Değerli okurlar,
Tarihleri boyunca genellikle bozguncu ve çatışmacı tabiatları gereğince sürgünden sürgüne savrulmaları neticesinde vatansızlığın acısını çeken Yahudiler en nihayet sürgün edildikleri topraklara yani İsrail'e yeniden yerleştirilmeye başladılar.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya şansölyesi Adolf Hitler'in büyük hışmına maruz kalan Yahudilere Filistin toprakları üzerinde İsrail devleti kurduruldu. Devletin kuruluşu 14 Mayıs 1948'de Tel Aviv'de ilan edilmiş ve ABD ile SSCB gibi büyük güçler tarafından hemen tanınmıştır.
Türkiye, 28 Mart 1949 tarihinde İsrail'i resmen tanıyan ilk Müslüman ülke olmuştur. İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlığı döneminde alınan bu karar, Türkiye'nin Batı bloğuna yakınlaşma politikası kapsamında atılmış önemli bir adımdır.
İsrail'in Kuruluş Sürecindeki Önemli İsimler ve Yapılar:
David Ben-Gurion: İsrail'in başlıca kurucusu ve ilk başbakanıdır; bağımsızlık bildirisini okuyan kişidir.
Theodor Herzl: 1897'de Basel'de Siyonist Kongre'yi toplayarak Yahudi devleti fikrini organize eden ve kurumsallaştıran liderdir.
Yahudi Ajansı (Jewish Agency): Devletin altyapısını kuran, savunma ve yerleşim işlerini yöneten kurumdur.
Dünya Siyonist Teşkilatı: Devletleşme sürecini organize eden yapıdır.
Yeryüzünün Bozguncuları
Yahudiler hakkında Kur'an'da geçen tanımlamalara göre:
Yeryüzünün bozguncuları (müfsid), İslami literatürde Allah'ın emirlerine karşı gelerek zulüm, fitne, haksızlık ve toplumsal düzeni bozma yoluyla fesat çıkaranlar olarak tanımlanır. Kasas 77 ve Bakara 205. ayetlerde, bu kişilerin inançsızlık, kibir ve nankörlükle topluma zarar verdikleri ve Allah'ın bu davranışları sevmediği belirtilir.
Toplumsal Düzeni Bozmak: Adaleti sarsarak haksızlık yapmak, karmaşa ve anarşi çıkarmak.
Doğayı ve Nesli İfsad Etmek: Bakara 205'te belirtildiği üzere, ürünleri (çevre, tarım) ve nesilleri (toplumsal ahlak, aile yapısı) yok etmek.
Nankörlük ve Kibir: Allah'ın nimetlerini inkar edip, servet veya güçle başkalarına büyüklük taslamak.
Savaş ve Fitne Ateşi: Maide 64'te işaret edildiği gibi, sürekli savaş ve çatışma ortamı oluşturmaya çalışmak
Nankörlük Ettiler
Kur'an'da İsrailoğulları (Yahudiler) Hakkında Öne Çıkan Özellikler:
Özel Konum ve Nimetler: Allah onlara Kitap (Tevrat) ve peygamberlik vermiş, Firavun'un zulmünden kurtararak onları alemlere üstün kılmıştır.
Ahde Vefasızlık ve İsyan: Kendilerine verilen nimetlere rağmen Allah'a verdikleri sözü tutmamış, emirleri çiğnemiş ve nankörlük etmişlerdir.
Peygamberlerin Öldürülmesi: Kur'an, İsrailoğulları'nın kendilerine gelen peygamberleri inkar ettiklerini, hatta bir kısmını haksız yere öldürdüklerini vurgular.
İki Büyük Bozgunculuk: İsra Suresi'nde İsrailoğulları'nın yeryüzünde iki defa büyük bozgunculuk çıkaracakları ve bunun sonucunda cezalandırılacakları haber verilir.
İstisna Topluluk: Hepsinin bir olmadığı, içlerinde doğru yolda olan, gece ibadet eden ve Allah'ın âyetlerine uyan "kavm-i sâlihîn" (hayırlı bir topluluk) de bulunduğu belirtilir.
Kur’an’da İsrailoğulları'nın yeryüzünde iki defa büyük bozgunculuk çıkaracakları ve bunun sonucunda cezalandırılacakları belirtiliyor.
--------------------
Tarih Boyunca Yaşadıkları Sürgünler
Yahudiler tarih boyunca farklı dönemlerde ve farklı güçler tarafından yurtlarından sürgün edilmiştir. En bilinen ve büyük sürgünler şunlardır:
Babil Kralı II. Nebukadnezar: MÖ 587-586 yıllarında Kudüs'ü ele geçirerek tapınağı (Birinci Tapınak) yıkmış ve Yahudi halkının büyük bir kısmını Babil'e sürgün etmiştir. Bu olay "Babil Sürgünü" olarak bilinir.
Asurlular: MÖ 8. yüzyılda İsrail Krallığı'nı fethederek kuzeydeki on Yahudi kabilesini sürgün etmiştir.
Romalılar: MS 70 yılında Titus komutasındaki Roma ordusu Kudüs'ü yıkmış ve Yahudileri Filistin topraklarından sürerek "Diaspora"nın (dağılma) en büyüklerinden birini başlatmıştır.
Endülüs (İspanya) Sürgünü: 1492 yılında Hristiyan krallığı İspanya'yı fethettikten sonra Yahudileri İspanya'dan, 1497'de ise Portekiz'den kovmuştur.
Medine'den Sürgün: İslam tarihinde ise Beni Nadir ve Beni Kaynuka gibi Yahudi kabileleri, Medine Sözleşmesi'ne uymadıkları ve ihanet ettikleri gerekçesiyle Hz. Muhammed döneminde Medine'den sürgün edilmişlerdir.
Tarihsel kayıtlara göre Yahudilerin tarih boyunca toplamda 33 kez çeşitli yerlerden sürgün edildikleri ifade edilmektedir.
Dünya sahnesine çıktıkları günden bu yana sürgünden sürgüne savrulan fitneci Yahudiler, bugün olmuş halâ geçmişlerinden ibret almak, ders çıkarmak şöyle dursun daha bir şiddetle milyarlarca tüm insanlığı karşılarına alırcasına hunharca saldırılarına devam ediyorlar.
Gazze'de, Batı Şeria'da, topyekûn Filistin'de, Lübnan'da, taş üstünde taş bırakmayan kudurmuş İsrail, kendi geleceğini yok ettiğinin farkında bile değil.
Amerika'yı arkasına alarak coğrafyamızda bugün için terör estiren İsrail adlı terör örgütünün yarını, yani geleceği karanlık ve kesinlikle yoktur.
Hiçbir güç sonsuz değildir, yakın gelecekte değişecek dünya dengeleri mevcut iktidar güçlerini alaşağı edebilir, işte o zaman kendi elleriyle ektikleri nefret tohumları nedeniyle Yahudilerin sığınacakları ülke bulmaları da imkansız olacaktır.
