Vahdettin Yiğitcan

Milletin Sırtındaki Kene, Bankalar

Vahdettin Yiğitcan

Değerli okurlar,

Emekli bir okurumuzun anlattıkları ülkemizin içinde bulunduğu durumu ve geçmekte olduğumuz sıkıntıların tuzu biberi gibiydi..

Bir yanda bir eli yağda bir eli balda tuzu kuru azınlık bir kesim, diğer yanda canhıraş onurlu bir yaşam çırpınışı içerisinde kıvranan yoksulluk sınırının altındaki yakalarını bankalara kaptırmış milyonlarca vatandaşımız.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yetkililerine göre her gün büyümeye ve ihracat rekorları kırmaya devam ediyoruz. 

Milli gelirimiz artıyor, savunma sanayinde inanılmaz başarılar elde ediyoruz, diğer yanda çarşı ve pazarlarda temel gıda ve ihtiyaç maddelerine yıl içerisinde üç dört katına varan inanılmaz zamlar bindiriliyor.

Hükümet alışılmadık yüksek oranlarda çalışan ve emekli kesimlere zamlar yaparken, beri yanda bu zamları sıfırlamak isteyen sinsi niyetliler iğneden ipliğe yaptıkları zamlarla alınan tedbirleri geçersiz kılıyorlar.

Sözüm ona zincir marketler belli bir süre yüzlerce üründe fiyatları dondurma kararı aldıklarını kamuoyuna duyurdular, ancak listesini yayınlamadılar. Besbelli ki, yaptıkları göz boyama ve 85 milyon vatandaşı sadece kandırmacadan ibaret.

Emekli vatandaşımızın anlattıklarına gelince...

"Bankalar bizim aile ocağımızı söndürdü. Bir hayırsız bekâr oğlum bankanın birinden kredi çekiyor ve sorumsuzca harcıyor. Kredinin ödeme günü geldiğinde elde avuçta olmadığı için ödeyemiyor. Bu kez ikinci bir bankadan önceki kredi borcunu kapatmak için bir diğer bankadan kredi çekiyor. Bu kez iki bankanın ödeme sarmalına girdiğinden üçüncü banka, dördüncü banka, beşinci banka derken tam dokuz bankanın giyotinine kellesini kaptırıyor. Evde annesinin himaye ve koruması altında olduğu için suçluluk duygusu altında olduğundan bir hırsız gibi sessiz sedasız eve geç gelip kimseye görünmeden sabah erkenden çıkıyor. Derbeder halinden ve bu durumundan kuşkulandığım için ısrarla sıkıştırıp hangi bankalara ne kadar borcu bulunduğunu zorla öğrendim. Babası olarak teker teker borcu bulunan bankalara gittiğimde kredi borcunu öğrenmek ve kapatmak istediğimi söylediğimde bankaların verdiği cevap bankalar eliyle yürütülen tam bir mafyatik soygun sarmalının içinde olduğumuzun kanıtıydı.

Cevap şu: "Kişisel verilerin korunması kanunu gereğince hesap bilgilerini veremeyiz. Ancak oğlunuzun hesabına para yatırabilirsiniz."

Yani işin Türkçesiyle diyorlardı ki; "Bizim sağmal kurbanımızı elimizden almanıza izin vermeyiz. Siz bize sürekli para ödemekle mükellefsiniz"

Lafı daha fazla uzatmayayım, bundan tam on beş yıl önce bir emekli vatandaş olarak tüm birikimim olan meblağı ne varsa dört bankaya yatırdım ve kör pişman eve döndüm.

Burada baş suçlu can, mal ve istiklalimizi korumakla görevli devletimiz. Kendi vatandaşını yasalarla koruması gerekirken, vatandaşını bankalarca acımasızca işletilen bir çarkın dişlileri arasında ezilmesine çıkardığı yasalarla rıza gösteriyor.

Evet bankalar elbette olacak, ancak mafyatik bir sarmal mantığıyla işletilmemeli. Bir bankanın kıskacında olan bir vatandaşa ikinci bir bankanın kapısı açılmamalı. Mevcut haliyle bankaların saadet zincirini vatandaşlarımız oluşturuyor.

Geçtiğimiz dönem maaş hesabımı verilen promosyon nedeniyle bir başka bankaya taşıdım. Talebim olmadığı halde hem eski bankam hem de yeni bankam tarafıma kredi kartı gönderdiler. Takdir edersiniz ki, babalarının hayrına göndermiyorlar."

Emekli vatandaşımızın anlattıklarından kimin bir eli yağda bir eli balda olduğunu tekrar etmeye gerek var mı?

Bir de imtiyazlılar var ki, ne itibardan taviz verirler, ne de üç beş maaşa kanaat ederler!

Rahmetli Mahzuni Şerif'in intizarıyla, "Adaletsiz Padişahın Ateşler Düşsün Köşküne"

Vatandaş Kredi Çıkmazında 

Türkiye'de artan hayat pahalılığı vatandaşın alım gücünü düşürürken kredi kart kullanımları da giderek yaygınlaştı.

“Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2022” araştırması 2022 yılı sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam banka ve kredi kartı adedinin yüzde 17’lik bir artışla 340 milyon adede yükseldiğini (99 milyon kredi kartı, 241 milyon banka kartı) gösteriyor. Kartlarla yapılan alışveriş harcamalarının 3 trilyon 708 milyar TL’ye ulaştığı, bu hacim içinde kredi kartı ile yapılan harcamaların da 2 trilyon 954 milyar TL olduğu görülüyor. 
(https://www.tv5.com.tr/nakite-sikisan-vatandas-kredi-kartina-yoneldi)

Bankalar Kârını Beşe Katladı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından, Ağustos 2022 dönemine ilişkin "Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri" raporu yayımlandı.   

