Gönül ile Hasbihal
Nesibe Aldemir
Ey ilkbaharın emzirdiği, sonbaharın büyüttüğü divane gönlüm,
Kışa sırtını dayadığın günleri unuttun da yaza mı küstün,
Kaç güneş battı senden habersiz,
Kaç mevsim tükendi yalnızlığın satırlarında,
Kaç ayakkabı eskittin bu viran bağlarda,
Kelimeleri öksüzlüğe terk eyledin,
Şimdi sana hasretim büyür,
Burnumda burcu burcu özlemin kokar,
Elinden tutmayalı hayli zaman olmuş ey divane gönlüm,
Sahi seni senden ç/alalı umudu kaç asır geçti,
Aralanan kapılara sırtımı döneli,
Kaç takvim yaprağı düştü toprağına,
Sensiz yürümek düştü payıma zamanın karanlık günlerinde,
Beni sana hasret eyledi senden uzakta olanlar,
Dizlerimin yarasına benzemiyordu bu acı,
Küçükken düştükçe kanayan yaralarıma,
Bir nefes kadar yakınken seninle bu denli ayrı düşmekti canı yakan,
Ey fırtınaların savurduğu, yağmurların ıslattığı gönlüm,
Gözyaşında büyüttüğün güllerin kokusunu mu yitirdi,
Nicedir unuttun gülmeyi de kederde düğümlendi boğazın.
Gel hasbihal edelim ey virane gönlüm,
Dağılsın hüznün bir masum çocuğun tebessümünde,
Ve kaybolsun yıldızlar, karanlık gece yerini güneşe bıraksın.
Şimdi yüzümü sana döndüm, kulağım sende,
Sonsuzluğa taşır senden gelen senfoniler beni,
Ey gönlüm sanadır sitemim sanadır özlemim,
Yangınlar küle döndü, kışlar bahara,
Seninle yürüdüğüm günlerim çiçek açtı,
Ve anlam buldu hayatım, anlamsızlıklar yurduna rağmen,
Neşem giydi en nadide libasını,
Hüznüm barıştı mevsimlerle,
Ey gönlüm, şimdi vuslat yakışır bize,
Kavuştukça seninle tohumlar düşer toprağıma,
Büyür de filizlenir ekinler yarından öte an’lara…
Sonsuzluk iklimine uzanan bağlarda tazelenir muhabbetimiz,
Varır O’na, varır kadim sevdalar durağına…