Arda Güler gerçeği
Abdullah Ergün
Süper ligde mutlu sona ulaşan takım Galatasaray oldu. Fenerbahçe ise futbol dışında diğer branşlarda başarılı bir sezonu geride bırakmak üzere…
Halkımızı futbol daha yakından ilgilendiriyor. Sezon sonu panoraması yapılırken Fenerbahçe’nin genç yıldızı Arda Güler ayrı bir özgüyü hakkedecek. Teknik Direktör Jorge Jesus’un inadına rağmen formayı hakkıyla kapan Arda Güler, genç futbolcu yakıştırmasının son ikonu olarak Avrupa’da çok daha iyi yerlere geleceğini gösterdi.
Futbol, büyük paraların döndüğü bir sektör olarak bir başka deyişle geniş pazar ve yeni bir ekonomik güç olarak karşımızda duruyor.
Kulüp idari yapılanmasında sağlam bir ekonomi ve sağlam bir alt yapı gerçeğini uygulamaya çalışıyorlar.
Kulüpler artık genç ve yetenekli futbolcudan daha fazla kazanç sağlamak için bütün imkanları seferber ediyor.
Fenerbahçe Spor Kulübü bu sezon Arda güler faktörüyle Avrupa’da en çok konuşulan kulüplerin başında geliyor.
Büyük kulüplerin yıllardan beri uyguladıkları transfer politikalarında beklentilerin altında kalmaları, büyük sorunları da beraberinde getirdi. Buna paralel transfer yapamayan kulüpler, doğal olarak alt yapıdaki futbolculara can simidi gibi sarıldılar. Buda doğal olarak diğer kulüplerin bu anlamda olası bir sıkıntı yaşamaması için sağlam bir alt yapı oluşumunu hayata geçirmeye neden oldu.
Bu paralelde yurt genelinde iyi bir tarama ekibiyle bu işin alt yapısını oluşturan kulüplerin sayısı bir hayli fazla.
Dünyanın en iyi liglerinde Brezilyalı futbolcuların olması bütün gözlerin bu ülkeye çevrilmesi için yeterli neden.
Ekonomik olarak üst seviyede olan kulüpler başta Brezilya olmak üzere Afrika’da yer alan bazı ülkelerin futbol dünyalarına girmeye başladılar.
Bugün futbolun seyir oranının en yüksek liglerinin oynandığı Avrupa’da yer alan yıldız futbolcuların futbola başlangıç güzergâhları yukarıda belirttiğim yerlerine geliyor.
Futbol eğitimi ve alt yapı konusunda, Avrupa ülkeleri yetenekli futbolcuları kendi liglerinin alt yapılarında futbolun temel felsefelerini öğrendikten sonra vitrine çıkartıyorlar.
Ligimizin usta golcülerinden Ümit Karan’ın yıllar önce bu konuya yakın bir açıklamasında söyledikleri oldukça çarpıcı;
Türk futbolcusunun Avrupalı meslektaşlarından eksiği nedir? Sorusuna golcü futbolcunun verdiği cevap:
- Bence eksiği değil, fazlası var Türk futbolcusunun. Çünkü buradaki genç futbolcular Avrupa’da gördükleri altyapı eğitimini göremiyor. Oradaki futbolcular eğitimle bir yere geliyor, buradaki futbolcular ise eğitim almadıkları için doğal yetenekleriyle başarılı oluyor. Düşünün bir de Avrupa’daki gibi bir eğitim alsa, Türk futbolcusu Avrupa’nın Brezilyalısı olur. Dünyada bana göre doğal yetenekli iki ülke var. Biri Brezilya, diğeri Türkiye. Aradaki fark onlar eğitimle ilerliyor, biz doğal halimizle yetiniyoruz. Türk futbolcuların yeteneği dünyada kimsede yok, buna inanın. Ben Almanya’da yaşadım, Alman gencini biliyorum, Türk gencini de biliyorum. Almanya’nın genci bizim Türk gencinin pabucu bile olamaz.
Türkiye’de hiç beş senelik proje üreten yönetimler gördünüz mü? Bugünü kurtarayım da benden sonrası tufan düşüncesi var. Günlük yaşıyoruz, yarını düşünen yok. Bu sene şampiyon olalım, seneye bakarız. İşte kupa alıyoruz, dünya üçüncüsü oluyoruz ama sonra sıfır çekiyoruz. Çünkü altyapı, yani devamı yok. Olmaz böyle şey. Sen 10 sene şampiyon olmayı düşünsene.
Avrupalıdan tek eksik yanımız hırsımız ve duygusallığımız olabilir. Çünkü biz Türkler hep duygularla oynuyoruz; Avrupalı ise duygusuz oynuyor. Biz sevgiyle oynuyoruz, onlar tamamen profesyonelce. Bazen bu dezavantaj oluyor, bazen avantaj. Hırsı bazen abarttığımız oluyor. Hırs mantığın önüne geçiyor. Bu da Akdenizli olmaktan kaynaklanıyor.
Bana göre altı yabancı normal, fazlası zarar. Serbest kalması tam bir saçmalık olur. Biz yabancıyı çok seviyoruz. Ama bu özenti yabancının sadece futbolcusuna karşı değil, her şeyin yabancısına karşı bir özenti var. Reklam filmi çevriliyor, yabancılar seçiyor; manken kullanılacak, yabancı tercih ediliyor; futbolcu tercihi yine yabancı.
İşte golcü futbolcunun iki farklı konuda yaptığı açıklama.
Avrupa’da alt yapıda görev yapan antrenörler; “Türk futbolcusunun yetenek konusunda diğer ülkelerinden gelen gençlerden çok ileri olduğunu” belirtiyorlar.
Bizim gençlerin tek eksiğinin çalışma eksikliğini olduklarını da ekliyorlar.
Bugün Avrupa’da futbol kulüplerinde forma giyen futbolcularımızın oynadıkları futbol gazete manşetlerinden inmiyor.
Tek eksik yönümüzü zaten Avrupalı antrenörler açıklamıştı. Fazla çalışmayı sevmiyoruz.
Tek eksiğimiz de bu.
Oyun anlayışı ve sahadaki oyun kurgusuna uyum sağlayacak futbolculara sahibiz.
Bugün Avrupa kulüplerinin alt yapılarında futbol eğitimi alan Türk futbolcuların performansları üst seviyedeki teknik direktörlerin dikkatlerinden kaçmıyor.
Yetenekliyiz fakat bu yeteneklerimizi iyi kullanamıyoruz.
Bu sezon Arda Güler’in ortaya koyduğu performans, alt yapıda görev yapan genç futbolcular içinde büyük umut oldu.