Bir Savaş Eksikti!
Abdullah Ergün
Dünyayı etkisi altına alan salgın hastalığın ortadan kalkması ve daha fazla can kaybının yaşanmaması için verilen mücadelelerden sonra bulunan aşının olumlu etkileri görülmeye başlamışken, Emperyalist güçlerin manifestolarında her zaman var olan "Bizim dediğimiz olacak" felsefesi mutlu tabloya daha fazla fırsat vermeden devreye girdi.
Ukrayna ile Rusya arasında son günlerde önce diplomatik temaslarla başlayan ve gerilim filmlerini aratmayan final sahnelerinden sonra sahneye yıllardan beri dünyanın şerifliğine soyunan en büyük Emperyalist güç olan ABD'nin konuya bilinen agresifliğinin eklenmesiyle yine en çok zararı sivillerin göreceği savaş başladı.
Birinci ve ikinci dünya savaşlarının çıkış nedenlerinin anlatıldığı ve gösterildiği belgesellerden sonra bu savaşların bazı güçlerin savaş çığlıklarının eseri olduğunun anlaşılmasından sonra bir daha böyle çılgınlıkların yaşanmaması için verilen barış söylemleri yine boşa çıktı.
Benzer görüntünün Afrika ve Ortadoğu versiyonunda yaşananlarını gördükten sonra filmin ana temasının gelecek yılların kendileri açısından sorunsuz geçmesi için alt yapıların oluşturulmasına yönelik olduğu da anlaşıldı.
Artan nüfus ve beraberinde gelen sorunlar yumağının daha fazla sorunları beraberinde getireceğini düşünen süper güçler, kendilere avantaj sağlayacak toprakları işgal etme gibi orta çağ zihniyetini hayata geçirerek problemleri çözme gayreti içindeler.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Ukrayna'nın yeraltı kaynakları konusunda iyi konumda olması, yıllardan beri Rusya'nın bugün uygulamaya koyduğu işgalin nedenleri arasında bulunuyor.
Askeri güç olarak Ukrayna'nın çok önünde yer alan Rusya'nın klasik ABD, NATO ve AB'nin yapacağı kınamaların yetersiz kalacağını bildiğinden "Ben bu işi yapacağım" düşüncesi tarih sayfalarında yer alacak savaşı da beraberinde getirdi.
Televizyon ekranlarında işgal ve sonrasında başlayan savaşla ilgili uzmanların anlatımlarını izledikten sonra sorunun hiçte kolay çözülemeyeceği görülüyor.
Savaş ve Barış ikilemi arasında savaşın meşruluğunu savunan diplomatları gördükten sonra gelecek adına fazla iyimser olunmaması gerekiyor.
Konunun diplomatik yollarla çözümünü isteyen ülkelerin başında gelen ABD'nin Rusya'nın işgali karşısında kendilerinde benzer şekilde bazı ülkelerde yapmış olduğu işgalleri hatırlaması gerekiyor.
"Demokrasi ve huzur getireceğim" diye milyonlarca masum sivillerin ölmesine neden olan ve girdiği topraklarda sadece gözyaşı ve sefalet bırakan Şerif, ABD'nin son işgalle ilgili konuşmaması daha gerçekçi olacaktır.