Değerli okurlar,
Malatya'nın deprem öncesi merkezinde bulunan bir "Sebze, Meyve, Kasap ve Balık Pazarı" vardı ki, buna yanı başındaki "Şire Pazarını" da ekleyebiliriz, tam bir rezalet örneği sayılabilecek alışveriş merkeziydi buralar.
Bir şehrin kültür ve kalite aynasıdır pazarları. Sözünü ettiğimiz bu pazarlarımızda insanca alışveriş yapmanın imkânı yoktu. Kendi başına buyruk esnafın kural tanımaz davranışları nedeniyle kaldırım işgalinin yanı sıra cadde de işgal altındaydı. Şehrimizin çok iğrenç bir aynası olarak, yabancı insanlara karşı gayrı medenî, utanç tablosuydu adeta oraları...
Konu hakkında defalarca yazı yazmamıza rağmen kimsenin umuruna çalınmadı... Ne belediyenin ne de valiliğin!.. Malatya basını da Malatya'ya yakışmayan bu çirkinliği kanıksamış olmalı ki, hiç oralı olmadı!..
Çok değil, Malatya basını ağız birliğiyle üç gün yaşanan pazar kepazeliğini kamuoyunun gündemine getirmiş olsaydı mümkün olabilir miydi bu başıboşluk?
Belediyesi de valiliği de harekete geçer, hiza dışına çıkanları hizaya getirirdi... O günler geçti, önümüze bakma zamanındayız.
Şimdi durum bambaşka. Malatya yeniden imar ve inşa edilecek.
Malatya Basınına Görev
Bu aşamada Malatya basınına büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Yapılanları, yapılmak istenenleri adım adım takip etmekle beraber, en ideal ve güzel olan projelere hep bir ağızdan destek vermeli, yanlış olan adımların atılmasına da eleştirileri ve kamuoyu desteğini yanına alarak engel olmalıdır.
İstiyor ve diliyoruz ki, Malatya'nın Türkiye'ye örnek olabilecek, estetik, modern, ferah, sunumu-ortamı mükemmel, gelişime müsait ve mimarisiyle kültürümüzü yansıtan, en önemlisi de geleceğimiz olan genç neslimize onur duyacakları bir eser-çarşıyı miras bırakırız...
Bu konuda Malatya'nın basın organları, şehrimizin eli yüzü düzgün imar ve inşasını sürekli gündeminde tutmalı, tüm sivil toplum kuruluşları ile şehrimizin ileri gelenleri üzerlerine düşen öneri, uyarı ve taleplerini ilgili makamlara iletmelidirler...
Bir önceki yazımızda "Malatya'ya Yakışır Bir Pazar" talebimizi "Selahattin Gürkan'a Açık Çağırı" başlığıyla sunmuştuk. Bugün ikinci defa daha da konuyu genişleterek ele alıp sayın Selahattin Gürkan başta olmak üzere Osman Güder ve Mehmet Çınar başkanların dikkatine sunuyoruz.
Sadece çarşı-pazar binası yapmak yetmez, yollar, yaya kaldırımları, otoparklar, yollarımızın ağaçlandırılması, kültürel ve sosyal ihtiyaçların giderileceği kamusal yapılar 150-200 yıllık gelecek hesabıyla planlanıp gerçekleştirilmeli.
Her yönü ile gıpta edilen ışıl ışıl bir şehir inşa edilmeli...
Başkanların Dikkatine!..
İster işyeri olsun isterse evlerimiz, Malatya şehir mimarisini yansıtan en güzel örnekleriyle nakış nakış bezenmelidir.
Madem "Dünya Kayısı Başkenti Malatya" diyoruz, o halde ne gerekiyorsa yapmalıyız...
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın, yaşadığımız "Asrın Felaketi" 6 Şubat Depremlerinin ilk dakikalarından itibaren sahada olduğunu "tiwitter" paylaşımlarından biliyoruz.
Depremin ilk günlerinde yerle bir olmuş Malatya'nın merkezi cadde ve kavşaklarında dev afişlerle "YASTAYIZ" duyurusunu yaparak iliklerinde duyduğu acıyı biz depremzedelere de hissettirmişti.
Şimdi aynı hissiyatla sayın Selahattin Gürkan, nasıl her yönüyle mükemmel "Malatya Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'ni" hayata geçirdiyse bugün de kardeş ülkelerimiz, Tacikistan'ın Duşanbe, Özbekistan'ın Taşkent'inde mimari güzelliğiyle abidevi yapılarda hizmet veren pazar binalarından esinlenerek daha da mükemmel bir Çarşı-Pazar Binasını Malatya'ya kazandırmalıdır.
Bu arada gerek Battalgazi İlçesi Belediye Başkanı Sayın Osman Güder, gerekse de Yeşilyurt Belediye Başkanı Sayın Mehmet Çınar, ilçelerine Duşanbe ve Taşkent'ı örnek alarak Malatya'ya hizmet yarışında ben de varım diyerek ölümsüz birer eser bırakmaları kendileri ve nesilleri adına kalıcı iftihar vesilesi olacaktır. Yeter ki feraset, ah feraset...