Sıra Oyun Karakterinde
Abdullah Ergün
Lige iyi bir başlangıç yapmak her zaman önemlidir.
Hele o başlangıç iki galibiyetle gelmişse, takımın havası da değişir, beklentiler de.
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü lige tam da böyle bir giriş yaptı. İlk iki maçını kazanarak yedi takımın yer aldığı galibiyet grubuna girdi.
Bu tablo bize iki şeyi söylüyor: Lig dengeli ve zorlu bir yarış yarış içinde geçecek.
Dolayısıyla alınan her puanın değeri ilerleyen haftalarda daha da artacak.
Ancak Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü açısından asıl dikkat çekici nokta sonuçlardan çok, yenilenen bir kadronun kısa sürede bir takım görüntüsü vermeye başlaması.
Eren Şimşek ve ara transferde kadroya dahil olan Tayyip Kanarya dışında büyük ölçüde değişen bir oyuncu grubundan söz ediyoruz.
Yeni oyuncuların birbirine alışması, görev dağılımının netleşmesi ve teknik ekibin oyun anlayışının sahaya yerleşmesi zaman ister.
Mehmet Ak'ın burada önemli bir avantajı var: Enerjisi.
Teknik adamın heyecanı, özellikle böyle yeni oluşumlarda oyuncuya doğrudan yansıyabilir. Takım birlikte oynadıkça bu etkinin daha görünür hale gelmesini beklemek yanlış olmaz.
Cesaretin de bir bedeli var
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü'nün kendi sahasında daha ofansif oynamak istemesi anlaşılabilir.
Güzel bir zemin, birbirlerini tamamlayan oyuncu grubu, tribün desteği ve kazanma isteği, bu anlayışı destekleyen unsurlardan yalnızca birkaçı.
Henüz tam hazır olmayan bir takım için bunun riskleri var ama futbolda risk almadan da rakibe üstünlük kurmak kolay değil.
Kenar savunmacılarının hücuma yakın konumlanması, takımın hücum gücünü artırırken top kayıplarında ciddi bir savunma organizasyonunu da zorunlu kılıyor.
Asıl mesele burada başlıyor.
Hücum ederken cesur, topu kaybettiğinde takım savunmasını iyi yapma gibi son yıllarda öne çıkan oyun anlayışını sahaya yansıtabilmek önemli.
Savunma ile hücum arasındaki mesafe açıldığında rakibe alan bırakırsan, kendi oyun planının bedelini ödersin.
Bu nedenle Mehmet Ak'ın üzerinde çalışması gereken temel konulardan biri, hücumdaki çoğalmayı savunma güvenliğiyle dengelemek olacaktır.
Yeni kadronun gerçek seviyesini, oyun anlayışının ne kadar oturduğunu ve takımın istikrarını önümüzdeki haftalar gösterecek.
İki maç özelinde saha içinde yaşanan bazı sıkıntılar elbette göz ardı edilmemeli. Ancak bu karşılaşmalarda takımın her şeyden önce kazanma arzusunu sahaya koyması ve kaliteli ayakların sorumluluk aldıkları anda oyunun kaderini nasıl değiştirebildiklerini göstermesi, alınan galibiyetlerden bile daha anlamlı.
Çünkü sezonun bu erken bölümünde sonuç kadar önemli olan, zor anlarda sorumluluk alabilen ve kazanmak için sonuna kadar mücadele eden bir takımın ortaya çıkmasıdır.
Şimdi yapılması gereken belli:
Oyunu geliştirmek, eksikleri kapatmak ve kazanma alışkanlığını sürdürmek.
Çünkü bu ligde birkaç iyi sonuç sizi yukarı taşır. Orada kalmak ise karakter, sabır ve istikrar ister.
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü, ilk iki haftada sadece puan toplamadı; Yenilenen bir takımın lige iyi bir başlangıç yapabileceğini de gösterdi.
Şimdi o mesajın arkasında durma zamanı.
Bundan sonra rakipler daha dikkatli, maçlar daha sert, beklentiler daha yüksek olacak.
Ve işte tam burada gerçek takım ortaya çıkacak.
İki galibiyet bir başlangıçtır. Asıl mesele, o başlangıcı bir hikayeye dönüştürebilmektir. Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü için şimdi hikayenin en zor, ama en heyecanlı bölümü başlıyor.
Saha İçinin Yanında Saha Dışı
Saha içinde işlerin sorunsuz devam etmesi için artık saha dışının da devreye girmesi gerekiyor.
Malatya futbolunda son yıllarda yaşanan olumsuz tablonun neden ve sonuçlarını yeniden yazmak istemiyorum.
Bunları defalarca konuştuk, yazdık, tartıştık. Bugün asıl mesele, yaşananlardan ders çıkararak yeni bir anlayış ortaya koyabilmek.
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü yönetiminin, sahada işler iyi giderken özellikle mali tablo başta olmak üzere yıllardır konuşulan konuların ilk sırasında yer alan “kurumsal yapı” meselesini artık somut adımlarla hayata geçirmesi gerekiyor.
Çünkü sahadaki başarı, saha dışındaki sağlam yapı ile anlam kazanır. Bugün elde edilen sonuçların kalıcı olabilmesi için yönetim anlayışının, mali disiplinin ve kurumsal yapılanmanın aynı ciddiyetle ele alınması şart.
Bir başka konu da Kırıkkale maçında atılan gollerin ardından protokol tribününde yaşanan aşırı sevinç gösterileri.
Futbol elbette duygudur. Gol geldiğinde sevinmek, kazanırken coşmak futbolun doğasında vardır. Ancak protokol tribünü, taraftar tribününden farklı bir sorumluluk alanıdır.
Daha sağduyulu davranmak, saha içindeki sevincin oturduğunuz yere kadar gelmesi noktasında biraz daha dikkatli olmak gerekir.
Yanınızda konuk takımın başkanı, yöneticileri veya diğer misafirlerin bulunduğu bir ortamda, aşırıya kaçan sevinç gösterilerinin karşı tarafta nasıl bir duygu oluşturacağını da düşünmek gerekiyor.
Aynı davranışın deplasmanda, ev sahibi takım yöneticileri tarafından Yeşilyurt Spor Kulübü yöneticilerine karşı yapıldığını düşünelim.
Muhtemelen ortaya konulacak tepkiyi hepimiz tahmin edebiliriz.
Futbolun güzelliği sadece kazanmakta değil, kazandığında rakibine duyduğun saygıda da saklıdır.
Yeşilyurt Spor Kulübü saha içinde ortaya koyduğu mücadele ve yardımlaşma kültürünü, saha dışındaki yönetim anlayışına da taşıyabilirse, bugün atılan adımlar çok daha anlamlı hale gelecektir.
Bu konuyu aslında yazmak istemiyordum. Bunun yerine saha içine dair birkaç ayrıntıyı daha kaleme almayı düşünüyordum.
Ancak protokol tribünündeki görüntü, bu konuya değinme gereğini ortaya çıkardı. Malatya Yeşilyurt Spor’un saha içindeki futboluna dair daha geniş bir değerlendirmeyi şimdilik başka bir yazıya bırakmak, sanırım daha doğru olacak.