Vahdettin Yiğitcan

Besle Kargayı Oysun Gözünü

Vahdettin Yiğitcan

Değerli okurlar üzerinde yaşadığımız biricik Dünyamız öngörülemeyen huzursuzluk ortamına hızla sürükleniyor. 

Son üç yıldır başta endüstriyel faaliyetlerin yol açtığı iklim değişikliği olmak üzere tüm dünyayı kasıp kavuran korona salgını nedeniyle yaşanılan gerek tarımsal gerekse de teknolojik üretim yetersizlikleri ülkeleri acımasız tedbirler almaya zorluyor.

Böylesi bir karmaşanın içerisinde kıvranırken dünyamız Rusya'nın başlattığı Ukrayna savaşı yaşanılan krizi çok daha içinden çıkılamaz boyutlara taşıdı.

Tahıl ambarı kabul edilen Ukrayna ve Rusya'nın ürettiği buğdaylar dünya pazarlarına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsi çabalarıyla başta yoksul ülkeler olmak üzere dünya piyasalarına sunuldu. Bu durum dünyanın bir nebze olsun rahatlamasına yol açtıysa da, işin en vahim yanı Ukrayna'da insanların milyonlarcası Rusya'nın çılgınca bombardımanı altında evlerinden, yurtlarından, canlarından olmaya devam ediyorlar.

Amerika'nın ikili oynadığı bir oyunun yerle bir olan asıl kurbanı Ukrayna. Kaybedeni Rusya görülmekle beraber tüm bir Avrupa kıtası diyebiliriz.

Enerji arzının vanalarını kapatan Rusya batı dünyasını kışın ortasında dondurucu soğuklarla terbiye etmenin hesabı içerisinde.

Amerika ve Avrupa ülkeleri son 40-50 yılın en ağır enflasyonu ile karşı karşıyalar. yüzde onlara varan enflasyon oranları halklarının alışık olmadığı bir durum. Bizde ise yaşadığımız enflasyon oranları onların yaşadığının dört beş katı. 

Dünyada durum böyleyken Türkiye'de perakende piyasasını ele geçiren zincir marketlerin dizginlenemez kar hırsları yüzünden halkımızın alım güçleri her gün erimekle karşı karşıya.

Hükümetin işçi, memur, emekli ve çok değişik kesimlere vermiş olduğu ekonomik katkı tedbirlerini zam fırsatı bilen "maneviyat yanları güçlü" yani dinci taifenin önde gidenlerinin işlettiği bu marketler kendilerini toplumumuzun temel taşı ilan edecek kadar da cüretkar davranıyorlar. Kâr hırsları doymak bilmeyen zincir market sahiplerinin cüreti piyasayı tamamen ele geçirmiş olmalarından kaynaklanıyor. 

Siyasi Basiret Noksanlığı

Ülkemizde zincir market hareketliliğinin tarihi geçmişi yaklaşık 30 yıl öncesine uzanır. Ondan önce büyük şehirlerde Belediyelerin işlettiği Belediye Tanzim Mağazaları ve çeşitli kurumların personellerini korumaya yönelik açmış oldukları lokal "İstihlak Kooperatifleri" vardı. "İstihlak" kelimesini bilmemeniz normal, binlerce yıllık ifade zenginliğine sahip güzel Türkçemizi yabancı kelimelerden arındırma adına dilimizi çoraklaştıran bir silindir geçti üzerinden. İstihlak tüketim anlamına geliyor, karşıt kelime ise istihsal, üretim demektir.

Bu istihlak kooperatifleri gerçekten kâr amacı gütmeyen kurumlardı. Güvenle alışveriş edeceğiniz yerlerdi. Günümüzdeki sözde Tarım Kredi Kooperatifi ile karıştırmayın. Biz ahaliye kâr amacı gütmeyen bir kurum olarak tanıtılan Tarım Kredi Kooperatifi Mağazalarının işletme mantığı zincir marketlerin işletme mantığından farksız. Hatta birçok ürünün fiyatı TKK Mağazalarında daha yüksek. 