Rapora göre bankaların karlılığındaki artış devam ediyor. Sektörün ağustos sonu itibarıyla dönem net karı yüzde 420 artışla 252 milyar 208 milyon liraya yükseldi. (https://www.ntv.com.tr/ntvpara/bankalarin-kari-5-kat-artti,TGRTJSMT50id4ovZCKi3Ow)

Vatandaş Bankalara Habire Borçlanıyor!

Bankaların kredi faizlerini yükseltmesine rağmen yurttaşın bankalara olan borcu hızla büyüyor. Son hafta tüketici kredilerinde 2.6 milyar liralık, kredi kartı borçlarında ise 6.1 milyar liralık artış yaşandı. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) TBMM Grubu haftalık ekonomi raporunda vatandaşın borçlarına ilişkin veriler yer aldı. Buna göre bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan (konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı) borcu takiptekiler de dahil 24 -31 Aralık günleri arasında 8.8 milyar lira daha artarak 1 trilyon 26 milyar liraya çıktı. (https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/yurttasin-bankalara-olan-borcu-hizla-buyuyor-1899204)

Selahattin Gürkan'ın Katılımcı Belediyeciliği!

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Selahattin Gürkan bundan yaklaşık dört yıl önce seçim vaatleri arasında en büyük projesi olarak "Toplumda Sosyal Entegrasyonu Sağlayacağını ve Katılımcı Belediyecilik" anlayışıyla görev yapacağını Malatyalılara müjdeliyordu...

Geçtiğimiz salı günkü haberimizde Malatya'da işletilen ve de çokça da eleştirilen toplu ulaşım aracı trambüse yeni bir hat açılacağı duyuruluyordu... 

Anlaşılan Malatya Büyükşehir Belediyesi birçok ilin beğenmediği trambüsü çok sevmiş. Acaba neden, merak etmeye değmez mi?

Haber şu: "2. Etap Trambüs Hattı Projesi için Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’a borçlanma yetkisi verilmesi hakkındaki Ulaşım Dairesi Başkanlığını teklifi kabul edildi. Trambüs Sisteminin hizmet alanını genişletilecek. 2. Etap Trambüs Hattı Projesi’nin güzergâhı; “Maşti Kavşağı’ndan başlayrak, Hekimhan Kavşağı, Adıyaman Yolu Bulvarı, Yeşilyurt Caddesi, İsmet Paşa Caddesi, Gönültaş Caddesi, Yusuf Özal Caddesi, Çöşnük Kavşağı” güzergâhında mevcut katener sistem altyapısı ile bütünleşecek şekilde yeni katener sistem altyapısı oluşturulacak."

Şimdi ister istemez, "Katılımcı Belediyecilik" sözü veren Başkan Selahattin Gürkan'a sormak hakkımız değil mi?

Şehrimizin toplu ulaşım sistemi için gerçekleştireceğini düşündüğün 2. Etap Trambüs Hattını vatandaşın istiyor mu, istemiyor mu? Veya "Raylı Sistem" mi istiyor... Bu hususta bir araştırma yaptırdın mı?

Kime yada kimlere sordun da bu kararı verdin?

Değerli Başkan Selahattin Gürkan, evleviyetle Katılımcı Belediyeciliğin gereğini yerine getirir misin?

Ağbaba: Bu Kapı Herkese Açık!

Cumhuriyet Halk Partisi genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Bu kapı herkese açık. Kim kendini yalnız, dışlanmış hissediyorsa bu kapının sonuna kadar açık olduğunu ifade etmek istiyorum. Gelsinler, partinin yönetimlerinde, kademelerinde, farklı organlarında, komisyonlarında görev almalarını diliyorum." Diyor. 

Sayın Ağbaba, o kapının varlığını seçim sath-ı mailine girdiğimiz bugün mü hatırladın? 

Şimdiye kadar gönlün ve aklın neredeydi diye sormazlar mı adama? 

Sadıkoğlu'na Sorular

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçtiğimiz günlerde Şire Pazarını ziyaret ederek esnaflar ve kayısı üreticileriyle bir araya gelmiş. Ne güzel...

Esasen Sadıkoğlu duyarlı ve hassas bir insan. Şehrimizin ticari ve sanayi potansiyelini bilmesi izlemesi ve muasır seviyenin üzerine çıkması için gayret sarf etmesi gereken bir görevi ifa ediyor.

Benim çocukluğum "Şire Pazarında" geçti. Biri Rahmetli dedeme bir diğeri de babama ait iki dükkanımız vardı. İnanın günümüzden 60 yıl öncesinden bahsediyorum. Şimdi oralar "Sebze Meyve ve Tavuk Pazarı" olarak işletiliyor. Mezbelelik bir görünüm içerisinde.

Bugünkü Şire Pazarı üçüncü kuşak bir pazar Sancaktar Mezarlığının yanı başında... 

"Dünya Kayısı Başkenti Malatya"nın utanç duyacağı bir hırpani yapılar yığını.

Sadıkoğlu'na sorularıma gelince:

Malatya kayısı ticaretinin toptan ve perakende olmak üzere mevcut halini nasıl görüyorsunuz?

Esnafların müşteri karşılamasından haberiniz var mı?

Genel anlamda satışa sunulan ürünlerin fiyat etiketi taşımaması ne anlama geliyor? Bu konuda oda olarak ne düşünüyorsunuz?

Yeni yapılmakta olan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi hakkında ne dersiniz? Sizin eksikliğini tespit ettiğiniz bir öneriniz var mı?

Yazarın Diğer Yazıları