Eşref Bolukçu

Dijital Tehlikenin Farkında mıyız?

Eşref Bolukçu

Sosyal medya hayatımızın bir gerçeği ve bir parçası oldu. Gençler zaten sosyal medyanın kullanıldığı dönemde doğdukları için sosyal medyanın var olmaması gibi bir durumu bilmezler ve dolayısıyla düşünmezler. Artık istesek de istemesek de sosyal medyayı kullanmak zorundayız.

Ben zaman zaman sosyal medyayı kullanmamak ya da az kullanmak için adımlar atıyorum. Ancak bakıyorum ki sosyal medyayı kullanmamak artık mümkün değil. Eminim siz değerli okuyucularım da zaman zaman benim gibi yapıyordur.

Gerçek hayatta olduğu gibi sayısal (dijital) dünyada da her türlü insan vardır. Bilgilerine bilgi katmak, sevdikleriyle ve yakınlarıyla iletişim kurmak için bu dünyada olanlar olduğu gibi suça meyilli kişilerin de kendine yer bulabildiği bir dünyadır burası. Dijital dünyanın insanları asıl kimliğini ve asıl niyetini rahatlıkla saklayabilmektedir.

Gerçek dünyada, ailesinde ve yakınlarında gerekli olan sevgiyi bulamayan kişiler, özellikle çocuk ve gençler, dijital dünyada kendilerini daha iyi ve mutlu hissetmeye başladırlar. Hatta birçok çocuk ve genç, gerçek dünyadan uzaklaştıkça uzaklaştılar. Gerçek dünyada artık kendilerini yalnız ve mutsuz hissetmeye başladırlar. Sanal dünyadaki arkadaşlıklar ve ilişkiler onları daha çok mutlu etmeye başladı.

İnsan sevgisiz yaşayabilir mi? Sevgisiz yaşayan insan mutlu olabilir mi? Sevgi yoksa yaşanır mı? Bu sorulara verilecek cevaplar elbette bellidir. Sevgi, su gibi, ekmek gibi olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. İşte ailesinde ve yakınlarında sevgi ve ilgi bulamayan insanlar sanal dünyada sevgi ve ilgi aramaya başladırlar. Peki bulabiliyorlar mı? Türkiye’de sosyal medyanın bu kadar yüksek oranda kullanılıyor olması insanların sanal dünyada aradıklarını bulduklarını ve dolayısıyla sanal dünyadan memnun olduklarını göstermektedir.  

İş daha çok anne ve babalara düşmektedir. Eskiden de ilgisiz anne ve babalar vardı. Ancak eskiden gençler ve çocuklar günümüzdeki kadar tehlikenin kıskacında değildi. Eskiden ailesinden gerekli olan ilgiyi göremeyince çevresindeki birkaç kişi ile yakınlık kurarlardı. Ancak o kişiler de çoğunlukla çevre tarafından bilinen kişiler olurdu. Sanal dünya ise bir okyanustur. Her türlü insan olduğu gibi her türlü beklentiler için bu dünyada yer edinen insanlar da vardır. 

Gün geçmiyor ki sosyal medyada tanıştığı kişi tarafından bir kötülüğe maruz kalmış olan kişilerle ilgili haberlere denk gelmeyelim. Sosyal medyada tanıştığı kişi tarafından maddi anlamda dolandırılan, sosyal medyada tanıştığı kişi tarafından öldürülen, sosyal medyada tanıştığı kişi tarafından uyuşturucuya alıştırılan, sosyal medyada tanıştığı kişinin etkisiyle din değiştiren durumlara sık sık şahit olmaya başladık.

Çocuk ve gençlerin maddi ve manevi ihtiyaçlarını doğru yerde ve ortamda karşılanması için aile ilişkileri çok önemlidir. Aile içinde iletişimin düşük olduğu dolayısıyla yeteri kadar sevgi alamayan ve ailenin koruyucu şefkatinden mahrum büyüyen insanlar, sahip oldukları imkanlar ve unvanlar ne olursa olsun sevgi arayışı içerisine girmektedir. Bu sevgi, dijital dünyadaki tanımadığı kişi ya da kişilerden geliyorsa tehlikelere kapı açılmıştır demektir.

Evet, sosyal medya kullanımı her gün artıyor; sanal dünyada geçirilen zaman gittikçe artıyor, dijital tehlike artıyor… Farkında mıyız bu dijital tehlikenin…

Selam ve saygılarımla.

Yorumlar 1
Ayla Ateş 07 Şubat 2022 07:26

Evet hocam farkındayız. Ancak hiçbir şey yapamıyoruz. Daha doğrusu dijital dünya var olduğu sürece çocuklarımız kendilerine orada yer bulacaktır. Bizim yapacağımız şey ise çocuklarımıza zaman ayırmak, onlara sevgi vermek. Yani çocuklarımızın o dünyada sevgi ve ilgi aramalarına ihtiyaç duymaması için bize görevler düşmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları