Arınma vakti
Nesibe Aldemir
On bir ayın sultanı, gönüllerin şifası Mübarek Ramazan-ı Şerif ayına erişmiş olmanın sevincini yaşatan Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Bu mübarek ayın bereketi, hayrı, huzuru ve sevinci ruhumuzu kuşatıp sarsın. Oruçlarımız kalplerimizin dirilişine vesile olsun.
Bu güzel dualar ve daha nicesidir gönüllerimize ve dilimize düşen. Mevla dualarımıza yakışır şekilde yaşamayı nasip eylesin. Ramazan ayı kalplerimizin, dilimizin ve bedenlerimizin arınmasına vesile olsun. Rabbim bu arınma vaktinin her saniyesini dolu dolu geçirmeyi nasip eylesin.
İlahi kelamın yeryüzüne rahmetle indiği bu ayın değerini bilmek onu hakkıyla eda etmek her Müslümanın en asli gayesi olmalıdır. Dünyanın tozuna kirine belenmiş kalbimizi temizlemeye, Rahmanın rahmetinden bir damla olsun nasiplenmeye gayret etmeliyiz bu ayda.
Anlık öfkeleri sineye çekmeli, dedikodudan olabildiğince uzak durmalı bedenimizle birlikte gönlümüze de oruç tutturmalıyız. Ancak böyle erişebiliriz Ramazan ayının verdiği huzura ve emniyete. Gayret, teslimiyet ve tefekkür ile imamımızı yenilemeli bu ayın verdiği huzuru kalan ömrümüze taşımalıyız.
Bizler ölümü gündemlerimizin gerisinde tutmaya çalışsak da şöyle bir ilahi gerçek var ki “Her canlı ölümü tadacaktır.” Benliğimizi bu gerçekten soyutlayıp dünya hayatının gelip geçici hazlarına teslim etme çabamız gönül gözlerimizi köreltiyor. Ramazan ayını bu körlüğü giderecek bir şifa kaynağı olarak görmeliyiz. Ve ona göre harekete geçmeliyiz.
İnfak ve yardımları artırmalı, gönül kapılarını çalmalı, ibadetlere özenmeli bu mübarek ayın feyiz ve bereketinden elimizden geldiğince faydalanmalıyız. Aksi halde orucumuz gün boyunca aç kalmaktan öteye gitmeyecektir. Efendimiz(s.a.v) buyurmuştur ki: “Nice oruç tutanlar vadır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21/1690) Rabbim oruçlarımızı katına kabul buyursun. Ramazan ayının şerefine şanına layık bir Ramazan-ı Şerif yaşamayı hepimize nasip eylesin. Bu sene bu aya erişemeyip Hakka yürüyen tüm sevdiklerimizin makam-ı âli, mekânı cennet olsun. Kıymetli Üstadım Sezai Karakoç’u da rahmetle anıyor ve gönlümüze şifa dizeleriyle sizlere veda ediyorum değerli dostlarım.
“Oruç, ruhun sesi gelir her yıl
Gümüş topuklarını dokundurur kalbimize
Vücut dönmeğe başlar bir tapınağa kurban gibi
Yapılır örtülür uçurumları yakan dualardan
Ten ruhun avuçlarının içinde
Hilkat günlerinin yeniden oluşun terlerini döker
İnsan gecesini değiştirir gündüzüne erer
Bir mevsime döndürür zamanı hiç değişmeyen
İnsanın olma vaktidir bu erme fırsatı
Ruh emzirir anne gibi yeri göğü fecri
Yeni bir insan gelip nöbete duracaktır
Eskisi çürümüş bir heykel gibi devrildiğinden
Ey oruç, diriltici rüzgâr, İslam baharı
Es insan ruhuna inip yüce ilham dağından
Kevser içir, âbıhayat boşalt kristal bardağından
Susamış ufuklara insan kalbinin ufuklarına”
(Sezai Karakoç)