Nesibe Aldemir

Az Çaba Çok Beklenti

Nesibe Aldemir

Hayatımızı kolaylaştıran teknolojik aletler, ulaşımı hızlandıran araçlar… Yaşadığımız çağın kolaylığı, konforu ve ferahlığı… Ve bize yetmeyen zaman meselesi sizi de düşündürmüyor mu?

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin bir sosyal medya gönderisine denk geldim. Kitap fuarı etkinleri kapsamında Belediye Başkanın gönderdiği kitaplar sokakta, otobüste, caddede olan insanlara hediye ediliyordu. İçerik, kitaba verilen değer manasında oldukça anlamlı. Ve hediyeyi alan insanımız az da olsa mutlu olmuyor değil. Fakat videoda dikkatten kaçmayan bir detay var. Kitap uzatılan hemen her kişinin kulağında bir kulaklık, ellerinde ise tüm dikkatleri celbeden telefonlar… Sözün bittiği bir manzara. Gencinden yaşlısına çocuğundan bebeğine kadar sirayet eden ağlar zinciri… Hepimizi esareti altına alan sanal alem, gerçek hayatı kaçırmamıza neden oluyor. Ölçüsüz ve dozunda kullanılmadığı zaman dikkatleri dağıtan, zihinleri körelten, kalpleri katılaştıran bu alem, kitap okuma isteğimizi de yok ediyor. Okuma alışkanlığını kazanmakta zorlananlar, okuma alışkanlığını yitirenler… Hepsinin de yolu sanal alemin koridorlarından geçmiştir, geçiyordur.

İnsanların en mükemmel anlarını paylaştıkları hikayeleri izlerken dünya üzerinde kana bulanan coğrafyalardaki yaşanan hikayelere sağır kalıyoruz. Bizleri geliştirecek, ufkumuzu açacak nice yazılmış çizilmiş nadide eserleri okumak yerine hiç tanımadığımız insanların yapay hikayelerinde kayboluyoruz. Kalemin ve kelamın gücüyle yazı dünyasına can veren, kıymetli eserleriyle ve yaşam öyküleriyle asırlardır adından söz ettiren yazarları tanımıyoruz. Eserlerini bilmiyoruz. Yediden yetmişe video kaydırmakla meşgul olurken etrafımızda olan bitene karşı da duyarsızlaşıyoruz. Kısacası zihinler iğdiş edilirken kalplerin de nuru söndürülüyor dostlar. Bizler bu çağın şahitleri olarak az çaba ile çok beklenti içinde yaşayıp gidiyoruz. Sorsalar yukarda yazdığım cümlelerde hepimiz hemfikiriz. Fakat gel görelim ki gerçekleri bilmek, konuya vakıf olmak bizi değiştirmeye yetmiyor. Çocuklarımıza, gençlerimize sanal alemin zararlarından bahsedip oynadıkları oyunların kendileri için olumsuz sonuçlar doğuracağını öğütleyip duruyoruz. Fakat elimizden düşmeyen telefonlarla söylediklerimizi tasdikler davranışta bulunmuyoruz. Bu nedenle olsa gerek s\özlerimizin tesiri yok.

Az bir çaba ile çok beklenti yaparak nereye ulaşabiliriz? Tabi ki olmak istemediğimiz yerlere. İsterse bize kütüphaneyi hediye etsinler, okumadıktan sonra ne anlamı var? Ya da okuduklarını hayatına geçirmedikçe sayfa çevirme egzersizinden başka ne ifade eder okuduklarımız.

Hayata dokunmak, hikayeler okumak, toprağa tohum atmak, gerektiğinde yağmur olup yağmak, insanla olmak ve insana dair çabalamak… Sanal dünyanın esaretinden kurtulmak… Belki de yemek içmek kadar ihtiyacımız olan şeylerdendir. Size yalnızlık güzellemesi yaparak yalın bir hayatın içinde yalnız kalmanızı söyleyenlere aldanmayın. Sanal alemde binlerce kişinin bizi takip etmesi bir anlam ifade etmiyor kıymetli dostlar. Sizi gerçekten merak eden, hakikaten seven, varlığınıza şükreden ve hayatınıza anlam katanlara değerli olduklarını hissettirin. Az çaba ile çok beklentiye girmekten vazgeçin. Ara sıra da olsa g\özlerinizi sanal dünyanın esaretinden kurtarıp kâinat ile temaşa ettirmeye çalışın. Mavi göklerin, ayın, yıldızların, bulutların ve güneşin kalbinden dökülen dizeleri okumak hepimize iyi gelecek vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları