Futbolda En Tehlikeli Transfer: Yanlış Yönetici
Abdullah Ergün
Liglerin tescil edilmesiyle birlikte kulüpler yeni sezon hazırlıklarına başladı. Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü ile başlayan kongre süreci Battalgazi Belediyespor'un genel kurulu ile tamamlandı. Kağıt üzerinde her şey olması gerektiği gibi ilerliyor. Ancak kağıt üzerindeki tablo, verilen mesaj ile saha gerçeği arasında yıllardır kapanmayan büyük bir uçurum var.
Bu sezon şehir futbolu adına umut dolu cümleler kurmayı gerçekten isterdim. Ancak yaşananları görmezden gelerek pembe bir tablo çizmek ne gazetecilikle ne de bu şehrin futboluna karşı duyduğumuz sorumlulukla bağdaşır.
Her kongreden sonra aynı cümleleri duyuyoruz.
Harcama kalemlerinin kalkan eller sonrasında aklanmasının yanında sezon bütçesinin de kabul edilmesi ve sonrasında “Kalıcı başarı", "kurumsallaşma", "altyapıya önem", "borçsuz kulüp", "şampiyonluk hedefi"... konuşmalarıyla kongreler tamamlanıyor.
Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor'un yaşadıkları futbolun almanak yönünü iyi kullananların arşivlerinde duruyor. Kontrolsüz borçlanma, günü kurtarmaya yönelik transfer politikaları, popülist yönetim anlayışı ve hesap vermeyen idareciler, Malatya futbolunun yıllarca emek verilerek oluşturduğu marka değerini adeta yerle bir etti. Bugün o enkazın altında ezilen sadece kulüpler değil, o şehrin futbolda dibe vurmasıdır.
En acı tarafı ise yaşanan bunca çöküşe rağmen kimsenin gerçek anlamda hesap vermemiş olmasıdır.
Malatyaspor’un küme düşmesinden sonra dönemin kulüp başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin “takımı süper lige taşıyacağım” benzerindeki söylemi sadece İstanbul’da verilen mesajda kaldı. Benzer tablonun Yeni Malatyaspor’a uyarlanışında da Adil Gevrek, iş hayatıyla bilmediği futbol yönetim biçimi arasındaki uçurumun faturası yine Malatya futboluna kesildi. Yanlış kararların bedelini yöneticiler değil, futbolcular, altyapıdaki çocuklar, kulüp çalışanları ve tribünlerde takımını destekleyen insanlar ödedi. Şimdi ise aynı anlayış, farklı isimlerle yeniden sahne almaya hazırlanıyor.
Bugün yapılan açıklamalar ile kulüplerin ekonomik gerçekleri arasında büyük bir uçurum var. Gelir belli, gider belli, mali tablo ortada. Buna rağmen hala gerçeklerden uzak hedefler açıklanıyorsa, bunun adı vizyon değil, kamuoyunu oyalamaktır.
Malatya futbolunun en büyük sorunu sadece para değildir. Çünkü doğru yönetilen birçok kulüp, çok daha mütevazı bütçelerle önemli başarılar elde ediyor. Asıl sorun; plansızlık, günü kurtarma anlayışı ve hesap verme kültürünün bir türlü oluşmamasıdır.
Şehrin futbolu artık lafla yönetilemez. Kongre salonlarında verilen vaatler, sezon başladıktan birkaç hafta sonra unutuluyorsa, o kongrelerin de yapılan açıklamaların da hiçbir anlamı kalmaz.
Bu sezon da Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü, şehrin futbol adına en önemli temsilcisi ve lokomotif takımı konumunda olacak. Geçtiğimiz sezon şampiyonluğu son anda kaçıran sarı-yeşilliler, ortaya koyduğu mücadeleyle önemli bir başarı hikayesi yazdı. Ancak final oynamanın sadece sportif değil, ekonomik bedeli de ortaya çıktı. O süreçte yapılan harcamaların ve yükselen maliyetlerin, bu sezon oluşturulacak bütçeyi doğrudan etkileyeceği de unutulmamalıdır.
Tam da bu nedenle Malatya futbolu kritik bir yol ayrımındadır. Ya geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılarak akılcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı hayata geçirilecek ya da yıllardır izlediğimiz başarısızlık senaryosu yeniden sahnelenecek.
Son yıllarda futbolun içinden gelmeyen isimlerin kulüplerde yönetici olarak görev alması da üzerinde durulması gereken önemli bir sorundur. Futbolu tanımadan, kulüp yönetimini yalnızca idari bir görev olarak gören anlayışla başarı beklemek, çölde vaha aramaktan farksızdır.
Özellikle belediye destekli kulüplerde oluşturulan yönetim kurullarının nasıl çalışacağı bu sezonun kaderini belirleyecek en önemli unsurlardan biri olacak. Asıl işi futbol olmayan, masa başındaki görevinin yanı sıra kulüp yöneticiliğine getirilen kişilerin bu sorumluluğu sadece verilen bir talimat olarak görmesi, kulüplere katkı sağlamaz; tam aksine yeni sorunların kapısını aralar. Futbol, mesai saatleri içinde yürütülecek sıradan bir bürokratik görev değildir. Futbol; bilgi, tecrübe, fedakarlık ve sürekli sahada olmayı gerektirir. Masada oturarak futbol yönetmeye çalışan anlayışın bugüne kadar hangi kulübü başarıya ulaştırdığına kimse örnek gösteremez. Eğer yöneticilik, yalnızca protokolde yer almak ya da resmi toplantılara katılmaktan ibaret görülmeye devam ederse, bunun faturası sezon sonunda yine kulüplere ve bu şehrin futboluna kesilecektir.
Malatya futbolunun artık işi bilen yöneticilere, gerçek futbol aklına ve hesap verebilen bir yönetim anlayışına ihtiyacı var. Aksi halde Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor’un aralarına bir yenisi daha eklenebilir.