Öğrenciler yaz tatiline girdiler. Yaz aylarında birçok aile çocuklarının Kur’an okumayı öğrenmelerini isterler. Bence de çocuklar bu öğrenmeyi gerçekleştirmelidir. Bu yazımda çocuklara Kur’an okuma öğretilirken dikkat edilecek bazı konular üzerinde durmaya çalışacağım.
Çocuk, oyun oynayan bireydir. Çocuk, oyun ile eğlenirken aynı zamanda öğrenendir. Kur’an öğretimi için unutulmaması gereken en temel konu “oyun çocuğu” kavramıdır. Oyun olmadan, öğrenmeyi oyunlaştırmadan istenen başarıya ulaşmak mümkün olamayacaktır.
Çocuğa öğretirken iki önemli nokta vardır: Sevdirmek ve kolaylaştırmak. Bunu da oyun ile yapabiliriz. Öğretimde çocuğun öğrenme şekli asla ihmal edilmemelidir. Görsel mi, sözel mi yoksa yaparak yaşayarak mı öğreniyor? İyi bir öğretici öncelikle çocuğu çok iyi tanımak zorundadır. Daha sonra öğretime geçilmelidir.
Çocuğun okula gitmesi zorunludur. İstese de istemese de okula gidip bir şekilde öğreniyor. Ancak elifba öğretimi dini bir konu olarak görülüyor ve zorunluluk yoktur. Dolayısıyla çocuğa zorla Kur’an okuma öğretilmeye kalkışılmamalıdır. Çocuk istekli ve hevesli olmalıdır. Tüm öğretimlerde olduğu gibi çocuğun yaşı, kişisel özellikleri, yeterlilikleri ve hazır bulunuşluğu önemsenmelidir. Aile ve yetişkinler de çocuğu desteklemelidir.
Sevdirerek öğretilmelidir. Sevgi dili ön planda olmalıdır. Oyun ve oyunlaştırma, öğrenmenin temelinde olmalıdır. Harfler öğretilirken, resimlerden ve şekillerden de yararlanılmalıdır. Kısa sürede çok şey öğretmek gibi bir çabaya girilmemelidir. Çocuk, her an heveslendirilmelidir. Yeni harfleri öğrenmekte zorlanıyorsa, öğrenilen harflerle ilgili alıştırmalara devam edilmelidir. Çocuk bir yarış içine sokulmamalı; kıyaslardan kaçınılmalıdır.
Çok önemli bir konu da çocuğun mükellef bir fert olmadığı asla unutulmamalıdır.
Allah sevgisi üzerinde durulmalıdır. Kur’an’ın hayat rehberimiz olduğu üzerinde durulmalıdır. Kur’ân-ı Kerîm’i sevdirme amacı önemsenmelidir.
Gerek evde gerekse kurslarda öğretim yapılırken değerler eğitimi de önemsenmelidir. Toplumun temel değerleri, genel ahlâk kuralları, Allah, peygamber de çocuğun yaşına uygun olarak, onun anlayacağı şekilde sevgi kelimeleriyle anlatılmalıdır. Çocuk sıkıldığı zaman ara verilmelidir. Dikkat süreleri 10 dakikayı geçmez. Ara vermek gevşekliğin, isteksizliğin bir yansıması değil dinlenmek için olmalıdır. Çocuk ödevlerle boğuşacak duruma getirilmemelidir. Ödev değil de gün içinde öğrendiklerini tekrar etmesi tavsiye edilmelidir.
Çocuk hata yapabilir. Hata yaptığında kesinlikle anlayışlı olunmalıdır. Şiddet, korku gibi yollara başvurulmamalıdır. Çok hassas bir konu bu… Çocuğun kaygı ve korku yaşaması, inanca ve Allah’a karşı kaygı ve korku duymasına da sebep olabilir.
Sanılanın aksine Kur’an alfabesini öğrenmek kolaydır. Yeter ki çocuk istekli olsun ve öğreten kişi işin uzmanı olsun.
Kur’an-ı Kerim okuyuşu, harfleri iyi söyleyebilme, harfleri tek tek ve cümle içinde kullanımını ve telaffuzunu bilebilme eğitimine dayanan bir beceridir. Bu eğitim, öğrenmeyi, okumayı, anlamayı, uygulamayı ve başkalarına öğretmeyi kapsar. Bu durum doğal olarak bir süreç ve zaman gerektirir.
Sevgi ve saygılarımla.