Abdullah Ergün

Yaz Tatili Kapıda, Tehlikeler de Öyle...

Abdullah Ergün

Türkiye'de gündem her gün değişiyor. Bir konu tartışılırken diğeri gündemin ilk sırasına yerleşiyor. Ancak tüm bu yoğun gündem içerisinde gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var: Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz.

Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Milyonlarca öğrenci yaklaşık üç aylık yaz tatiline hazırlanıyor. Elbette dinlenmek, eğlenmek ve yeni deneyimler kazanmak her çocuğun hakkı. Ancak günümüz şartlarında uzun yaz tatilleri beraberinde ciddi riskleri de getiriyor.

Sokaklardan kafelere, dijital platformlardan sosyal medya ağlarına kadar uzanan geniş bir alanda çocuklarımızı bekleyen tehlikeler bulunuyor. Özellikle denetimsiz internet kullanımı, şiddet içerikli oyunlar, sosyal medya bağımlılığı ve gençlerin değer dünyasını olumsuz etkileyebilen bazı içerikler ailelerin dikkatle üzerinde durması gereken başlıklar arasında yer alıyor.

Bu noktada ailelere olduğu kadar kamu kurumlarına da önemli görevler düşüyor. Son yıllarda sayıları hızla artan futbol okulları ve spor akademileri, gençlerin enerjilerini doğru alanlara yönlendirmeleri açısından önemli fırsatlar sunuyor. Aynı şekilde Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri tarafından açılan yaz kursları da gençlerin fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayabilecek önemli projeler olarak öne çıkıyor.

Sporun yanı sıra sanatın da gençlerin hayatındaki yeri tartışılmaz bir gerçek. Müzik, resim, tiyatro ve diğer sanat dalları gençlerin hem kendilerini ifade etmelerine hem de sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine yardımcı oluyor. Çünkü boş bırakılan her alanı mutlaka başka bir şey dolduruyor. Eğer çocuklarımızı sporla, sanatla ve kültürel faaliyetlerle buluşturamazsak, onları ekranların ve kontrolsüz dijital dünyanın insafına bırakmış oluruz.

Bugün gençler üzerinde etkili olan bazı müzik türleri ve dijital içerikler konusunda da toplum olarak düşünmek zorundayız. Elbette sanat özgürdür. Ancak şiddeti, uyuşturucuyu, suçu veya ahlaki yozlaşmayı özendiren içeriklerin gençler üzerindeki etkisini görmezden gelmek de gerçekçi değildir. Sürekli bu içeriklerle karşılaşan bir gençten sağlıklı tercihler yapmasını beklemek kolay değildir.

Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımında gözlenen artışın temel nedenlerinden biri de gençlerin spor, kültür ve sanat faaliyetlerinden yeterince uzak kalmalarıdır. Boş zamanlarını verimli değerlendiremeyen gençler, zamanla kendilerini yanlış alışkanlıkların ve olumsuz çevrelerin içinde bulabilmektedir.

Arkadaş çevresi de bu tehlike zincirinin önemli halkalarından biridir. Çünkü gençlerin davranışları üzerinde aileden sonra en büyük etkiyi çoğu zaman arkadaş grupları oluşturmaktadır. Doğru arkadaşlıklar bireyi geliştirirken, yanlış arkadaşlıklar ise onu telafisi zor sonuçlarla karşı karşıya bırakabilmektedir.

Geçmiş yılların arkadaşlık ortamlarına baktığımızda, sohbetlerin daha çok kitaplar, eğitim, spor, sanat ve genel kültür konuları etrafında şekillendiğini görüyoruz. Bu sayede hem bilgi birikimimiz artıyor hem de zararlı alışkanlıklardan uzak durabilecek bir bilinç oluşuyordu. Günümüzde ise dijital dünyanın etkisiyle yüz yüze iletişim azalırken, gençlerin yanlış yönlendirilme riski de artıyor.

Aslında bugün yaşadığımız sorunlar bir günde ortaya çıkmadı. Yıllar önce atılması gereken adımlar ertelendi, bazı tehlikeler küçümsendi ve sonuçta bugün daha büyük bir tabloyla karşı karşıya kaldık.

Yaz tatili sadece öğrencilerin dinlenme dönemi değil, aynı zamanda onların geleceğine yapılacak yatırımın da en önemli zamanlarından biridir. Çocuklarımızı sokakla ekran arasında sıkışmış bir tatilin içine bırakmak yerine sporla, sanatla, eğitimle ve sosyal faaliyetlerle buluşturabilirsek, geleceğe dair umutlarımızı da güçlendirmiş oluruz.

Çünkü güçlü bir toplumun temeli, iyi yetişmiş gençlerden geçer.

Yazarın Diğer Yazıları