllarda İnönü Üniversitesinde gerçekleştirilen etkinliklerin şehrin sosyo-ekonomik yapısına sağladığı katkı artık daha görünür hâle gelmeye başladı. Özellikle kültür, sanat ve akademik içerikli organizasyonların üniversite çatısı altında yapılması, sadece öğrenciler için değil, şehir halkı için de önemli bir kazanım olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün Malatya’da düzenlenen birçok etkinliğin adresi, zorunlu olarak üniversite yerleşkesi oluyor. Bunun temel nedeni ise şehir merkezinde bulunan mevcut kongre ve kültür merkezinin kapasite ve teknik imkân açısından ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmasıdır. Bu nedenle bazı önemli programlar, şehrin dışında yer almasına rağmen donanımı ve salon kapasitesiyle öne çıkan İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştiriliyor.
Şehrin dışında bir konumda bulunmasına rağmen her etkinlikte belirli bir izleyici sayısına ulaşılması, Malatyalıların kültürel faaliyetlere olan ilgisini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada salonunu ve imkânlarını şehir halkının hizmetine sunan İnönü Üniversitesi, takdiri hak eden bir duruş sergiliyor.
Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken konu, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine giren Malatya’da, şehrin büyüklüğüne ve ihtiyaçlarına uygun modern bir kongre ve kültür merkezinin hâlâ bulunmamasıdır. Büyükşehir unvanı taşıyan bir şehir için bu eksiklik, sadece bir altyapı sorunu değil, aynı zamanda kültürel gelişimin önündeki önemli bir engel olarak değerlendirilmelidir.
Bugün Kayseri’de, Konya’da, Bursa’da ve Sivas’ta bulunan kongre ve kültür merkezleri şehirlerin sosyal ve ekonomik hayatına ciddi katkılar sağlamaya devam ediyor. Bu şehirler, düzenledikleri fuarlar, sempozyumlar ve kültürel etkinliklerle hem şehir ekonomisini canlandırıyor hem de şehirlerin marka değerini artırıyor. Malatya’nın ise bu alanda geri kalması kabul edilebilir bir durum değildir.
Öte yandan mesleğimiz açısından yakından takip ettiğimiz bir başka önemli gelişme de İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesinde son yıllarda oluşan güçlü birlikteliktir.
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın yönetiminde diğer hocalarımızın, öğrencilere mesleğin eğitimi noktasında yerel medya ile kurulacak ilişkilerin ve onların bilgi ile birikimlerinin ne kadar önemli olduğuna dair yaptıkları vurgular, geleceğin gazetecilerinin moral ve motivasyonu açısından büyük önem taşıyor.
Akademi ile yerel medya arasındaki iş birliğinin artması, geleceğin gazetecileri için son derece değerli bir kazanım anlamına geliyor. Öğrencilerin sahadaki deneyimle buluşması, mesleğin geleceği açısından umut verici bir tablo ortaya koyuyor.
İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünün, İletişim Eğitimi Değerlendirme Akreditasyon Kurulu tarafından 5 yıl süreyle tam akredite edilmesi ve bu gurur verici haberi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eylem Şentürk Kara’dan almak, bir gazeteci olarak bana büyük bir mutluluk yaşattı.
***
Kültürel hayatın bir başka önemli ayağını ise müzik ve sanat etkinlikleri oluşturuyor. Son yıllarda Malatya’da düzenlenen konserlerin ana omurgasını, Malatya Musiki Derneği ile birlikte İnönü Üniversitesi Müzik Bölümünde görev yapan, aynı zamanda derneğin koro şefliğini üstlenen Dr. Öğr. Üyesi M. Zeki Giray’ın yanı sıra üniversitede görev yapan öğretim görevlileri ve öğrenciler oluşturuyor.
21 Nisan’da gerçekleştirilecek ve üniversitede görev yapan personelin sahne alacağı konserin provasını izlerken, koroda görevli personelin heyecanını görmek gerçekten çok güzeldi. Sahneye çıkmadan önce yaşanan o tatlı telaş ve heyecan, müziğe verilen emeğin en somut göstergesi olarak dikkat çekiyordu.
Şef M. Zeki Giray, Dr. Öğr. Üyesi Orçun Akgün, İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden Prof. Dr. Fatma Nisan, Yabancı Diller Yüksekokulu hocalarından Dr. Emrah Boynukara, ve koroda görev yapan diğer isimlerin şarkıları seslendirirken yaşadıkları heyecanı son derece doğal karşılamak gerekiyor. Çünkü sahneye çıkmadan önce hissedilen bu duygu, sanatın en samimi tarafını yansıtıyor.
Prova sırasında özellikle Yıldırım Gürses’in bestesi “Mazideki Aşk” adlı eserin icrası dikkat çekiciydi. Eserin melodik yapısı kadar o andaki yorum da dinleyenlere güçlü bir duygu geçirdi. Şimdiden söylenebilir ki, 21 Nisan’da yapılacak konserin oldukça başarılı geçeceğine dair önemli işaretler veriliyor.
Sonuç olarak, üniversite ile şehir arasındaki bağın güçlenmesi, sadece eğitim açısından değil, sosyal ve kültürel gelişim açısından da büyük önem taşıyor. Deprem sonrası yeniden ayağa kalkmaya hazırlanan Malatya için sanatın, kültürün ve ortak üretimin değeri her zamankinden daha fazla hissediliyor.
Malatya’nın geleceğini konuşurken yalnızca bugünü değil, yarını da düşünmek zorundayız. Ve bu yarının içinde güçlü bir kültürel altyapı, modern bir kongre merkezi ve sanatla iç içe yaşayan bir şehir vizyonu mutlaka yer almalıdır.
Yıllar önce üniversite ile şehir arasında hissedilen mesafe, bugün gerçekleştirilen etkinlikler ve üniversitenin bu konudaki vizyoner yaklaşımı sayesinde adeta ortadan kalkmış, yerini güçlü bir iş birliğine bırakmış durumda.