Nesibe Aldemir

Hüzün mevsiminde ramazanı yaşamak

Nesibe Aldemir

 Yıkılan şehrimiz, kaybettiğimiz canlar, evsizliği yurtsuzluğu tadanlarımız… Yetim bir kederi koynunda taşıyan kadim memleketimiz… Bazen cümleleri tamamlamaya cümle âlem kelimeler yetmiyor işte. 
 Daralan yüreğimize bir Hızır yetişti mübarek Ramazan Ayı. Yaşadığımız afetin arkasından gelen bu ayın vesilesi ile çiçekli bahçelere yelken açtı gönlümüz. 
 Unuttuklarımızı hatırladık. Yitirdiklerimizi düşünerek tefekküre daldık. Ve belki sorguladık yeniden bu hayatta varoluş sebebimizi. Gücümüzün neye yetip yetmeyeceğini. Eşya ile kurduğumuz sıkı bağın gereksizliğini. Hayatımıza dikte ettirilen yaşama biçimlerini. Metre karelere sığmayan hayatlarımızın yurt odalarına sığdığını. Ve bir tas çorbayla doyduğumuzu. İki kat elbise ile yetinebileceğimizi. Bir çorabın ne kadar kıymetli olduğunu. En yakımızda olup da en uzağımızda olan insanları ne kadar az tanıdığımızı. Bir battaniyenin verdiği sıcaklığı, yatacak küçük bir alanın değerini…
 İçimize mahkûm edilmiş bu duygulara bir darağacı kurabildik mi kıymetli gönül dostlarım? Eskisi biz olamayacağımıza ne kadar söz verdik kendimize ve Yardanamıza… Yaralarımızı saran rahmet ayını ne kadar çektik kalbimize? Şu sonsuz güvendiğimiz aklımızı kalbimizle desteklemeden, samimiyeti hayatımızın ilk şiarı edinmeden ne kadar yol alırız hiç düşünme zahmetine girdik mi?
 Matematik hesaplarında boğulurken size uzanan elleri, hiç ummadığınız anda gelen genişliği ne zaman tam anlamıyla idrak edeceğiz?  Tevekkülün gönle verdiği serinliğe ve feraha ne vakit ikna olacağız? 
 Dünyaya kök salan dallarımıza olan güvenimiz şiddetle sarsıldı. Bu sarsıntıyı fırsat bilerek hayatlarımızı yeniden inşa ederken kullanacağımız malzemeleri özenle seçmeliyiz. Sonsuzluğa uzanacak olan yapıların temelini de bir o kadar sağlam atmalıyız.
 İbadetlerin hayata yansıyan kısmıyla, yaşayarak örnek olma telaşıyla, güçlü iman ve inancımızla, öncelliklerimizi sık bir elekten geçirerek, sadeliğin karmaşadan daha efdal olduğunu vurgulayarak hazırladığımız her yapı taşı yeniden inşa edeceğimiz hayatlarımızda büyük önem arz etmektedir. İnsanın kalbinin derinliklerinde yatan sonsuzluk arzusu ebedi hayata açılan kapıları ayan ediyor. Ahvalimiz o ki dünyadan ayrılacağımız ne günü ne de saati biliyoruz.
 Doğan güneşin ışığına sıkıca sarılıp her yanı kuşatan baharı kucaklayarak hayata dört elle sarılmanın vakti zamanı. Yıkılan şehrimizi, hayallerimizi, hatıralarımızı, umutlarımızı yine yeniden ayağa kaldırma umuduyla gönlümüze şifa olsun Ramazan-ı Şerif. Okunan her ayet hücrelerimize nüfuz etsin, Rabbim semaya büyük bir aşk ile kalkan ellerimizi geri çevirmesin. Yaralı yüreğimizin enkazını en kısa zamanda ayağa kaldırmayı nasip eylesin. Hüzün mevsiminde yaşadığımız Ramazan-ı Şerif’i izzet, ikram, bağışlanma ve yeniden inşamıza vesile kılsın. (Amin)
 Selam ve Dua ile Rabbime emanet olunuz…
 

Yazarın Diğer Yazıları