Galibiyetler Gelince Hatırlanan Takım
Abdullah Ergün
Futbolda başarı yalnızca puan tablosunu değiştirmez.
Tribünlerin havasını, kulislerin dilini ve ortalıkta görünmeyen insanları da bir anda değiştirir.
Malatya Yeşilyurt Spor son haftalarda kazanmaya başlayınca Malatya’da yine tanıdık bir manzara ortaya çıktı.
Düne kadar ortalarda görünmeyenler bugün kulübün geleceği hakkında konuşmaya, fotoğraf karelerinde yer almaya başladı.
Malatya futbolunu biraz yakından takip edenler için bu tablo hiç de yeni değil.
Aynı sahneyi yıllar önce Malatyaspor’da gördük. Daha sonra Yeni Malatyaspor’da yaşadık. Takım iyi giderken etraf kalabalıklaşır, işler bozulunca herkes ortadan kaybolur.
Bugün benzer bir hikâyenin Malatya Yeşilyurt Spor üzerinden yeniden yazılmaya başlandığını görmek zor değil.
Bu takımı Bölgesel Amatör Lig’den beri takip ediyorum.
Eksi 10 dereceyi bulan soğuklarda basın tribününde çoğu zaman iki kişiyle maç izledik.
Tribünler genelde boştu, bazen protokol koltukları bile.
Ama bir avuç insan vardı.
Gerçekten oradaydı.
Takımı yalnız bırakmayan insanlar…
Şimdi ise tablo değişti.
Niğde Belediyespor maçında bir anda herkes Malatya Yeşilyurt Spor’u hatırladı.
Daha düne kadar ortada görünmeyenler, bugün kulübün geleceği hakkında fikir beyan etmeye başladı.
Buraya kadar sorun yok.
Sorun şu: Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor’un bugün geldiği noktayı unutanlar var.
O kulüpler nasıl bu hale geldi?
Kimler o süreçlerde sahnenin önündeydi?
Kimler gerçekten emek verdi, kimler sadece görünmek istedi?
Eğer gerçekten ders çıkarılmayacaksa, aynı hataların Malatya Yeşilyurt Spor’da da yaşanması işten bile değil.
Yönetim değişikliğiyle kurumsal bir yapı oluşturmaya çalışan bu kulübün aynı girdaba sürüklenmesi, Malatya futbolu adına büyük bir kayıp olur.
Ben sezon boyunca izlediğim maçlarda sahadaki artıları ve eksileri yazdım. Analiz yaptım.
Başta yönetim olmak üzere teknik heyete ve futbolculara katkı sunmaya çalıştım.
Ama görünen o ki sahne yeniden hareketlenmeye başladı.
Uzun zamandır ortalıkta görünmeyen bazı isimler bir anda kulübün etrafında belirmeye başladı.
Ve görünen o ki sahne, yıllar önce Malatya futbolunda yaşanan istenmeyen sürecin aktörlerine doğru yeniden yöneliyor.
Bu yüzden bende kenara çekilmeyi tercih ediyorum.
Daha önce Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor’da yaşadığım görüntüleri tekrar yaşamak istemiyorum.
Yemekli toplantılarda Malatya Yeşilyurt Spor’un geleceğini anlatan meslektaşlarımın kalan maçlarda basın tribününde de görünmelerinde bir sakınca yok.
Bu noktadan sonra Malatya Yeşilyurt Spor’u takip etmeyi; kulübe yakın olmayı tercih edenlere, yönetimle fikir paylaşmak isteyenlere ve yorum yapmayı seven bazı gazeteci arkadaşlara bırakıyorum.
Benim için ise hikâye burada bitiyor.
Ben bu takımı kimsenin hatırlamadığı günlerde de takip ettim.
Eksi derecelerde, boş tribünlere oynanan maçları da izledim.
Şimdi tribünler kısmen dolarken kenara çekilmeyi tercih ediyorum.
Çünkü Malatya futbolunda kazananın yanında olmak kolaydır.
Zor olan, kimse yokken de orada kalabilmektir.
Kalan maçlarda Malatya Yeşilyurt Spor yönetimine, teknik heyetine ve sahada mücadele eden futbolculara başarılar diliyorum.