Cengiz Dere / Manevi Danışman

Erkeklerin Bu Kadınlardan Çektiği Nedir !?

Cengiz Dere / Manevi Danışman

Nice evler gördüm. Nice aileler dinledim. Şunu açıkça söyleyebilirim: Bir kadının eşine verdiği değer, o erkeğin ruhunu şaşırtıcı şekilde değiştirir.
Erkeklerin büyük kısmı aslında evde kahraman olmak ister. Ama bazen o kahramanlığı hissedecek bir ortam bulamaz.
Feminist mantık kadına “Mutlu ol, kendini düşün, seni mutlu etmeyen hiçbir şeye katlanma.”
Bu cümle kulağa güzel geliyor. Ama bu cümle bazen fark edilmeden şu sonuca götürüyor:
Evliliğin merkezine Allah’ın rızası değil, bireysel mutluluk konuluyor. Halbuki mutlu eden mutlu olur. Halbuki eşini kral eden kraliçe olur. 
Bir gün görüşmeye gelen bir bey bana şöyle dedi:
“Hocam ben eşimden büyük bir şey istemiyorum. Eve geldiğimde bana değer verdiğini hissetsem, dünyayı taşırım.”
Bu cümle bana çok şey düşündürdü.
Derneğimizin bir ev ziyaretinde elli yıllık evli yaşlı bir amcaya Ona evliliğinin mutluluk sırrını sordum. Gülümsedi ve şöyle dedi:
“Evladım, benim hanım bana yıllarca şu duyguyu verdi: ‘Sen bu evin direğisin.’
İnsan direk olduğunu hissederse yıkılmamaya çalışır.”
Gerçekten de erkek psikolojisi böyledir.
Bir erkek eşinin gözünde büyür.
Değer gördüğü yerde sorumluluk alır.
Kendisine güvenilen yerde daha güçlü olur.
Bunu anlatan güzel bir hikâye vardır.
Bir usta çırağına iki tohum verir. Birini sert bir toprağa atar, üzerine sürekli taşlar koyar. Diğerini ise yumuşak toprağa diker, her gün su verir.
Aylar sonra biri kurur, diğeri koca bir ağaca dönüşür.
Usta şöyle der:
“İnsan ruhu da tohum gibidir. Baskıyla değil, değer verilince büyür.”
Evlilik de böyledir.
Bir kadın eşinin yorgunluğunu görür, ona destek olur, saygı duyarsa kazanır.
Saygının gölgesi sevgidir.
Bizim kültürümüzde boşuna söylenmemiştir:
“Erkeği vezir de eden kadındır, rezil de eden.”
Erkek doğası gereği kendisini değerli hissettiren kadına bağlanır.
Kadın eşini küçültürse adamın içindeki güç söner. Ama onu değerli görürse o erkek kendisini toparlar.
Bir gün ofiste genç bir hanıma şöyle demiştim:
“Eşinize her gün bir kusur söylemek yerine bir güzel tarafını söyleyin.”
Haftalar sonra tekrar geldiler. Kadın gülerek dedi ki:
“Hocam garip bir şey oldu. Ben onu takdir etmeye başlayınca o da değişmeye başladı.”
Aslında bu çok şaşırtıcı değildir.
Çünkü erkekler çoğu zaman eleştiriyle değil, değer verilince değişir.
Bazı hanımlar zamanla eşlerine karşı ilgiyi, takdiri ve özeni ihmal edebiliyor. Oysa erkek çoğu zaman dış dünyada savaşan bir askere benzer. Eve döndüğünde yargılanmak değil, Kahraman olmak ister ister.
İşte o zaman evlilik bir mücadele alanı değil, bir yol arkadaşlığına dönüşür.
Bir kadın eşine sadece eş değil, yoldaş olduğunda…
Bir erkek de o kadına sadece eş değil, sığınak olur.
Ve bazen bir erkeğin bütün yorgunluğunu unutturan şey çok büyük fedakârlıklar değildir.
Sadece şu cümledir:
“Ben senin yanındayım. İyi ki varsın”.
Haydi hanımlar kahramanınızın yanına oturun, onunla sohbet ederek güzel bir şekilde onun Gönül dünyasını fethedin.. şimdi…

Yazarın Diğer Yazıları