Nesibe Aldemir

Uçbağlar Camisinde Sabah Namazı

Nesibe Aldemir

Sabah namazı vakti, huzurun kol gezdiği zaman dilimleridir. İnsanın ruhunu tazeleyen, yeni doğan günün bereketiyle bereketlendiren bu eşsiz vakitlerde yapılan ibadetin lezzeti bir başka oluyor. Pencereden eve sızan havanın rengi gönle değince manevi dünyamız aydınlığa eriyor. İçimizi kaplayan eşsiz huzurun bereketi tüm güne yayılıyor.

Bu eşsiz zamanda O’na secde etmenin ehemmiyetini Allah Teâlâ, İsra Suresi 78. Ayette şöyle anlatıyor; “Gündüzün güneşin gün ortasını aşmasından gecenin karanlığına kadar namazı kıl; bir de sabah namazını; çünkü sabah namazı şahitlidir.” Sabah namazı günün ilk imtihanı, ilk ibadetidir. Sadece ve sadece Allah’a boyun eğerek güne başlamanın adıdır. Güne, vakte Allah(c.c) ile başlamanın adıdır. Zamana bereket katan bu başlayış ruha ve bedene nice dinçlik verir. Kalbin zenginliğini artırır. Ve insanın fıtratında olan güzellikleri açığa çıkarır. 

Kalbin kilitli kapılarının açıldığı, kâinatın uyanmaya başladığı bu kıymetli zaman aralığında sabah namazı düzenleyen camilerimiz var. O camilerimizden biri de Malatya Merkezde bulunan Uçbağlar Camii’dir. Yaklaşık beş yıldır gelenek haline gelen programda sabah namazı sonrası cemaate çorba ikramı yapılmaktadır. Çorba ikramının öncesinde Uçbağlar Camii İmam Hatibi Abdülkadir Ateş Hoca, samimi sohbetiyle gönüllere dokunuyor. O sıcacık yatağından çıkarak camideki programa katkı sağlayan genç kardeşlerimi görünce kaybettiğim umutlarım kuruduğu yerden filizlenmeye başladı. Onların ruhunda dirildi solan çiçeklerim. Hep olumsuzluklarıyla andığımız gençler, bizlerin yafta ettiği isimle “Z Kuşağı” cami cemaatine çorba ikramında bulunarak hizmet ediyorlar.

“Çorba Bahane Sabah Namazı Şahane” etkinliğiyle camilerin yetim bırakıldığı bu çağda böyle güzellikleri yaşatmanın gayretini verenlerden Allah(c.c)  ebeden razı olsun. Duamız bu güzelliklerin yayılması ve diğer camilerimizde de yapılması yönündedir. Ailecek katılabileceğiniz içinizi ısıtacak bu program her pazar sabahı Uçbağlar Cami’sinde geleneksel olarak devam etmektedir. Çoluk çocuğu toplayıp zihinlerinde ve kalplerinde unutulmaz anılar bırakmak adına biraz uykumuzdan ve rahatımızdan feda edip böylesi programlara katılma gayretinde olmalıyız.

Namaz ibadetini, camilerimizi çocuklara ve gençlere sevdirmek ancak gönülden atılan bu naif adımlarla mümkündür. Bu adımları atanlardan olamıyorsak en azından halis bir niyetle bu adımları takip ve takdir edenlerden olalım. 

Hâsıl-ı kelâm, bu toplumun, camideki görevini cemaate vakit namazı kıldırmaktan öteye taşıyan imamlara ihtiyacı var. Camide koşan, oyun oynayan çocukları bağrına basan din görevlilerine ihtiyacımız var. İbadetin bereketiyle güzelleşen genç ve minik yüreklerin sevgiye, samimiyete ve varlığının değerli olduğunu hissetmeye ihtiyacı var. Bir çorba yahut bir simit ile kurulan köprüler gönüllerin derinlerinde yatan nice incileri açığa çıkarır. Ve insanın dünyaya geliş amacını ona hatırlar. Sabah namazının bu güzide vaktinde kadın, erkek, genç, çocuk herkesi camilerde buluşturan ve yüreklere dokunan Değerli Abdülkadir Ateş Hocama ve bu güzel etkinliğin gerçekleşmesine katkıda bulunan kardeşlerime teşekkür eder, bu dünyadaki gayretlerine şahitliğimizi dile getirmek isterim vesselam. 

Yazarın Diğer Yazıları