Kadro Derinliği
Abdullah Ergün
Kupa maçlarının belki de en büyük kazanımı, sadece tur atlamak değildir. Asıl mesele, lig maratonunda fazla forma şansı bulamayan futbolcuları hazır tutabilmek, takımın tamamına “Ben de buradayım” deme fırsatı vermek ve uzun sezon içerisinde ihtiyaç duyulacak her oyuncunun maç ritmini korumasını sağlamaktır.
Malatya Yeşilyurtspor Teknik direktörü Mehmet Ak’ın Siirtspor karşısında sahaya sürdüğü rotasyonlu kadroya baktığımda, maçın bazı bölümlerinde sıkıntı yaşanabileceğini açıkçası tahmin ediyordum.
Çünkü ideal kadronun dışında kalan oyuncuların bir arada sahaya çıkması, doğal olarak oyun içerisindeki bazı alışkanlıkların aksamasına neden olabilir. Ancak Mehmet Ak’ın burada yaptığı tercih, sadece futbolcuları değiştirmekten ibaret değildi. Oyun anlayışından taviz vermeden rotasyon yapabilmek, bir teknik adam açısından belki de skor kadar önemli bir kazanımdır.
Nitekim maç içerisinde bunun karşılığını gördük.
Mehmet Ak, elindeki bütün oyuncuları kullanabilecek bir kadro derinliğine sahip olmanın avantajını kullanırken, takımın fiziksel üstünlüğünü de sahaya yansıtmayı başardı. Lige iyi bir başlangıç yapan ideal kadrodan birkaç oyuncunun sahada olması bile takımın ciddiyetini korumasına yetti.
Daha da önemlisi, rotasyon yapılmasına rağmen lig maçlarında sahaya yansıyan oyun karakteri değişmedi.
İşte burada Mehmet Ak’ın oyun felsefesinin altını çizmek gerekiyor.
Bir takımın gerçek gücü, sadece en iyi on birinden değil, yedek kulübesinden oyuna giren futbolcusunun da aynı oyun disiplinini sahaya taşıyabilmesinden geçer. Malatya Yeşilyurtspor’un Siirtspor karşısında ortaya koyduğu görüntü, bu anlamda teknik heyet adına oldukça önemli bir referans oldu.
Oyunun kurgusu aynı kaldı, oyuncu değişiklikleri de bu yapının devamlılığına hizmet etti.
Bu durum, önümüzdeki zorlu lig maçları öncesinde Malatya Yeşilyurtspor’un en büyük artılarından biri olarak karşımızda duruyor.
Mustafa Alşimşek Performansı
Siirtspor karşılaşmasında savunmanın önünde görev yapan Mustafa Alşimşek, özellikle Mehmet Ak’ın oyun kültüründe önemli bir yere sahip olan ilk pas organizasyonlarında dikkat çeken isimlerden biriydi.
Savunmadan çıkışlarda topun doğru kullanılmasına yaptığı katkı, takımın oyunu geriden kurabilmesi adına önemliydi.
Bir başka dikkat çekici isim ise Enes Nalbantoğlu oldu.
Enes’i yalnızca bulunduğu bölgede değil, sahanın hemen her bölümünde görmek mümkündü. Oyunun sıkıntıya girdiği anlarda sorumluluk almaktan kaçınmaması, güçlü fiziğini ve bireysel yeteneğini ön plana çıkarması, Malatya Yeşilyurtspor adına önemli bir artıydı.
Siirtspor’un oyunun içerisinde kalma çabasını zorlaştıran faktörlerden biri de buydu.
Çünkü Malatya Yeşilyurtspor, oyunun kontrolünü zaman zaman kaybetse bile fiziksel gücü ve bireysel yetenekleriyle yeniden oyunun hâkimiyetini eline alabilecek bir görüntü verdi.
Hücumda değişen anlayış, değişmeyen gerçek
Yıllar önce teknik direktörlerin hücum hattında bir uzun, bir de kısa forvetten oluşan yapıyı tercih ettiğini çok iyi hatırlıyoruz. Futbolun değişmesiyle birlikte bu anlayış da yerini farklı sistemlere bıraktı.