Konumuza dönecek olursak, zincir marketler ilk kurulduğunda piyasada sevinçle karşılandılar. Ticareti hakkıyla yapamayan mahalle bakkallarının insafına kalmış ticaret anlayışı çok ilkeldi... Perakende alışverişe bir standart getirmişti ilk açılan zincir marketler. Müşteriler alacağı ürünü raftan kendisi fiyatını görerek seçiyor ve memnuniyetle alışverişini yapıyordu.

Bu durum devletin de işine geliyordu, çünkü kayıt dışılık yok ve vergisini tek elden alıyordu. Görünürde bu durum böyle görünse de arka planda ne gibi vergiden kaçamak yolları vardı bilemeyiz. 

Zaman içerisinde bu zincir marketlerin sayıları ve şubeleri tıpkı ahtapot kolları gibi en ücra köylere kadar yayılarak ülkemizi sarıp sarmaladılar.

Zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dinci çevresindeki arkadaşlarıydı kimi zincir market sahipleri. Böylesi bir özgüvenle el atmadık ticaret iş kolu bırakmadılar. Züccaciyeden Tuhafiyeye, Kırtasiyeden Nalburiyeye, Tencere tavadan plastik eşyaya, manavdan kasaba, aklınıza gelen her konuya el attılar.

Bu durum serbest piyasayı felç ederek bu zincir marketleri ülke genelinde tek söz sahibi konumuna yükseltti.

Tek söz sahibi olmakla da yetinmeyip aralarında söz birliği ederek kartelleştiler. Satışa sundukları ürünlerin fiyatları hepsinde kuruş farkıyla aynı. Üstelik Tarım Kredi Kooperatifleri de bu zincir marketlerle dirsek teması içerisinde.

Zincir marketlerin freni patlamış kâr hırsı yoksul ve dar gelirli insanlarımızın iflahını kesiyor.  

Siyasi basiretsizliğin yol açtığı ekonomik faturanın kesileceği adres hiç kuşkusuz hükümet olacaktır.

Vaktiyle bu hükümetin beslediği karga (Bu arada kargalardan özür dilerim. Kargalar böylesi bir ihaneti yapmazlar.) şimdi kendisinin gözünü oyuyor. 

Ne yaparsın, ekme biçme dünyası. 

Aysun Hoca Çok Gergin!

Malatyalılar AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık'ın kız kardeşi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'u iyi tanır.

Aysun hoca da Malatyalıları iyi tanır. Çünkü tam 4 yıl Malatya Turgut Özal Üniversitesinin rektörlüğünü deruhte etmiştir.

Aysun hoca geçtiğimiz üç gün önce iki "tivit" attı. Aynı içerikli iki tek tivit. Birilerine çok kızmış olmalı hocamız.

Yaptığı Türkçe ifade yanlışlıklarına takılmıyorum. Yaşanan gerginlikle olur böyle vakalar.

Bir de Baba temalı bir şiir tiviti attı ki şiir nefisti...

Acaba Aysun hoca babasını neden hatırladı dersiniz?

Prof. Dr. Aysun BAY KARABULUT ????????
@abkarabulut
·
Dec 18
Bazıları her şeyi kendine mübah görür kimsenin yaptığı iyiliği görmez kendi yaptığını bilmez ama rabbim büyük “Kimse yaşattığını yaşamadan ölmezmiş” Herkes önce aynaya bakmalı sonra başkasına laf atmalı. Yalan edebiyatıyla bu gemi yürümez.

Aysun BAY KARABULUT????????
@abkarabulut
·
18 Aralık
Bazılarını kendine mübah gördüğü kimsenin iyiliğini görmez kendi bildiğini bilmez ama rabbim büyük “Kimse yaşattığını yaşamadan ölmezmiş” Herkes önce aynaya bakmalı sonra başkasına laf atmamalı. Yalan edebiyatıyla bu gemide yürümez.

Prof. Dr. Aysun BAY KARABULUT ????????
@abkarabulut
·
Nov 28
Baban giderse;
Başı dumanlı dağın gider
Atan gider, sırtın gider
çınar ağacın gider yaslanacak yer bulamazsın…
Baban giderse
Darda sana yetişen elin gider
Aklın gider, canın gider
Şu dağlanmış yüreğinde
Çocuk kalan yanın gider
Baban giderse
Öpülecek elin gider
Bayram gider…

 

Yazarın Diğer Yazıları