Kazı heyeti başkanı açıkladı: İlk saray ve ilk devlet sistemi Arslantepe'de doğdu
Arslantepe Höyüğü Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Malatya'nın tarihine ışık tutan Arslantepe'nin su kaynakları ve verimli toprakları sayesinde binlerce yıl boyunca kesintisiz yerleşime sahne olduğunu belirtti. Restelli, milattan önce 3 bin 400'lü yıllarda Arslantepe'de ilk saray ve devlet sisteminin ortaya çıktığını söyledi.
Haberin Özeti
- • Kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Malatya Arslantepe'de M.Ö. 3400'lü yıllarda ilk saray ve devlet sisteminin doğduğunu bildirdi.
- • Arslantepe Höyüğü, coğrafi konumu, güçlü su kaynakları ve verimli toprakları sayesinde binlerce yıl kesintisiz yerleşime sahne olmuştur.
- • Malatya ovasındaki Arslantepe, 5-6 bin yıldan fazla kesintisiz yaşam gösteren ve tüm arkeolojik tabakaları barındıran tek yerleşim yeridir.
İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi'nden Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, konuşmasına "Neden Arslantepe bütün Malatya'nın ova ismi içinde o kadar önemli bir yer oldu, neden o nokta?" sorusuyla başlayarak Arslantepe Höyüğü'nün coğrafi konumuna, su kaynaklarına ve kesintisiz yerleşim sürecine dikkat çekti.
Su kaynakları ve verimli topraklar
Arslantepe’nin Malatya ovasında neden bu kadar merkezi ve uzun soluklu bir yerleşim yeri olduğunu bu sorularla irdeleyen Prof. Dr. Restelli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Malatya'nın kültürü gösteriyor ve eğer bu yer tam kültürel bir yer gibi kullanabilirsiniz. Benim için gerçekten çok güzel bir şey. Neden Arslantepe bütün Malatya'nın ova ismi içinde o kadar önemli bir yer oldu. Neden? Tam bu noktada. Yani Malatya ovasında büyük bir alan, 900 km² bir yer. Ama neden? Tam burada bu köşede önemli bir yer, o kadar önemli bir yer ve belki gördük. Arslantepe'nin yeri. Şimdi burada tamam. Yani herkes hem Malatya Arslantepe’de coğrafya tarih gösteriyorlar ve anlatıyorlar. Ve gerçek Aslantepe'nin nokta orada en koruyucu, en su ile dolu bir yer ovasından. Malatya ovasında çok fazla yağmur yok. Yağmur dağlardan var ve dağlardan toprak altına gidiyor ve çeşme olarak ovadan çekiyor tekrar. Bu alan Orduzu alanda en çok ve en güçlü çeşmeler, sular var. O birinci. İkinci dağlardan erozyon geliyor. Tarafta çok erozyon geliyor. Şehrin, merkezin bir yerde. Ama bu erozyon buraya gelmeden önce bitiyor. Demek bu toprak burada Orduzu da Malatya alanda çok iyi verimli ve güçlü bir toprak. Ondan ben Arslantepe’de hayat o kadar uzun sürdü. Malatya ovasında çok kazı çok yerleşim yerler var. Kesinlikle bütün bu 10 bin yıllarda vardı çok yerler. Ama tek Arslantepe'de bütün bu beş en az beş bin altı bin ama belki daha fazla yıllar insanlar burada kalmışlar. Yani başka kazılarda mesela bir Eski Tunç dönemi var, bir Neolitik var, bir Orta Tunç, bir Osmanlı dönemi ama bütün tabakalar göremiyoruz. Tek Arslantepe’de öyle bir şey var. Çünkü bu nokta, yaşamak için en güçlü, en verimli noktadır.”
Kalkolitik dönemden ilk devlete geçiş
Bölgedeki arkeolojik katmanlara ve milattan önce 4 bin 600'lü yıllara ait kalkolitik yerleşim izlerine değinen Prof. Dr. Restelli, kazılarda elde edilen bulguları şu sözlerle aktardı: “Bu yeşil yerde bizim Orduzu ve Pınarbaşı bütün su çeşmelerden en altından gelen sular, o en güçlü diyorum. Belki başka bir etken ile kullanabilirim ama gerçek o çok temiz ve çok su getiriyor dağlardan. Ama onun tarih 800 8.000 600 7.000 arasında milattan önce. Demek yani çok uzun yıllarda insanlar burada yaşadılar. Ben Bir yerde bir nokta, işaret koydum. Çünkü bilemiyoruz. Şu neolitik dönem burada var mı, yok mu? Hala bilmiyoruz. Yüzeyde biraz Litik taşlar gördük ama emin değiliz. Var mı yok mu bilmiyorum. Kalkolitik yerleşim yerleri. Bunun arasında Arslantepe'de var. Ve şimdi tam bu sezonlarda biz o tabakalar çalışıyoruz. Tarih olarak 4 bin 600 milattan önce. Ve ne buluyoruz? Evler, depolar, insanın yani bir küçük bir köy gibi görüyoruz. Ama bu köy yavaş yavaş daha büyük ve daha kompleks oluyor. Kesinlikle bu dönemde Aslantepe ve başka yerler çok fark etmiyorlardı. Ne zaman biz yani onun sonraki döneme geliyoruz. Şimdi bu dönemde biliyoruz ki Arslantepe önemli bir yer oldu ovada. Yani daha kırmızı noktalar görüyorsunuz. Çok değil, bilemiyoruz. Ama Kesinlikle bu dönemde Arslantepe daha önemli oldu. Neden biliyoruz? Biz kazarken bir tapınak bulduk. İçinde çok kamusal bir yer boya resimler duvarlarda vardı. Bu demek ki o dönem Arslantepe’nin önemi başladı. Ve o dönemden beri bütün hayat Malatya ova içindeki yerleşim yerlerden Arslantepe kesinlikle en önemli bir yerdi. Burada da tapınağın içinde çok kâse bulduk. Bu kâseler yemek topluma vermek kullanmışlar. Öyle onun anlamı anladık.”