Bugün 4-2-3-1 sistemiyle birlikte, hücum hattında hem fiziksel özellikleriyle rakip savunmayı zorlayan hem de kısa pas oyununa ve hareketliliğe ayak uydurabilen forvet profili ön plana çıkıyor.
Bu sistem artık sadece liglerimizde değil, Avrupa futbolunda da oldukça sık kullanılıyor.
Malatya Yeşilyurtspor’un Siirtspor karşılaşmasında hücum bölgesinde görev verdiği Muhammed Enes Yılmaz’ın da bu sisteme uygun bir oyuncu profiline sahip olduğunu gördük.
Burada sadece forvetin gol atması ya da skor üretmesi üzerinden değerlendirme yapmak doğru olmaz.
Modern futbolda forvetin görevi, rakip stoperlerle mücadele etmekten çok daha fazlası.
Bazen savunmayı üzerine çekmesi, bazen arkasından gelecek oyuncuya alan açması, bazen de rakip savunmanın dengesini bozacak koşuları başlatması gerekiyor.
Muhammed Enes Yılmaz’ın da özellikle bu anlamda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Skordan daha değerli olan detay
Siirtspor karşılaşmasında benim açımdan skor kadar, hatta bazı bölümlerde skordan daha önemli olan başka bir detay vardı.
Kenardan sürekli olarak içeriye kat eden Enes Nalbantoğlu ve orta saha oyuncularının rakip ceza alanına yaptıkları sürpriz koşular...
İşte modern futbolun istediği hücum anlayışı tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Rakip savunmanın sadece forvete odaklandığı anlarda orta saha oyuncularının ceza alanına yaptığı koşular, savunma dengesini bir anda bozabiliyor. Bir oyuncunun topu ayağında tutmasından çok, topsuz yaptığı koşunun rakip savunmada yarattığı tereddüt bazen çok daha değerlidir.
Kupa mesaisinde bu hareketliliğin izlerini gördük.
Özellikle rakip savunma arasındaki pozisyonlar, ceza alanına yapılan koşular ve kenardan gelen oyuncuların hücuma verdiği destek, Mehmet Ak’ın görmek istediği bölümler arasında yer alıyordu.
Bu, bana göre Siirtspor maçının skor tabelasından bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken en önemli noktalarından biriydi.
Çünkü lig uzun bir maraton.
Ve o maratonda rakibin karşısına sadece forvetinizle değil, ceza alanına koşu atan orta sahanızla, kenardan gelen oyuncunuzla ve topsuz oyunda sorumluluk alan bütün futbolcularınızla çıkabiliyorsanız, elinizde ciddi bir hücum silahı var demektir.
Malatya Yeşilyurtspor’un önündeki süreçte Mehmet Ak’ın bu hücum çeşitliliğini ne kadar geliştireceği, takımın ligdeki hedefleri açısından da belirleyici olacaktır.
Asıl kazanç lig için
Sonuç olarak Siirtspor karşısında alınan galibiyete sadece “kupada tur geldi” penceresinden bakmak eksik olur.
Mehmet Ak açısından bu karşılaşmanın daha önemli tarafı, rotasyon oyuncularının performansını görmek, takımın oyun disiplininin alternatif kadroyla da korunabildiğini test etmek ve lig maratonunda ihtiyaç duyulacak futbolcuların hazır olduğunu görmekti.
Kupa maçları bazen tabeladan çok daha fazlasını anlatır.
Bu maç bu özelliğiyle hatırlanacaktır.
Malatya Yeşilyurtspor adına Siirtspor karşılaşmasının anlattığı bir başka önemli detay ise;
Bu takımın sadece ilk 11’i değil, kadronun tamamı oyunun içerisinde kalmayı öğreniyor.
Zorlu lig maratonunda bunun karşılığı, üç puandan bile daha değerli olabilir.