Cengiz Dere / Manevi Danışman

Huzur Eşin Kusursuz Olmasıyla Değil, İnsanın Bakış Açısını Esnetmesi İle Başlar

Cengiz Dere / Manevi Danışman

Bir zamanlar aynı evi paylaşan bir çift vardı. İlk yıllarında her şey güzeldi; küçük kusurlar bile sevimli gelirdi. Zamanla, aynı kusurlar büyüdü. Adam çayın şekerini fazla karıştırsa kadına batıyordu, kadın bir şeyi eksik yapsa adamın içine oturuyordu. Gün geçtikçe konuşmalar azaldı, iç sesler çoğaldı.
Bir gün yaşlı bir danışmana gittiler. Adam dedi ki: “Eşim sürekli yanlış yapıyor.” Kadın dedi ki: “O da beni hiç anlamıyor.” Yaşlı adam ikisine de bir bardak su verdi ve içine birer kaşık tuz attı. “İçin” dedi. İkisi de yüzünü buruşturdu: “Çok tuzlu.”
Sonra onları dışarı çıkarıp bir göle götürdü. Aynı miktarda tuzu göle attı ve “Şimdi için” dedi. Su tatlıydı.
Yaşlı adam gülümsedi:
“Hayatınızdaki sorunlar tuz gibidir. Aynı kalır. Ama siz bardak olursanız acıtır, göl olursanız yutarsınız.”
Evlilikte sorunlar çoğu zaman karşı tarafın davranışlarından değil, bizim onları karşılama biçimimizden büyür. Sürekli “düzeltme” çabası zihni yorar, kalbi daraltır. Oysa zihinsel süzgeç değiştiğinde, aynı davranışlar artık eskisi kadar batmaz.
Huzur; eşin kusursuz olmasıyla değil, insanın bakış açısını esnetmesiyle başlar. Bir adım geri çekilmek, anlamaya niyet etmek ve güzeli büyütmek… İşte psikolojik dönüşüm tam burada başlar.

Yazarın Diğer Yazıları