Arslantepe’de devletleşmenin izleri
Milattan önce 3 bin 400'lü yıllarda Arslantepe'de Mezopotamya taraflarından farklı olarak ilk sarayın ve ilk devlet sisteminin doğduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Restelli, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu dönemden sonra sanayi döneme geliyoruz. Sanayi dönem ben çok fazla anlatmıyorum size. Çünkü kesinlikle her şeyi biliyorsunuz. Yani eğer gidecekseniz açık havalı bir o sanayi görebilirsiniz.3400 milattan önce de Arslantepe'de ilk İlk saray ilk deyince Mezopotamya'nın tarafta diyorum. Başladım ve burada ilk devlet sistemi doğdu. İlk arşivleri buluyoruz. Yani o çok fazla anlatmak gerek yok. Zamanla Arslantepe o kadar önemli hale geldi ki herkes buraya geldi. Bizim saray ve sarayın bulucuları, sarayın arşivleri, mühürlerle biz bütün sarayın hiyerarşisi anlattık. Saray bitiyor, devlet sistemi bitiyor ve hemen bütün insanları, ovada kalan insanları yeni yerleşim yerleri yapıyorlar. Çünkü önemli bir nokta bitti gibi. O ne kadar sordu, çok fazla değil. Arslantepe’deki dönemde ne var? Yani çobanlar geliyorlar. Saray üstünde onların hayvanlar getiriyorlar. Biraz yani bu devlet sistemi silmek için gibi öyle bir şey. Ama bu çok fazla durmuyor. Bir 100 sene en çok. Ondan sonra tekrar Arslantepe’de önemli bir yerleşime başladı.”
Eski Tunç dönemi surları ve kral mezarı bulguları
Eski Tunç dönemine ait savunma sistemleri ve bölgedeki güç dengelerine değinen Prof. Dr. Restelli, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz eski Tunç döneminde bu 3 bin 200 2 bin 700 arasında orada çok büyük bir Surduvar bulduk. Surduvar'dan dışarıda bir köy. Duvar içinde elitler, önemli insanlar kaldılar. Dışarıdan topluyor. Bu demek ki bu dönemde tekrar Arslantepe’nin önemi çevrede başladı. Ve bu önemi Kral mezarındanda görebiliriz. Bu dönemin bir şef mezarı bulduk. Ve şefle dört genç kurban edilmiş insanlar var. İçinde çok buluntular. Gerçek onlar bize gösteriyorlar ki bu şef çok önemli bir şefti. Azandepe'de biz tekrar çok büyük bir sur duvar bulduk. Bu defa sur duvar köyün dışarıda. Yani önceki gibi değil. Bu defa herkes sur duvar içinde kalıyor. O zaman bu ne anlatabilir bize? Yani önce en önemli insan içinde kalmışlar. Toplum dışarıda. Şimdi herkes içinde. O belki diyebilir ki biraz kavga gibi çevrede vardı. Yani biliyoruz ki çok yerleşimler vardı. Orada ve biliyoruz ki burada herkes bir sur duvar içinde yaşadı. Demek belki bu dönemde yani mesela Arslantepe o kadar çok güçlü değil ama başka güçlü yerler vardı. O olabilir. Maalesef başka yerleşim yerlerde hiç kimse kazmadı. Yani bugüne kadar yani biliyoruz ki var çünkü yüzeyden seramikler alıyoruz ama çok fazla kazı yapmadılar arkeologlar. O zaman bu daha iyi anlamak için biraz daha araştırma gerekiyor. Hitit imparatorunun döneminde kesinlikle Arslantepe yani bir parçasıdır. Önemli bir parça. Çünkü tam sınırda ettik. Yani sinire yakın dışarı doğuya gidince başka ülkeler, başka insanlar vardı. Asurlular falan. Ama Hitit sistem içinde. Hitit imparatorluk bitince tekrar Arslantepe dönemi önemi başladı. Çünkü zaten önemli bir yerdi. O zaman, burada bir geç Hitit imparatorluk devlet diyelim başladı.”
Bakmadan Geçme




