Nesibe Aldemir

Elimden Ne Gelir?

Nesibe Aldemir

Elimden ne gelir demek bir çaresizlik cümlesi değil uyanış cümlesidir aslında. “Ne yapayım elimden bir şey gelmiyor deyip bir kenara çekiliyoruz. Oysa Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemedi. Herkesin yapabileceği bir şeyler var” diyor Fatma Bayram, Elimden Ne Gelir isimli eserinde.

Bir Müslüman olarak, bir insan evladı olarak yaşadığımız şu hayatı gelişigüzel yaşamamak adına Fatma Bayram hocamızın tavsiyelerini gözden geçirelim Elimden Ne Gelir eseriyle.

Kendini tanımaktan başlamayı öneriyor yazar her şeyden evla. Elinden ne geleceğini bilmenin ön koşulu insanın kendini tanımasından geçer. Biz kimiz? Bulunduğumuz yerdeki konumuz nedir? Anne miyiz, baba mıyız, teyze mi, hala mı, dayı mı, amca mı, yenge mi, evlat mı, torun mu, yeğen mi… Öğretmen mi, öğrenci mi, doktor mu, çiftçi mi, esnaf mı, ticaret ehli mi, yönetici mi, işçi mi… Önce bulunduğumuz konumu iyi bilelim. Çünkü bu bilgi bizi yaşamdaki sorumluluklarımızı yerine getirmeye ve bulunduğumuz yerin hakkını vermeye götürecektir. Unutmamak gerekiyor ki her makamın bir sorumluluğu vardır. Ve yerine getirilmemiş sorumluk toplumu çöküşe götürür. Hatta daha da ilerisi olan toplumsal çürümeye yol açar. İnsan insanın yurdudur zihniyetinden kopuşumuz bizi bize yabancı eyledi. Batının düşünce ekollerinden sızan insan, insanın kurdudur zihniyetine doğru meyil ettiğimiz için bugün herkes bulunduğu yerin hakkını vermeyi bırakın nereden nasıl menfaat sağlarıma geldi. Ve ne yazık ki insan yalnızlığın kollarında can çekişiyor. Burada yaşadığı acıdan mıdır bilinmez çocuk yaşta olmasına rağmen insanlara rastgele ateş saçacak kadar canileşebiliyor insanımız.

Yazar, bazen sadece yeter demek büyük sorumluluktur diyor. Bazen küçük bir boykot, doğru bir söz, güzel bir alışkanlık dünyayı değiştirir diye ekliyor. Biz bugün az olan ne varsa yüz çevirdik. İnsanların iyi yanlarını ve iyiliklerini görmek yerine eksiklerine ve yanlışlarına odaklandık. Bu nedenle konuştuğumuzda hep kötüyü hep olumsuzu konuştuk. Netice olarak ise iyiliği değil kötülüğü yaymış olduk. Böylece dilimizden kalbimize giden yolu da kirlettik.

İnsanın elinden bazen yapmamak gelir diyor yazar. Öyle ya sadece yapmak değil yapmamak da bir eylemdir. Harama, yanlışa yönelmemek, zulme destek vermemek de elinden gelen bir şeydir. Ayrıca kalpteki imanın davranışlara yansıması için yapılmaması gerekenler de unutulmamalıdır. Bugün okullarda yaşanan vahşeti düşününce kim ne yapmamalıydı? Hadi gelin yiğitçe düşünelim? Dizilerin önünde vakitlerini mum misali eriten anneler, elinde telefon video kaydıran babalar, internetin kullanımında yeteri kadar yasal düzenlemeyi yapmayan yetkililer, karnını doyurup hiçbir şeyini eksik etmediğimiz ruhu aç evlatlar, öğretmenliği sosyal medya şovuna dönüştüren öğretmenler, gençlere ön yargılarla sırtını dönen bizler… Caydırıcı olmayan ceza sistemimiz… Sahi elimizden ne gelir diye hiç düşündük mü? Aile kurumu çökertmeyi hedefleyen, insanı insana kurt belleten bu kirli zihniyetin kalplerimizi, zihinlerimizi iğdiş etmesine neden müsaade ediyoruz. Okuma yazma oranları tarihte görülmediği kadar artışta iken neden bu denli çöküş? Evlatlarımızı henüz çok küçükken değerler eğitimi alsınlar diye göndermediğimiz yer kalmamışken neden onlar bir caniye dönüşüyor? Sağımız solumuz psikologlarla çevrili iken neden ruh hastalıklarında bu denli bir artış söz konusu?

Elimizden bir şey gelmeyeceğine o kadar ikna olmuşuz ki toplumun ve gençlerin iyiye gitmediğini dilimizle söyleyince görevimizin tamamlandığını düşünüyoruz. Sıfır sorunsuz, dertsiz, tasasız bir hayatı düşleyerek yaşarken gençleri anlamak, onların yanında olmak hepimize ağır geliyor. Onları hayat sahnesinin arkasına atarak, karnı tok ve sırtı pek çocuklar yetiştirmeyle övünüyoruz. Yetmedi gönderdiğimiz özel okullara harcadığımız paralarla ne kadar iyi bir ebeveyn olduğumuza kanaat getiriyoruz. Kendimizi kandırarak yaşamak ne bize ne evlatlarımıza ne de topluma bir şeyler katar emin olun. Konfor denilen bataklıktan çıkmayı göze alanlar, elimden ne gelir diye kafa yoranlar belki sizin sayenizde umudumuz yeniden canlanır. Üzerimizdeki ölü toprağını kaldırmayı göze alarak nerede bulunuyorsak oranın hakkını vermekle başlayalım işe. Dünya değiştirmeye gücümüz yetmeyebilir ama kendimizi değiştirmenin bir yolu vardır diye düşünüyorum vesselam.

Yazarın Diğer Yazıları