Abdullah Ergün

Rüya Gibi

Abdullah Ergün

UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’nde Inter’i Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan karşılaşmada 1-0 mağlup eden Manchester City, ilk kez bu kupayı kazandı. Daha önce Barcelona ile 2 kez kupayı kazanan Pep Guardiola İngiliz ekibiyle 3’üncü kez kazanma başarısı gösterdi. 

Final maçında İnter karşısında bu sezon ortaya koyduğu futbolun uzağında maça başlayan Manchester City, maçın ikinci yarısında rakibinin alan savunmasını sıkıntıya sokan performansıyla mutlu sona ulaştı.

Bu sezon ortaya koyduğu futbol ve attığı gollerle adından söz ettiren Haaland’ın İnter savunması arasında kaybolması maçın kışrı döngü haline getirdi.

Maçtan önce Manchester City’nin rahat bir ortaya koyacağını düşünenler İnter’in rakip yarı alanda başlattığı savunma futbolu karşısında şaşkınlık yaşadılar.

Dünyanın en çok izlenen ve takip edilen ligi olan Premier Ligi son yıllarda domine eden Pep Guardiola yönetimindeki Manchester City, Arsenal ile girdiği şampiyonluk mücadelesinde fizik olarak en iyi gelmesinin artısını kupayı kazanarak aldı.

Final maçında Kevin De Bruyne ve İlkay Gündoğan yönetimindeki City’de Kevin De Bruyne’nin ilk yarıda sakatlanarak oyundan çıkması Pep Guardiola’nın planlarını alt üst etti. 

Belçikalı yıldızın oyundan çıkmasından sonra pas futbolunu yönlendirme işi İlkay Gündoğan’a kaldı.

Kulübesi daha zengin olan ve alternatif noktasında sıkıntı yaşamayan takımlar arasında yer alan Manchester City için zorda olsa mutlu sona ulaşarak ilk kez kupa 1’de mutlu sona ulaştı. 

Milan-Liverpool maçıyla görücüye çıkan İstanbul ikinci final maçıyla yine sınıfı geçti.

Olimpiyat stadının yer problemi bizim takımlar için sorun teşkil ederken yabancı takımlar için iyi bir referans olmasından ders çıkartılması gerekiyor.

Final maçıyla birlikte konuşulan bir başka konu da ülke futboluyla diğer ülkelerin futbolu arasında ortaya çıkan kalite oldu.  Futbolumuzun son yıllarda sıralamada sonlara doğru yolculuk yapmasının faturasını bazı kurumlara kesenlerin artık şapkalarını önlerine koymaları gerekiyor.

Her transfer döneminde yapılan hatalardan sonra artan borç tablosunun altından kalkamayan yöneticilerin benzer işi yapman Avrupalı meslektaşlarından eğitim almaları gerekmiyor mu?

Rüya gibi geçen şampiyonlar ligi final maçından sonra ülke futbolunda lokomotif görevini yapanların, benzer doğruları hayata geçirmeleri futbolumuz için milat sayılacaktır.  

Yazarın Diğer Yazıları