Abdullah Ergün

Sistem Oturuyor!

Abdullah Ergün

Malatya Yeşilyurtspor’un lig başlangıcında elde ettiği başarının karşılığı olan puanlar kadar, yenilenen kadronun uyum sürecinin maçlar oynandıkça ivme kazanması da önemli.
Yarın Yozgat deplasmanından galibiyetle dönülmesi halinde, ilk yazımda belirttiğim gibi, ilk beş hafta hedefi doğrultusunda alınacak 15  puanın kalan maçlar için önemli bir avantaj sağlayacağını görmek güzel olacak.
Kazanılan her maçın ardından rakiplerin, özellikle savunma anlamında, daha dikkatli ve tatlı-sert bir oyun ortaya koyacaklarını kadrodaki futbolcular da iyi biliyor.
Savunmalar sertleşecek. Pas futbolunu benimseyen Mehmet Ak’ın oyun kurgusu, özellikle deplasman maçlarında takımın karşısına daha yüksek zorluk derecesine sahip mücadeleler çıkaracaktır.
Bu nedenle Malatya Yeşilyurtspor açısından sadece alınan sonuçlar değil, oyunun her hafta biraz daha oturması, takımın birbirine alışması ve zorlu deplasmanlarda oyun disiplininden kopmaması da sezonun gidişatı açısından belirleyici olacaktır.
Yozgat deplasmanı da bu anlamda önemli bir sınav. Alınacak üç puan hem puan tablosundaki hedefi güçlendirecek hem de yeni kadronun özgüvenini ve birlikte oynama becerisini daha ileri bir noktaya taşıyacaktır.
Futbolda bazı şeyleri görmek için puan cetveline bakmak yetmez.
Bazen sahadaki duruş, oyuncuların birbirine verdiği destek, top rakipteyken gösterilen reaksiyon ve top kazanıldığında ortaya konulan organizasyon, bir takımın nereye doğru gittiğini anlatır.
Malatya Yeşilyurtspor’da da bugün bakılması gereken yer tam olarak burası.
Sistem yeni olabilir ama sahada bunun izleri artık daha net görülüyor.
Uzun lig maratonlarında yalnızca ilk haftalarda gösterilen performansa bakarak hüküm vermek doğru değil. Asıl mesele, takımın fizik gücünü sezonun geneline nasıl yayacağı ve belirlenen oyun kültüründen ne kadar uzaklaşmayacağıdır.
Günümüz futbolunda bireysel yetenek elbette önemli.
Ama artık tek başına yetmiyor.
Takım oyunu, bireysel oyunun önüne geçmiş durumda.
Bir oyuncunun sahada ne kadar yetenekli olduğu kadar, takım arkadaşlarıyla ne kadar uyumlu hareket ettiği de önemli. Her oyuncunun kafasına göre hareket ettiği bir takımda sistemden söz etmek mümkün değil.
Bu nedenle sahadaki görev dağılımı net olacak.
Kim nerede duracağını ne zaman çıkacağını ne zaman geriye geleceğini bilecek.
Futbolun değişmeyen gerçeği burada karşımıza çıkıyor:
Savunma.
Hangi sistemi oynarsanız oynayın, işin temelinde takım savunması ilk sırada yer alıyor.
Takım halinde savunma yapan ekip, rakibin oyun alanını daraltıyor. Rakibe rahat düşünme ve pas yapma imkânı vermiyor. Bunun karşılığında da topu daha hızlı kazanıp hücuma çıkma fırsatı yakalıyor.
Mehmet Ak’ın oyun anlayışında kenar savunmacıların top takımdayken rakip yarı alana kadar çıkması da bu anlayışın önemli parçalarından biri.
Elbette bu tercih beraberinde risk getiriyor.
Özellikle yeni kurulmuş bir takımda, ligin ilk haftalarında bu kadar önde konumlanmak savunma arkasında boşluk bırakabilir.
Ama diğer tarafı da görmek gerekiyor.
Top sizdeyse rakip sizi değil, siz rakibi düşünmeye zorlarsınız.
Topun rakip yarı alanda kalması, takımın fizik gücünün doğru kullanılması ve kaybedilen topun kısa sürede yeniden kazanılması halinde bu risk, oyunun önemli bir parçasına dönüşebilir.
Burada kilit nokta denge.
Ne gereğinden fazla geride kalmak ne de kontrolsüz biçimde öne çıkmak...
Malatya Yeşilyurtspor’da henüz her şeyin kusursuz olduğunu söylemek için erken.
Ancak sistemin giderek daha anlaşılır hale geldiğini görmek mümkün.
Oyuncular birbirlerinin ne yapacağını daha iyi öğrendikçe, saha içindeki mesafeler doğru ayarlandıkça ve fiziksel güç sezon geneline dengeli yayıldıkça bu takımın oyun görüntüsü de daha farklı bir noktaya taşınabilir.
Burada kenar yönetimine de önemli bir görev düşüyor.
Oyuncu grubunun oyun disiplininden kopmasına izin vermemek...
Fizik gücü doğru zamanda kullanmak...
Saha içinde işler iyi giderken yöneticilerin olumlu havayı iyi değerlendirmeleri lazım.
Saha içinden gelen mesajı iyi algılamak lazım.

Yazarın Diğer Yazıları