Değişen Kurallar, Değişmeyen Gerçekler
Abdullah Ergün
Lig takviminin belirlenmesinin ardından kulüpler yeni sezon hazırlıklarına başlarken, her yıl olduğu gibi bilinen sorunlar yeniden gün yüzüne çıktı.
Profesyonel liglerde mücadele eden kulüplerin içinde bulunduğu tablo, bugün iyi, kötü ve daha da kötü olarak üç farklı başlık altında değerlendirilebilir.
Süper Lig'de borç yükü altında bulunan bazı kulüpler, sanki hiçbir şey olmamış gibi transfer dönemlerinde milyonlarca liralık harcamalara imza atıyor. Her yeni transfer, çoğu zaman sportif başarıdan çok mali yükün biraz daha artması anlamına geliyor. Buna karşılık, ekonomik gerçekleri göz önünde bulundurarak daha temkinli hareket eden kulüpler ise kısa vadeli popüler kararlar yerine uzun vadeli sürdürülebilirliği tercih ediyor. Belki taraftarın istediği kadar ses getiren transferler yapamıyorlar ama geleceği kurtarmaya çalışıyorlar.
Son on yılda bunun sayısız örneğini gördük. Süper Lig'den düşen birçok kulüp, 1. Lig'de yeniden ayağa kalkmayı başaramadı. Çünkü beraberlerinde sadece sportif başarısızlığı değil, yıllarca biriken ağır borç yükünü de taşıdılar. Transfer yasakları, puan silme cezaları ve UEFA yaptırımları, bu kulüplerin yeniden yapılanmasını daha da zorlaştırdı. Sonuçta Süper Lig'den düşüş, çoğu kulüp için sadece bir lig değişikliği değil, alt liglere kadar uzanan uzun ve sancılı bir çöküş sürecine dönüştü.
Bugün futbol kulüplerinin en büyük sorunu para harcamak değil, parayı doğru zamanda ve doğru yerde kullanamamaktır. Transfer dönemlerinde yaşanan kontrolsüz harcamalar, kısa süreli umutlar üretirken uzun vadede kulüpleri çıkmazın içine sürüklüyor. Oysa futbolun gerçek başarısı, yıldız transferlerle değil; sağlam mali yapı, doğru yönetim anlayışı ve sabırlı planlamayla gelir.
Yayıncı kuruluştan elde edilen gelirin artık kulüplerin beklentilerini karşılamadığını, hatta artan maliyetlerin yarısını bile karşılayamaz hale geldiğini savunan kulüp yöneticileri, nedense Süper Lig'in marka değerinin her geçen yıl biraz daha gerilediğini bu işin başındaki yetkililere anlatmakta zorlanıyor.
Her sezon adeta yapboz tahtasına dönen yabancı futbolcu kuralının bu yıl da değiştirilmesi, kulüplerin sportif planlamalarının yanı sıra mali yapılarını da yeniden şekillendirmek zorunda kalmalarına neden oluyor. Sezon başlamadan değişen kurallar, istikrarı sağlamaya çalışan kulüpleri yeni hesaplar yapmaya mecbur bırakıyor.
Bu uygulamanın alt liglere doğru uzanan yolculuğunda yaşanacak kaos ortamını ise anlatmaya bile gerek duymuyorum. Çünkü benzer düzenlemelerin kulüpler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri daha önce defalarca kaleme aldım. Ne var ki, geçmişten ders çıkarmak yerine her sezon yeni bir uygulamayla aynı sorunların yeniden yaşanmasına zemin hazırlanıyor.
Yeni sezon öncesinde bütün kulüpler aynı başlangıç çizgisinde gibi görünse de aslında yarış çok daha önce başladı. Kimileri geleceğini planlayarak bu yarışa hazırlanıyor, kimileri ise geçmişin borçlarını yeni borçlarla kapatmaya çalışıyor.
Futbolda zamanlama lig macerasına hazır olmak değil, Asıl zamanlama; transferde, bütçe planlamasında ve yönetim anlayışında doğru kararları doğru zamanda verebilmektir. Çünkü yanlış zamanda yapılan her hamlenin faturası sadece bir sezonu değil, bazen bir kulübün geleceğini de kaybetmesine neden olur. Türk futbolunun artık yeni transfer rekorlarına değil, mali disiplin rekorlarına ihtiyacı var. Aksi halde her sezon değişen sadece fikstür olacak; yaşanan sorunlar ise artarak kalmaya devam edecektir.