Sessiz sedasız bıraktı...
Abdullah Ergün
Ülke futbolunun kariyer bölümünün en iyileri arasında bulunan Mehmet Topal aktif futbol yaşantısına son verdi.
Deneyimli futbolcunun veda açıklaması formasını giydiği üç büyük kulübün güncel transfer haberlerinin gerisinde kalması spor medyası için hiçte etik olmadı.
Mehmet Topal örneğinin Almanya örneğinde benzer bir futbolcu böyle bir karar almış olsaydı sadece gazetelerin spor sayfaları değil, bütün televizyon kanalları ilk haber olarak yayımlardı.
Mehmet Topal'ın veda demecinde "Malatya'dan başlayan süreç..." diye bahsetmesi Malatya bölümünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu.
Türkiye'nin yetenek avcısı Kambur Erol (Kenetli)nin radarına girdikten sonra arka arkaya gelen futbol başarısı kendisine Avrupa defterinin açılmasına neden oldu.
"Örümcek ve Ahtapot" unvanlarını sonuna kadar hak eden futbol fiziğinin kendisine sunduğu avantajı her maçta ortaya koyması kadar görev yaptığı bölgede rakipten top çalma becerisinin sarı kart aşamasına kadar gelmemesi unutulmayacak Mehmet Topal anlarından birisi olarak hafızalarda kalacak.
4-3-3, 4-1-4-1 ve son yıllarda kulüplerin tercih ettiği 4-2-3-1 sistemlerde Mehmet Topal'a her zaman görev gerilmesi görev yaptığı takımların teknik direktörleri tarafından neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyordu.
Çanakkale Dardanelspor'da başlayan profesyonel yaşamın Galatasaray bölümü ise hem fizik hem de mental olarak zirveye olan yolcuğu kapsıyordu.
La Liga gibi en çok izlenen ve takıp edilen ligde Valencia forması altında kendisine " örümcek adam" unvanının verilmesi olgun futbol yaşamının bir sonraki bölümü içinde iyi bir deneyim oldu.
Yıllar önce Nemrut Dağına gelen Valencia taraftarı bir turistle yaptığım futbol muhabbetinde Mehmet Topal'dan övgüyle bahsetmesi beni çok mutlu etmişti.
Kendisine Mehmet Topal'ın Malatyalı olduğu söylemle benim yaşadığım duyguları bu sefer kendisi yaşamıştı.
"Ön libero" kavramına uyan futbol zekası ve fiziği Valencia Teknik Direktörü Unai Emery tarafından son anına kadar kusursuz işlemişti.
İspanya macerasından sonra transfer olduğu Fenerbahçe'de Alex gibi usta bir futbolcunun yaptığı katkının gizli kahramanı Mehmet Topal olmuştu.
Orta sahadaki çalışkanlığı, rakibin oyununu bozma ve top çalma gibi kendisine özgü yaptırımları sayesinde Alex, Fenerbahçe'deki en rahat dönemimi yaşamıştı.
Son olarak Beşiktaş'da futbol oynamak istemesi ve üç büyüklerde forma giyen oyuncular kategorisine katılması kadar Başakşehir'de de yaşadığı şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi'nde dört farklı takımla forma giymesi gibi rekorlara imza atan Mehmet Topal'ın bundan sonraki yaşamında futbol sahasının içi veya dışı fark etmeksizin başarılı olacağını düşünüyorum.
Milli takımda görev yaptığı yıllarda stoper sıkıntısı yaşandığı andan itibaren orta sahadan savunmanın ortasında görev yapması karşısında "kale dahil her bölgede görev yapar" düşüncesi en iyisini yaptığı işler kategorisinin son konu başlığını oluşturmuştu.
Birlikte görev yaptığı teknik direktörlerin ilerleyen yıllarda anılardan oluşan kitapların farklı bölümlerinde Mehmet Topal isminin geçmesi benim için sürpriz olmaz.
Mehmet Topal, sahalarımızda ender görülen karakterli oyuncu vasfının son örneği olarak hafızalarda kalacaktır.